HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1419
Yazar: İbrahim Karagül
DÜŞMANIN DERDİ MALAZGİRT'TE AÇTIĞIMIZ KAPI

DÜÅžMANIN DERDİ MALAZGİRT'TE AÇTIÄžIMIZ KAPIMalazgirt’te açılan kapı: Bugün de karşımızda Roma var, Bizans var.. İşte o kapı tekrar açıldı, kavga budur!

Yerli olana, gerçek olana, bize ait olana döneceÄŸiz. Siyasi genetiÄŸimize, coÄŸrafya algımıza, tarihi zenginliÄŸimize döneceÄŸiz. GeçmiÅŸimizin, bu coÄŸrafyada yürüttüÄŸümüz mücadelelerin bütün birikimini, bütün baÅŸarılarını, bize verdiÄŸi bütün dersleri bugüne taşıyacak, buradan yeniden varoluÅŸ, yeniden diriliÅŸ, yeniden yükseliÅŸ baÅŸlatacağız.

Büyük Selçuklu’ya, Anadolu Selçuklu Devleti’ne, Osmanlı’ya döneceÄŸiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu devletler silsilesinin devamı olduÄŸunun, Osmanlı’dan sonraki adımı olduÄŸunun bilinciyle, yüz yıl sonra yeniden bir tarih dönüÅŸü baÅŸladığını, bu dönüÅŸün bize yeni alanlar açtığını, o siyasi genetiÄŸi sahaya sürme imkânı verdiÄŸini, Malazgirt’te açılan o kapı gibi yepyeni bir kapı açtığını bileceÄŸiz.

947 yıl sonra aynı yerden başlıyoruz

1071 Malazgirt zaferinin, 947 yıl önce bize açtığı kapıların bir benzerinin bugün de söz konusu olduÄŸunu, dünya tarihinde benzer bir kırılmanın yaÅŸandığını, müthiÅŸ bir güç deÄŸiÅŸiminin söz konusu olduÄŸunu, bir tarih dönüÅŸüne tanık olduÄŸumuzu bileceÄŸiz.

Küçük düÅŸünmenin, küçük hesap yapmanın, küçük beklentilerle avunmanın bu büyük hesaplaÅŸmada kaybetmek olduÄŸunu, bize kurulan bir tuzak olduÄŸunu, bizi daha da küçültecek bir hesap olduÄŸunu, yakın çevremizde bunun açık seçik göründüÄŸünü bileceÄŸiz.

Artık çokuluslu ittifaklardan, eksenlerden, Batı’nın himayesinden, onlara sığınarak oluÅŸturulan siyasi yol haritalarından, onların stratejik deÄŸer tanımlarından, siyasi ve ekonomik projelerinden bize bir fayda olmayacağını, bunlardan kurtulma zamanının geldiÄŸini, yaÅŸanan küresel konjonktürün bu yolda Türkiye’ye olaÄŸanüstü hareket alanı açtığını, çok akıllı adımlarla bu boÅŸluÄŸun büyük bir güç inÅŸasına, sıçramasına izin vereceÄŸini bileceÄŸiz.

DüÅŸmanın en büyüÄŸü ile, istilânın en kanlısı ile yüzleÅŸmek kaderimizdir

Artık vesayet yönetimlerinin, onların doÄŸru-yanlışlarının, ısmarlama liderlerin ve siyasi kadroların, ülkemize yabancı entelektüel akıl ve çevrelerin, ülkesine ve milletine düÅŸman güvenlik kadrolarının, on yıllarca ülkeye müdahale için beslenen “cemaat” veya benzer yapıların etkisinden kurtulma, iki yüz yıldır Batı’nın müdahale aracı haline gelen yapıları ve o geleneÄŸi yok etmeyi bileceÄŸiz.

Yerine milli, yerli, bize ait bir akıl, bir duruÅŸ, bir direnç hattı, bir adalet söylemi, bir siyasi dil oluÅŸturmayı bileceÄŸiz.

