İnsanların öylesi vardır ki, Allah yolundan hiçbir ilmi delile dayanmadan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için boş lâfa müşteri çıkarlar. İşte onların hakkı horlayıcı bir azaptır.
Lokman: 6
...Kim ki insanları sapıklığa davet eder, yönlendirirse, o kimseye o kötülüğü yapanların günahlarından bir şey eksilmeksizin onların günahı kadar günah yazılır.
Müslim
Bütün olmaya çalış! Olamıyorsan işe yarar bir parça ol ve bütüne katıl.
Friedrich Schiller
Rota Haber Son Dakika!




   
İSTİKLÂL MAHKEMELERİ
   
 

Bugünlerde gündeme gelen İstuklal Mahkemeleri'nin zabıtlarının açılması meselesi gözleri bir kere daha Cumhuriyet arefesinde yaşanan olağan dışı şartlara ve uygulamalara çevirdi. Bu çerçevede bildiğim kadarıyla ilk defa Ahmed Nedim imzasını taşıyan bir çalışma 1993 yılında neşredilmişti.  Aslında o çalışma ve daha öncesinde konuyla ilgili bölük-pörçük araştırmalar bu mahkemelerin çalışma tarzına ilişkin yeterli denebilecek fikri vermişti. Ama o çalışmalara yansımayan nice hakikatler bu yeni süreçte gün yüzüne çıkma şansı bulacak; hep birlikte bekleyip göreceğiz. Bu yazıda Ahmed Nedim'in zikri geçen çalışmasından birkaç kesit sunacağım:

Birinci meclis üç aylık çalışma döneminin ardından tatile girmiş, "muhalif" mebuslar memleketin dört bir yanına türlü "görevlendirmeler"le dağıtılmıştı. 1 Eylül 1920 günü yeni çalışma takviminin ilk günüydü; "zorunlu" tatilin ardından hayli eksik bir mevcutla toplanan Meclis'te ilk konuşmayı "M. Kemal Paşa'nın iznini ve desteğini aldığını" belirterek sözlerine başlayan Menteşe mebusu Dr. Tevfik Rüştü bey yaptı. Meclis adına çalışacak ve "çok geniş yetkilere sahip olacak" İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması teklifini ilk dillendiren o oldu.

Ertesi gün hükümet adına Milli Müdafaa Vekaleti tarafından bir başka teklif getirildi: "Firari Ceraimini İrtikap Edenler Hakkında Kanun Tasarısı." Bu teklifler ilgili encümende görüşülürken üçüncü bir hamle daha yapıldı ve bu yeni kanunu İstiklal Mahkemeleri'nin uygulaması teklif edildi. Böylece operasyonun üç ayağı birleştirildi ve ortaya, astığı astık kestiği kestik İstiklal mahkemeleri ucubesi çıktı. 18 Eylül gün Meclis Başkanlığı'na hükümetçe  sunulan teklifte, 7'si Kastamonu, Eskişehir, Konya, Isparta, Ankara, Kayseri, Sivas'ta olmak üzere "derhal", diğer 7'si ise Diyarbekir, Bitlis, Refahiye, Erzurum ve Van'da "lüzum görüldüğünde" 14 İstiklal Mahkemesi'nin kurulması istendi.

Yaklaşık 10 senedir devam etmekte olan savaş ve işgal durumu elbette herkes tarafından aynı metanet ve dirayetle karşılanamıyordu. Ordudan firar eden askerler meselesi, yukarıda sözünü ettiğim "Firari Ceraimini İrtikap Edenler Hakkında" kanun çıkartılmasını kaçınılmaz hale getirmişti. Buraya kadar anlaşılmayacak bir durum yok. Anlaşılması, daha doğrusu şeffaf bir yönetim anlayışı için "izah edilmesi" imkânsız olan, dönemin hükümeti tarafından bu kanun teklifine yapılan bir ilavede İstiklal Mahkemeleri'nin yetkilerinin olağanüstü genişletilmesi ve sadece firar olaylarına bakmakla yetinmeyip, her türlü sosyal ve siyasî duruma müdahale eden "devrim mahkemeleri" statüsüne kavuşturulmasıdır. Yukarıda zikrettiğim, "derhal" kaydıyla açılması istenen İstiklal Mahkemelerinin sayısı 8'e yükseltildi ve listede yer alan Kayseri çıkartılarak yerine Pozantı ve Diyarbekir eklendi ve memlekette "cumhur" adına karar verip kalem kıracak  "devrim mahkemeleri" icra-i faaliyete başladı. Bilahare M.Kemal Paşa tarafından Trabzon ve Elaziz'de birer tane daha açılması teklif edilen İstiklal Mahkemeleri'nin sayısı 10'u buldu ve bu mahkemeler "her türlü" davaya baktı.

