HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Neyin aslını öğrendiysem, orada acı buldu beni.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma Sayısı: 672
Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
ALLAH SENİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN "YOĞUN"

ALLAH SENİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN Bir zamanlar gençlerimizin dilinde, “olay” kelimesi vardı. Belki kırk ayrı manada olay kelimesi kullanılıyordu. Meselâ; “Yağmur yağıyor.”, “Yemek yiyeceğim.”, “Maaş alacağım.”, “Bugün sinemaya gideceğim.” yerine, gençlerimiz, “Dışarıda yağmur olayı var.”, “Yemek olayından sonra geleceğim.”, “Maaş olayını hâlletmem lâzım.”, “Sinema olayını hâlledeceğim.” vs. vs. diyerek ağızlarını açarlardı.

Bir kelimeyi kırk ayrı manada kullanmak, dil fakirliğinden ve Türkçe zevksizliğinden doğuyor.

Görüyorum ki “olay” kelimesi, yerini, “yoğun” maymuncuğuna bıraktı. Ben hem gazete haberlerini okurken hem radyo ve televizyon programlarını dinlerken görüyorum ki halkımız, aydınımız, cahilimiz cühelamız, yoğun kelimesini 20 ayrı manada kullanıyor. Bu yanlışları görünce hıncımı yoğun kelimesinden çıkarıyorum ve “Allah belânı versin yoğun!” demekten kendimi alamıyorum.

Halbuki yoğun kelimesinin hiçbir günahı yoktur. Çirkinlik, zavallılık, zevksizlik, aptallık, ahmaklık, yoğun kelimesini yanlış kullananlardadır.

Örnek mi istiyorsunuz? İşte yoğun kelimesinin yanlış kullanıldığı cümleler:

1-İşlerim yoğun. Doğrusu: İşlerim çok.

2-Yoğun bir yük altındayım: Ağır bir yük altındayım.

3-İnsanların yoğun olarak bulunduğu yerlerde: İnsanların kalabalık olarak bulunduğu yerlerde.

4-Başbakan yoğun alkışlarla konuştu: Başbakan sürekli alkışlarla konuştu.

5-Yoğun bir aşk yaşıyoruz: Büyük bir aşk yaşıyoruz.

6-Yoğun bir yağmur başladı: Bardaktan boşanırcasına bir yağmur başladı.

7-Yoğun duygular içindeyim: Karmaşık duygular içindeyim.

8-AB ülkeleriyle yoğun dostluklar kurmalıyız: AB ülkeleriyle kuvvetli dostluklar kurmalıyız.

9-Seni çok yoğun seviyorum: Seni bütün kalbimle seviyorum.

10-Güzel konuşabilmek için yoğun bir nefes almalıyız: Güzel konuşabilmek için derin bir nefes almalıyız.

11-Zamanla birbirimize yoğunlaştık: Zamanla birbirimize kaynaştık.

12-Meclis, yoğun bir gündemle açıldı: Meclis, yüklü bir gündemle açıldı.

13-Sonbaharla birlikte kuşların göçü de yoğunlaştı: Sonbaharla birlikte kuşların göçü de arttı.

14-Trafik yoğunluğu nedeniyle: Trafik sıkışıklığı yüzünden

15-Bu konu üzerinde yoğunlaşmaya başladım: Bu konu üzerinde düşünmeye başladım.

16-Genel Müdürümüz yoğun efendim: Genel Müdürümüz çok meşgul efendim.

17-Taraftarlar, stadyum kapılarında yoğunlaşmaya başladı: Taraftarlar, stadyum kapılarında yığılmaya başladı.

18-Kar yağışı yoğunlaştı: Kar yağışı arttı veya Kar yağışı tipiye çevrildi.

19-Pervez Müşerref’in gelmesi nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri alındı: Pervez Müşerref’in gelmesi sebebiyle güvenlik güçleri arttırıldı.

20-Türkiye’nin yoğun sorunları altında ezilmeyeceğiz: Türkiye’nin devâsâ meseleleri karşısında ezilmeyeceğiz veya Türkiye’nin çok zor olan, bunaltan meseleleri karşısında yılmayacağız.

Benim tesbitlerim bunlar.

Şimdi haklı olarak soracaksınız. “Yoğun kelimesi hiç mi doğru yerde kullanılmıyor?” diyeceksiniz. Kullanılmaz olur mu? Kullanılıyor tabii. “Hasta yoğun bakım odasında…” veya ”Yoğun bakıma alındı.” cümlelerinde “yoğun” kelimesi doğru olarak kullanılmıştır. Yetmez mi?

Şimdi ben, akıl ve idrak sahibi her Türk’e, Türkçe ve edebiyat öğretenimize soruyorum:

Yoğun kelimesi yerine, çok, ağır, kalabalık, sürekli, büyük, bardaktan boşanırcasına, karmaşık, kuvvetli, bütün kalbimle, derin, yüklü, trafik sıkışıklığı, düşünmek, meşgûl, yığılmak, yağışların artması, çevrilmek, güvenlik güçlerinin arttırılması, devâsâ dâvâlar, çok zor dâvâlar gibi kelimelerin ve deyimlerin kullanılmasını doğru buluyor musunuz?

Benim bu önemli soruma “evet” diye cevap veriyorsanız, “Allah, size, yoğun akıl fikir versin!” diyorum.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
10-11-17
E mail: enpolitik.com.
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ALLAH SENİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN "YOĞUN"
Online Kişi: 29
Bu Gün: 249 || Bu Ay: 5653 || Toplam Ziyaretçi: 1172735 || Toplam Tıklanma: 31904402