Tarih boyunca, düÅŸmanın en büyüÄŸü ile, krizlerin en güçlüsü ile, ihanetin en ağırı ile mücadele etmiÅŸ, istilânın en kanlısına direnmiÅŸ, her istilayı savuÅŸturmayı baÅŸarmış ve sonrasında çok büyük yükseliÅŸ dönemleri baÅŸlatmış bir siyasi geleneÄŸin mirasçıları olarak, bir kez daha en büyük düÅŸmanlarla, yeryüzünün merkez güçleriyle hesaplaşıyor oluÅŸumuz, onların ardı ardına karşımıza geçmesi ve bizi zayıflatmaya dönük tazyiklere giriÅŸmesi bir kaderdir.

Malazgirt’te dünyanın merkez gücünü yendik

Bin yıllık Anadolu tarihinde üç büyük ÅŸok yaÅŸayan bizler, Haçlı istilasına, MoÄŸol istilasına, Birinci Dünya Savaşı istilasına tanık olan bizler, ilk iki istilanın üstesinden gelip parlak bir gelecek inÅŸa etmeyi beceren bizler, üçüncü ÅŸokun etkileriyle hâlâ yüzleÅŸiyoruz. Bunu da yeneceÄŸiz, bunun da üstesinden geleceÄŸiz, o yirminci yüzyılı biz, kendimiz kapatacağız.

Malazgirt’te Bizans’ı dize getiren akıl ve coÅŸku, Malazgirt’te Roma’yı ezen bir güç ve liderlik vardı. O Malazgirt coÄŸrafyayı deÄŸiÅŸtirdi, dönemin küresel güç haritasını altüst etti, İslam atlasını deÄŸiÅŸtirdi. O yürüyüÅŸ yüzyıllarca Avrupa’nın merkezine, kalbine kadar durmaksızın devam etti, Atlantik kıyılarına ulaÅŸmaya çalıştı.

Malazgirt’in, Bizans’ın intikamı için geliyorlar

Malazgirt’te açılan o kapı ancak Viyana’da kapatılabildi. Ve bütün dünyanın, zamanın bütün güçlerinin karşı saldırısıyla Anadolu’ya kadar geriledik. Batı’ya yürüyüÅŸümüz de, DoÄŸu’ya geri çekiliÅŸimiz de yüzyıllar sürdü. Ve biz, coÄŸrafyamızın tüm insanları, o yolun tüm yolcuları Anadolu’ya sığındık.

Ama onlar, bizleri Anadolu’dan da çıkarmak istediler. Bizans’ın intikamını almak istediler. Malazgirt’in intikamını almak istediler. Bizi Kafkasların ötesine sürmek, bin yıllık tarihi hafızadan silmek istediler. İslam topraklarının neredeyse tamamını talan ettiler. Merkez siyasi otorite çöküp coÄŸrafya sahipsiz kalınca her yere garnizon devletçikler kurdular.

Son kale, son vatan: Bizleri Malazgirt’in ötesine süremediler

Direndik, Anadolu’yu kurtardık. Orayı vatan olarak yeniden inÅŸa ettik, yeniden merkez belirledik. Orayı bütün insanlık için son direniÅŸ kalesi ilan ettik. 20. yüzyıl boyunca da onu korumaya çalıştık. Koruduk da.. Bizleri Malazgirt’in ötesine süremediler. O kapıyı yüzlerce yıl sonra bile Malazgirt’te kapatamadılar.

İşte bu direncimiz, iÅŸte Anadolu’yu son kale ilan ediÅŸimiz, bugünün yükseliÅŸ tarihinin temelini oluÅŸturdu. Tarih tersine döndü, rüzgâr tersine döndü, biz tarihe yeniden döndük. Bugün Malazgirt’i iÅŸte bunun için önemsiyoruz. Bunun için yeni bir kapı açıldığının bilincindeyiz, yeni bir baÅŸlangıç yaptığımızın bilincindeyiz.

Orada yenilen Bizans’tı, çağın en büyük gücüydü, onun için önemsiyoruz. Bugün aynı durumla, aynı güç fotoÄŸrafıyla karşı karşıya olduÄŸumuz için, bugün için bize bir ÅŸeyler anlattığı için, benzer bir kırılma noktasında olduÄŸumuz için, vereceÄŸimiz kararlar benzer sonuçlar doÄŸuracağı için önemsiyoruz.

