HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : TÂRİH / DÜNDEN BUGÜNE
Okunma Sayısı: 3718
Yazar: Taha Süren
O HEYECAN 80'LERDE Mİ KALDI?

Elimde "Mektup, İslam, Sur, Kadın ve Aile" dergileri... Bakıp durdum 80li yılların coşkusuna, samimiyetine...

 

Bir kapakta bir ABD bayrağı ile SSBC bayrağı yan yana, koca puntolarla: "Küfür tek millettir!" yazıyor. DiÄŸer bir kapakta baÅŸörtülü bir kızın omzunda kaleÅŸnikof. Dergi yapraklarının arasından çıkan sarı kağıtlar Kadın ve Aile'de. Manto dikim örnekleri...

Seksenli yılları yaÅŸamadık. Ama neredeyse yaÅŸamış kadar yakınlaÅŸtırdı bize anlatılanlar. Yine de en nihayetinde bir yere kadar anlayabiliyorsunuz o ortamı, o zamanın Müslüman iklimini...

DeÄŸiÅŸenlere inat kalbimiz diri!

Durup düÅŸünüyorum, daha doÄŸrusu bölük pörçük, tarumar edilmiÅŸ, iÅŸgal edilmiÅŸ, tepeden tırnaÄŸa ÅŸirketlerin, kapitalist oyunların, market zincirlerinin çevrelediÄŸi beynimle, sınırsız deÄŸil sınırlı beynimle, kalbimle düÅŸünmeye çalışıyorum. Bir o dergilere bakıyorum, bir de bugün yaÅŸananlara... Bu günlerin ortamına, Müslümanların hayatlarına...

Müslümanlar, birer iki sevgili gibi, yana yakıla aşık leyla ile mecnun gibi kalp ile aklı birleÅŸtirip, vuslata erdirip ne güzel eserler koymuÅŸ ortaya. Ne güzel kapaklar, spotlar, yazılar, bir ruh ki gür ve diril!

Güne, yarına, öbür güne bir sene sonrasına, çocuklarımıza, torunlarımıza, zulme, zalimlere, mazlumlara, ezilenlere, ezenlere, patronlara, iÅŸçilere, evinde oturan kadınlara, çalışan kadınlara, ekmek derdine düÅŸmüÅŸ adamlara ne sözler, ne vakarlı duruÅŸ timsalleri, örnekler verilmiÅŸ!

Dünya bizim denilmiÅŸ adeta. Dünya bizim! Sadece ahiret bizim deÄŸil ey zalimler topluluÄŸu, küfür milleti, bu dünya da bizim!

Heyecan, heyecan, heyecan...

Her bir Müslüman fert, her bir yürek ümmetin bütün dertlerini kalbinde, aklında taşır gibi... Amellerinde, fiillerinde sapasaÄŸlam, dik duruÅŸuyla, küçümseyeni daha çok küçümseyen -çünkü o bir Müslümandır- yiÄŸitler! Delikanlı halis muhlis adamlar ve kadınlar!

Sabahın, seherin, öÄŸle vaktinin, akÅŸamın, gecenin, bütün zamanın kıymetini bilen, Müslüman saatini yakalamış, Müslüman saatinden baÅŸka, Müslüman tarihinden baÅŸka tarih bilmeyen, elini kolunu, kalbini, dilini, fikrini, zikrini Kitaba ayarlamış, vakarla yürüyen, izzetli adımlar atan, omuzları dik, sarsılmaz Müslümanlar!

Tek bir amaç uÄŸruna, bizi bu günlerde, bu senelerde ideallerimizden vazgeçirmeye çalışanların artık resmen dalga geçtikleri bir amaç uÄŸruna o günlerde umutlar besleyen yürekler: Dünyayı küfürden kurtarmak!

Betona karşı toprağın, çeliÄŸe karşı iradenin, hazza karşı huzurun, sadeliÄŸin derdine düÅŸenler...

Günlük düÅŸünmeyenler, anını kurtarma peÅŸinde koÅŸmayan, gencinden yaÅŸlısına asla yorulmadan, durmadan çalışan, aklı ve kalbiyle gaza eden Müslümanlar...