İlgi çeken mahkemelerden biri Eskişehir İstiklal Mahkemesi'dir. Bu mahkeme yaklaşık 1,5 yıllık süre içinde baktığı 201 davada 3.487 sanığı yargıladı. Bunlardan 671'i idam cezasına çarptırıldı.

Bir diğeri Konya İstiklal Mahkemesi'dir. Burada kurulan 12 ayrı Divan-ı Harp'te 1 hafta içinde 30 bine yakın insan sorgulanmış, bunlardan 741'i idam edilmiştir. Zaten hükümet nezdinde "yaftalı" olan Konya ahalisine reva görülen bu muamele Meclis'te de yankı bulmuştu. Durumu incelemek üzere Konya'da kurulan İstiklal Mahkemesi Divan-ı Harpler eliyle işlenen mezalimin üzerini tüy dikmiş, 741 idama 43 idam daha ekledi.

Bu söylenenler, "birinci dönem" İstiklal Mahkemeleri'nin bir kısmının bir kısım icraatlarıdır. Temmuz 1921'de yeni bir teklifle -Ankara ve Konya'dakilerin yanına- Samsun ve Kastamonu'da da birer mahkeme açılması teklif edildi. (Bir süre sonra bunlara Yozgat İstiklal Mahkemesi de eklenecektir.) Aynı günlerde Topal Osman kuvvetlerinin elindeki "hücec-i kat'ıyye" marifetiyle oluşturulan "icbarî irade"yle 7 saat süreyle Meclis'te "Başkumandanlık kanunu" görüşülüp kabul edildi. Böylece diğer bütün erklerin olduğu gibi İstiklal Mahkemeleri de "Başkumandan" M.Kemal Paşa'ya bağlanmış oldu!

Ağustos 1921-Temmuz 1922 tarihleri arasında çalışmış olan bu mahkemeler doğrudan M.Kemal Paşa'ya bağlı olarak, onun atadığı üyeler marifetiyle icra-i faaliyette bulundular.

Bütün bu mahkemeler içinde tarihe iz bırakan davaları bakan, Ankara İstiklal Mahkemesi'dir. Bir sonraki yazıda bu mahkemenin gördüğü davalardan bazılarına değinelim.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.



 
 
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
Okunma sayısı: 43
 
  E mail: milligazete.com  
 
 
 
SON 15 ŞİİR
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN'IN RÛHÂNİYETİNDEN İSTİMDÂD
SÜLEYMANİYE'DE BAYRAM SABAHI
SEHER VAKTİ
FIRTINALAR
ALLAH AFFETSİN
ÖĞRETMENİM
HÜZÜN MEVSİMİM
ANACIĞIM (Bir okuyucu şiiri ve bir değerlendirme)
ALEVİNDE TİTREDİM
YAŞIYORUM ÖYLESİNE
DENİZ GÖZLÜM
HER ŞEY SENİ ANLATIR ALLAH'IM
ANNE-BABA
BENİM DEDEM
KARDEŞLERİM
SON 10 NESİR
İKİ ÜMİTSİZ VAK'A: ENTELEKTÜEL VE AKADEMİSYEN
ANDIMIZDAKİ TÜRK KİM?
İSLÂM'I MODERNİTEYE UYDURMAK YANLIŞ (Ebubekir Sifil Hoca ile mülâkat)
İSTİKLÂL MAHKEMELERİ
EĞİTİM, KEMALİZMİN ESARETİNDEN KURTULSUN!
İNKILAP TARİHİ DERSİ DE KALKSIN!
ALLAH KİMLERİ SEVER-I
KEMALİSTLER BİRBİRLERİNE DÜŞTÜ
FRANSIZ VE ERMENİLERİ MAHÇUP EDECEK BELGELER
SÜLEYMAN EFENDİ HAZRETLERİ'NİN Hz. MEVLÂNÂ'YI ZİYARETLERİ
SON 15 DİĞER
TÜRKLERİ DİLSİZ YAPTILAR
FRANSA'NIN CEZAYİR SOYKIRIMINDAN SAHNELER
ANA RAHMİNDE İMANLI BEBEKLE İMANSIZ BEBEĞİN KONUŞMASI
8 YAŞINDAKİ GÜREŞ MAKİNASI
İşte Aydınlanmış Türk Genci
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'den 40 hadis-i şerif
EN ESKİ KUR'ÂN-I KERÎM NÜSHALARI
KARPUZ BÖYLE YENİR
EN İLGİNÇ NAMAZ MEKANLARI
ANA BABA HAKKI 2
ANA BABA HAKKI 1
BABASI OĞLUNA SORAR
SARIKAMIŞ GEZİSİ
TİRYAKİYİ YAKAN FİLM
MEVLANA MÜZESİ GEZİSİ
İSTİKLÂL MAHKEMELERİ
EĞİTİM, KEMALİZMİN ESARETİNDEN KURTULSUN!
İNKILAP TARİHİ DERSİ DE KALKSIN!
ALLAH KİMLERİ SEVER-I
FRANSIZ VE ERMENİLERİ MAHÇUP EDECEK BELGELER
SÜLEYMAN EFENDİ HAZRETLERİ'NİN Hz. MEVLÂNÂ'YI ZİYARETLERİ
NORMALLEŞME (19 Mayıs tartışmalarına dair)
SİYONİZM VE ARARATİZM DOSTLUĞU
ÇOCUKLARIMIZIN İSİMLERİ AYNAMIZDIR
GÜVEN VE SEVGİ
 
