
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 574 |
Fen bilgisi ders kitaplarını Müslümanın bakış açısıyla yazdırın. Milli EÄŸitim Bakanlığının okullarda okuttuÄŸu fen kitapları ateist bakış açısının ürünü, İslam inancına aykırı. ÇoÄŸunluÄŸu Müslüman olan halkımızın inancı yok sayılıyor.
Fen kitaplarındaki bakış açısı demokratik deÄŸil. Ateistler toplumun % 1’lik bir dilimini bile meydana getirmez. Milletimizin büyük çoÄŸunluÄŸu inançlı.
MEB, neden çoÄŸunluÄŸa küçük bir azınlığın bakış açısını dayatıyor; neden Müslüman çocuklarına ateist görüÅŸü okutuyor?
İnançlı bilim adamları bir araya gelip lise 1.sınıf biyoloji kitabı kaleme almış, lise müfredatına uygun olarak konuları anlatıyorlar.
Okudukça insanın inancı kuvvetleniyor, imanı artıyor. Aynı konuları MEB’in kitabından okuyorum; anlamsızlık, hikmetsizlik, ateist doktrin fışkırıyor.
Bakış açısının sonucu nasıl deÄŸiÅŸtirdiÄŸi konusuna bir örnek vereceÄŸim. Her iki kitapta DNA molekülü anlatılıyor. DNA, deoksiribo nükleik asit demek; karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor atomlarından meydana gelir.
MEB’in kitabında molekül tanrılaÅŸtırılıyor, inançlı bilim adamlarının kitabında yaratıcının gücü, ilmi, iradesi örnekleniyor.
MEB’in kitabı ÅŸöyle diyor:
“DNA, hücrede gerçekleÅŸen bütün metabolik olayları yönetir. DNA molekülü, yönetici molekül olmasının yanında kalıtım molekülüdür. Genetik özelliklerimiz DNA üzerinde bulunan gen denilen ÅŸifrelerde saklıdır.” (1)
İLİM NASIL HİKMETE DÖNÜÅžÜYOR
“DNA molekülü sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi tarafından çift zincirli moleküler yapıda tasarlanıp yapılmış bir yaratılış harikası ve bir kudret mucizesidir. Canlı organizmalarda bilginin depolanması, aktarılması ve kullanılmasında görevlendirilmiÅŸ makro moleküllerdir.
Her bir DNA molekülü dört temel bazdan yapılmıştır. Bu bazlara Adenin, Guanin Sitozin, Timin adı verilir. Bunların farklı birleÅŸimlerinden binlerce çeÅŸit DNA molekülü yapılır.
Bir canlının genetik ÅŸifrelerini taşıyan DNA’lardan kromozomlar yapılır. Bu yapıyı bir makara etrafına sarılmış ipliÄŸe benzetebiliriz. Elektro mikroskopla görülebilen bir kromozom içinde DNA ipliÄŸinin uzunluÄŸu 10 cm’yi bulur. İnsanın bir hücresindeki DNA’lar açılsaydı 2 metre uzunluÄŸundan bir iplik elde edebilirdik. İnsan vücudunda ortalama 50 trilyon hücre var, vücuttaki DNA’nın uzunluÄŸu 100 milyar kilometreyi bulur.
İki metre uzunluÄŸundaki DNA, 6 mikrometrebüyüklüÄŸündeki hücre çekirdeÄŸine nasıl sığdırılıyor?
İlk bakışta karmaşık ve biraz da imkânsızmış gibi görünen DNA paketleme iÅŸi, bilim adamlarınca “süper kıvrımlar” görüÅŸü ile açıklanmaktadır. Yani sonsuz bir ilim, irade ve kudret sahibi yaratıcı tarafından hikmetle kıvrılan DNA molekülü, yumak ÅŸekline dönüÅŸtürülür. Daha sonra kendi üstüne tekrar kıvrılarak bir süper kıvrım hâsıl edilir. DNA bu ÅŸekilde kendi üzerine katlanan çift sarmal hâlinde olmasaydı genetik yazılımımız belki de hücrelerimize sığmayacaktı.