Biz bugün, -ve o günlerde bayraktarlık yapan içimizden kimileri- eleÅŸtirdiÄŸimiz, küfür dairesi içinde saydığımız ÅŸeylerin çoÄŸuna dahil oldu. Bırakalım dahil olmayı bunların sahibi ve üreticisi oldular.

Yıldızları takip edenlere ne mutlu!

Umudunu taze tutan, bir ÅŸeyler yapmalı diyen, benim mesleÄŸim ÅŸu, alanım bu, yapabileceklerim ÅŸöyle deyip de hala "dava" kaygısı, heyecanı duyanlar, az sanılsalar da, onlar görünmeyen yıldızlar gibiler!

Peki o yıldızlar ne yapıyor. Sessizler belki, ama bu sessizliklerinde de bir hayır var. Yani bu heyecan kitlelerde olmasa bile bazı güzel Müslümanlarda hala çaÄŸlayan gibi akmaya devam ediyor.

Tek bir abi tanıyorum örneÄŸin, yüzlerce öÄŸrenciye burs veren. DüÅŸünün ki ayda iki yüz liralık bir burs bile yüzlerce kiÅŸide nasıl bir meblaÄŸ tutar... Ondan daha güzeli sınırlı kıt imkanları ile etrafındaki gençlere içlerindeki güzellikleri ortaya koymalarını saÄŸlamaya çalışan dernek, vakıf, mahalle, cami çalışması yapan yüzlerce isimsiz aÄŸabeyler, ablalar.. Mazeret, bahane üretmeyip iÅŸ üretenler...

Bunları da atlayamayız, es geçemeyiz. Çünkü gelmek istediÄŸimiz nokta budur. Bu "yıldız" seviyesindeki insanların heyecanıdır.

Rabbimiz bize, infak ettikçe bereket nasip olunacağını beyan ediyor. Sadece mal ile, para ile infak deÄŸil, ilmini, zekanı da infak etmek zorundasın. Bugün, en azından içinde bulunduÄŸumuz için söyleyebiliriz ki; edebiyat ortamında örneÄŸin, müthiÅŸ bir bölünmecilik, fırkacılık karakteri baskın hale gelmiÅŸtir. Bu toplumun her alanında ve katmanında da aynı ÅŸekilde mevcuttur.

Örnek isteyen için örnek çok. Yeter ki niyet edinilebilsin. BaÅŸta Peygamber (s.a.v) olmak üzere, sahabeler, asrımızın büyükleri, dava adamları, hepsi bizim için yıldızlardır, örneklerdir.

SaÄŸa sola bakmak yok!

Ve ÅŸunu bilmek gerekiyor: Bir ÅŸey beklemeyeceksin, filmlerdeki gibi -bir iÅŸaret!- olmayacak bekleyiÅŸin. Yürüyeceksin, sendelemeden, hızını sen belirleyerek, ama mutlaka adım atarak. Öyle veya böyle paylaÅŸarak, bölüÅŸerek, iletiÅŸim halinde olarak Müslümanlarla. Kimseye karşı kin beslemeyeceksin. SevmediÄŸin insanlar olabilir, bunun gıybetini yapmayacaksın. Sadece kendine bakıp, kendi kendinin halinden ibret almayı bileceksin.

Hepimiz bu dünyaya yalnız geldik, yalnız gideceÄŸiz son tahlilde ama Müslümanlar birbirleriyle devamlı konuÅŸur, muhabbet halinde olurlar. Olmalılar! Ancak böyle, düÅŸlediÄŸimiz dünyaları gerçek kılabiliriz. Birileri yapsa da, ben de katılsam demeyeceksin. Yapacaksın, gerekirse tek başına. İşte o zaman, maziye bakıp aÄŸlamaz, hüzünlenmezsin.

Bir günümüzün bir sonraki günümüzü tutmaması önemli olan. Adım atabilmek, adım, adım adım!..

Taha Süren yazdı

 

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Taha Süren
02-01-12
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
O HEYECAN 80'LERDE Mİ KALDI?
Online KiÅŸi: 28
Bu Gün: 383 || Bu Ay: 6.362 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.699 || Toplam Tıklanma: 58.630.680