HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 5477
Yazar: Ali Tekelioğlu
Gizem’in kâtili Peygamberimiz devrinde yaşasaydı…

Gizem’in katili Peygamberimiz döneminde yaşasaydı…

Gizemciğin katili Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) zamanında yaşasaydı...

Cennet kokulu bir masum yavruyu önce bıçaklasa, sonra da yakarak öldürseydi... ölürdü!

Evet, ölürdü...

Çünkü cezası "kısas" idi.

Yani öldüren, ölürdü.

Can parçam diye sevdiği Fatıma’sı da olsa ceza değişmezdi.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) zamanında devlet, kâtili affedemezdi.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) zamanında devlet, kâtili bebek gibi besleyemezdi.

Çünkü Allah(c.c)’ın hükmü bu idi:

“Ey temiz akıl sahipleri! Kısasta sizin için bir hayat vardır.” (Bakara sûresi, 179)

Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) zamanında kâtilin tek kurtulma yolu vardı, o da öldürülenin vârislerinin affetmesi ve diyete razı olmasıydı.

İslâm’ın bu hükmünü ağır bulanlar şehit analarının gözyaşlarına baksınlar.

Dünya tatlısı Gizem’in gülen yüzüne baksınlar da konuşsunlar.

Cenab-ı Hak kimseye evlat acısı çektirmesin.

Nasıl acıdır ki o, küçük İbrahim’i öldüğünde iki cihan peygamberini iki gözü iki çeşme ağlatmıştı.

Nasıl acıdır ki o, gemiye binmeyen evladının tufanda boğuluşuna dayanamayan Hz. Nuh’u, gözyaşlarına boğmuştu.

Evlat acısı nasıl bir acıdır ki, Yakup (a.s)’ın gözleri, Yusuf’unun acısından kör oluyor.

Evlâda kavuşmak ne güzel şey ki, Yakup (a.s) Yusuf’una kavuşunca gözleri açılıyor.

Evlâdı öldürülenin umudu öldürülüyor aslında.

Evlâdı üzerinden kurduğu hayalleri bitiyor.

“Oğlum, hoca oldu, doktor oldu… “ diyecekti dostlarına.

Diyemiyor artık.

Çocuğunu evlendirecek, torunlarını omuzuna alacak.

Alamıyor artık.

Yaşlılık zamanlarında evlâdının kanatlarının arasına girecek.

Giremiyor artık.

Biri gelip evlâdının canına kastedince bütün güzel hayaller bitiyor.

Kolu kanadı kırılıyor.

Evlâdının mezar taşına sarılıyor analar…

Ya dul kalmış kadınlar…

Dul ananın bağrında yetim kalmış yavrular…

“Baba!” diye çağıracağınız birinin olmaması ne acı!

Bu acı diner mi?

Ne yapsanız dinmez?

Ama öldürenin öldürülmesi, teselli olur.

Öldürenin öldürülmesi, katillere ders olur.

Öldürenin öldürülmesi, husumeti, kan davalarını bitirir.

Öldürenin öldürülmesi, toplumun huzurunu ve güveni sağlar.

Onun için kısas, hayattır.

Öldürene merhamet etmek, öldürülene zulüm olur.

Selam ve dua ile...

Yazar: Ali Tekelioğlu
04-05-14
E mail: ateko09@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 2
Selman Vahabzade
Gerisi Hikaye
Tarih : 05-05-14

“Ey temiz akıl sahipleri! Kısasta sizin için bir hayat vardır.” (Bakara sûresi, 179)

 
fahri
hasıl-ı kelam
Tarih : 05-05-14

Zalim için de mazlum için de tek adalet Yüce Rabbimizin şeriatında.

 
Gizem’in kâtili Peygamberimiz devrinde yaşasaydı…
Online Kişi: 23
Bu Gün: 762 || Bu Ay: 7.567 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.601 || Toplam Tıklanma: 58.658.926