Bir DNA’ın içinde 3 milyar kadar bilgi yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Bunun manası, her bir cildi 1000 sayfa olan 1000 cilt kitap barındıran kütüphane demektir.
Bu muazzam kütüphanenin kendi kendine, tesadüf eseri olarak hücrelerin içine yerleÅŸtirilmiÅŸ olması mümkün mü?
Dünyanın en önemli genetik uzmanlarından biri olan ve insan DNA’sının ÅŸifresini çözen, insan genom projesinin yürütücüsü Prof. Francis Collins DNA’daki bu muhteÅŸem yapıdan etkilenmiÅŸ ve ‘DNA’da Yaratıcıyı gördüm.’ diyerek iman ettiÄŸini açıklamıştır. “ (2)
Örnekler çoÄŸaltılabilir. MEB’in kitaplarında kimi yerde özne doÄŸa, kimi yerde moleküller, proteinler, bazlar, asitler vs. Kimi yerde kendiliÄŸinden oluyor, ifadeleri var.
Bir kitap yazarsız olmaz, bunu herkes bilir ve kabul eder.
1000 ciltlik ansiklopedi büyüklüÄŸündeki genlere kodlanmış bilginin yazarından MEB kitapları neden hiç söz etmez?
Sarmal depolama, 2 metre uzunluÄŸundaki iplik ÅŸeridi, mikroskopla ancak görülebilecek ÅŸekilde küçültüp kaydetme… OlaÄŸanüstü bir iÅŸ, olaÄŸanüstü sanatkârı gerektirir.
Bu mucizeleri yaratan sanatkârdan neden hiç bahsedilmez?
OluÅŸtu, oluÅŸur, falan diyerek edilgen çatılı fiiller kullanarak yaratıcıyı saklamak ateistlerden baÅŸka kimin iÅŸine yarar?
“Bir hücre, bölüneceÄŸi zaman mutlaka DNA’sının bir eÅŸini yapar.” (1) diyerek hücreyi tanrılaÅŸtırmak ateist görüÅŸü yansıtır. Hücre nasıl 1000 ciltlik bilgiyi çoÄŸaltır, bu irade hangi atomda var?
Bir kitap yazarsız olmazken 1000 ciltlik kitabı yazarmış gibi anlatmak akıl dışı değil mi?
MEB’in fen kitapları mantıksız bir anlatımla yaratıcıyı saklıyor, akılsızlığı bilim diye yutturuyor.
Dindar gençlik yetiÅŸtirmek isteyen CumhurbaÅŸkanımıza raÄŸmen, ateist görüÅŸün fen bilgisi ders kitaplarında yer alması, “Bilimler Işığında Yaratılış Kongrelerinde” yüzlerce bilim adamının defalarca dile getirmesine raÄŸmen hiç deÄŸiÅŸtirilmemesi anlaşılır ÅŸey deÄŸil.
Biyoloji, fizik, kimya, fen bilgisi, coÄŸrafya, hayat bilgisi kitapları yaratıcıyı gizliyor. Ateist bakış açısı bilim kisvesiyle öÄŸrenciye şırınga ediliyor. Ateist ideoloji MEB fen bilgisi kitaplarını istila etmiÅŸ, not tehdidiyle yavrularımıza ateizm dayatılıyor.
Evladının kendi inanç ve kültürünü yitirdiÄŸini gören veliler, gençler neden ateist, deist oluyor, intihar ediyor diye feryat ediyor.
1. 9.sınıf Biyoloji, Özgür Suna, s.60, Netbil Yayıncılık, 2018
2. Biyoloji 9. sınıf, Prof. Adem Tatlı, Prof. İsmail Kocaçalışkan, Prof. Ali AlaÅŸ, Prof. Fatih Satıl, s.52, Dalgıç YardımlaÅŸma Vakfı,2022
Yazar: Ali Erkan Kavaklı |
17-06-22 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||