DOĞRULUŞ İSTİKLÂL MAHKEMELERİ / TÂRİHİN ARA SOKAKLARI Kategorisi


KİTAP ŞUURU-Nevzat Kösoğlu




SAMANYOLUNDA ZİYÂFET- Oruç Yazıları -Sezai Karakoç




MODERN İSLAM DÜŞÜNCESİNİN TENKİDİ 1- Yaşar Nuri Öztürk- Ebubekir Sifil




MODERN İSLAM DÜŞÜNCESİNİN TENKİDİ 2- Fazlurrahman- Dr. Ebubekir Sifil




MODERN İSLAM DÜŞÜNCESİNİN TENKİDİ 3- Fazlurrahman II- Dr. Ebubekir Sifil




SON YORUMLAR

uğurlu
Tarih-i Hakikat
Son yüzyılda büyük acılar ızdıraplar ve kırılmalar yaşayan milletimizin tarihi, o coğ...
26-01-12



Uğurlu
Hal-u Ahval
Hikem ile görme, bilme ve his. Vera'ya doğru yürüme. Ve hikemi gönlün ma...
26-01-12



FİGEN
Dokunaklı...
Eline ve yüreğine sağlık güzel arkadaşım. Rabbim; bize sıradan gibi gelen ne çok ni...
25-01-12



uğurlu
Fitnenin asıl kaynağı
Her ne hikmetse ;fitne ocklarının, husumet menbağlarının beslenmesi ve yönlendirilmesi insanlığ...
24-01-12



uğurlu
Edep ya Hu
Ah edep, vah edep, az mı kaldı edep. Sözde fiilde halde yok mu edep?...
23-01-12



uğurlu
Gönül
Geçen gün dinledim, gönlümü: Şikayetçiydi benden. Haklıydı da... L...
23-01-12



uğurlu
Yürüyüşün Söylediği
Zannediyorum, maktülün katili şahıs olarak değil ama zihniyet ve fitne ocağını kör&uu...
23-01-12



selami badak
mükemmelin mükemmeli
HZ.ALLAH böyle sevgili kullarını dünyaya bizim gibi günahkar kullarına rehber olarak ...
23-01-12



H.İbrahim SAKARYA
Kadın cemaat
İsterlerse gelirler, istemezlerse gelmezler. Dinimiz kadınların namazlarını evlerinde kılmalarının ...
22-01-12



uğurlu
Düşmanlığın dost bilinmesine esef etmek hakkımızdır
İyi de ;1900'lerde ve sonraki yıllarda neydi o Fransız mürebbiyeleri, Fransız kolejleri Fran...
22-01-12




G. Kodu:
70a24
 
Kodu Gir

Online Kişi: 7
Bu Gün: 11 Bu Ay: 1501 Toplam Ziyaretçi: 35738 Toplam Tıklanma: 517816
Copyright © 2009 AlanJaweb