Zamanın en büyüklerine kafa tutmak geleneÄŸimiz..

Zamanın en büyük güçlerine kafa tutmak bir siyasi genetiktir bizimki. Bu milletin tarih yapıcı özelliÄŸidir, öncülüÄŸüdür, mücadele ruhudur. Beraberindeki her dinden, her milletten insanla, adalet içinde, merhamet içinde omuz omuza o büyük mücadeleye giriÅŸmek, yol yürümek bir onurlu mücadele yöntemidir. Malazgirt’ten bu yana devam ettirdiÄŸimiz deÄŸiÅŸmez bir çizgidir. Bugün iÅŸte, o çizgi üzerinde kendimizi yeniden sabitliyoruz, yine çok büyük bir yol için harekete geçiyoruz.

Bugün sadece Türkiye için deÄŸil, coÄŸrafya için, bütün dünya için her ÅŸeyin yeniden biçimlendirdiÄŸi tarih aralığıdır. Bu aralıkta kim, ne tür adımlar atarsa, bu adımların yüzlerce yıllık geleceÄŸini ÅŸekillendireceÄŸini bilmelidir. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrası direniÅŸin, Anadolu’yu son kale yapan iradenin bir adım ötesine ulaÅŸmayı baÅŸarmalıdır, baÅŸaracaktır da. Çıktığımız yolculuk budur iÅŸte.

Dalga dalga üzerimize gelen saldırıları doÄŸru anlamalıyız! O kapıyı kapatmak için geldiler..

Bugün ülkemize karşı dalga dalga gelen saldırılar, etrafımızı boÅŸaltıp coÄŸrafyada yalnız bırakma çabaları bundandır. 15 Temmuz bundandır, terör bundandır, Suriye’nin kuzeyinden kuÅŸatma planları bundandır, NATO içinden gizli gizli vurmaları bundandır, ABD’nin terörle ortaklık yapıp Türkiye’nin belini kırma çabaları bundandır, Avrupa’nın topyekûn Türkiye düÅŸmanlığı bundandır.

Bu gerçeÄŸi anladığımız ölçüde bir gelecek kurmayı baÅŸaracağız. O yükseliÅŸ dönemini bu ÅŸekilde baÅŸaracağız. Onlar bizi hala Malazgirt’in DoÄŸu’suna sürmek, o kapıyı ebediyyen kapatmak, Viyana’nın, İstanbul’un intikamını almak için vuruyorlar. Bin yıllık tarihin hesabını görmeye çalışıyorlar. Oysa bizim hesaplarımızı, hedeflerimizi, gelecek planlarımızı, o tarih dönüÅŸünün nerelere uzanacağını göremiyorlar. Göremeyecekler, bu büyük yükseliÅŸi anlayamayacaklar, kendi içlerinde kavgaya, hesaplaÅŸmaya tutuÅŸacaklar.

Bugün de karşımızda Roma var, Bizans var..

Unutmayın, Malazgirt’te Bizans vardı. Bugün de karşımızda Bizans var. Roma İmparatorluÄŸu var. Ama bu toprakların Alparslan’ları bitmez. Bunu yüzlerce yıldır öÄŸrenemediler. Hala aynı körlükle adımlar atıyorlar. Dünyanın en güçlü orduları da gelse, en büyük istila seferleri baÅŸlatılsa da o kapılar hiçbir zaman kapanmayacak.

Ve bunu 21. yüzyılda bir kez daha öÄŸrenecekler…

NOT: GeçtiÄŸimiz yıl Malazgirt’in yıl dönümünde yazdığım bu yazıyı tekrar paylaşıyorum. Affınıza sığınarak..

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: İbrahim Karagül
01-09-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DÜŞMANIN DERDİ MALAZGİRT'TE AÇTIĞIMIZ KAPI
Online KiÅŸi: 36
Bu Gün: 106 || Bu Ay: 6.911 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.548 || Toplam Tıklanma: 58.645.313