
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 5067 |
AÄŸlama psikolojisi ve gözyaşı gerçekleri
Dünyaya adımımızı ilk attığımızda ve ilk nefesimizi ciÄŸerlerimize çektiÄŸimizde aÄŸlamaya baÅŸladık. Bebekken karnımız acıktığında, bir aÄŸrımız olduÄŸunda aÄŸladık. Çünkü elimizden baÅŸka bir ÅŸey gelmiyordu. Çocukken istediklerimizi elde etmek için aÄŸlama silahını kullandık. Bazen de yediÄŸimiz dayak sonrasında aÄŸladık. Ergenlik çağına geldiÄŸimizde ulu orta aÄŸlamayı bıraktık. Artık yalnız kaldığımız zamanlarda sıkıntıdan, üzüntüden, aÅŸktan ve ayrılıktan aÄŸlar olduk. Büyüdükçe gözyaşını daha az döker olduk. Hayata gözlerimizi yumduÄŸumuzda bu sefer aÄŸlayan biz deÄŸil sevdiklerimiz oldu.
Kısacası aÄŸlamak hayatımızın her aÅŸamasında bizimleydi. GözyaÅŸları ile dünyaya geldik ve yine dünyadan gözyaÅŸları ile ayrılıyoruz. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, her gözyaşı dökmek aÄŸlamak deÄŸildir. Bilim adamları gözyaÅŸlarını dört ana gruba ayırıyorlar:
Temel GözyaÅŸları
Bu gözyaşı ağırlıklı olarak su ve tuzdan oluÅŸuyor ve göz yüzeyimizin kaygan kalmasını saÄŸlıyor. Günlük ortalama 150-300 gram kadar salgılanıyor ve bir süre sonra burun boÅŸluÄŸuna salınıyor.
Refleks GözyaÅŸları
Ani durumlarda gözü korumak amacıyla salgılanan gözyaÅŸlarıdır. SoÄŸan doÄŸrarken ya da gözümüze toz kaçtığında gözlerimizin yaÅŸarması sonucu ortaya çıkan gözyaÅŸlarıdır. Refleks gözyaÅŸları salgılandığında biz bu durumu aÄŸlamak olarak adlandırmıyoruz, daha çok gözlerim yaÅŸardı ibaresini kullanıyoruz.
Duygusal GözyaÅŸları
YoÄŸun bir duygunun sonucunda dökülen gözyaşıdır ki, bu gözyaşının dökülmesini biz aÄŸlamak olarak nitelendiriyoruz. Duygusal gözyaÅŸları diÄŸer gözyaÅŸlarından % 25 daha fazla protein içeriyor. Ve tansiyonu düÅŸürüp toksinlerin dışarı atılmasını saÄŸlıyor. Bununla birlikte duygusal gözyaÅŸları vücudun iyileÅŸmesine yardımcı oluyor. Zararlı bakterilerin temizlenmesi yine bu gözyaÅŸlarının sayesinde oluyor. AraÅŸtırmalar duygusal gözyaşının kiÅŸiyi depresyondan uzak tuttuÄŸunu gösteriyor. Yani aÄŸladığımızda sadece aÄŸlamış olmuyoruz. Bir yandan rahatlarken, diÄŸer yandan kendimizi depresyondan uzak tutuyoruz. AÄŸlama sonrasında kendimizi rahatlamış hissetmemiz bu tezi destekliyor.
Patolojik GözyaÅŸları
Son yıllarda literatürde bir aÄŸlama çeÅŸidi daha dikkat çekiyor: patolojik aÄŸlama. Özellikle bazı psikolojik sorunlara maruz kalan hastalarda o anki durumla ilgisi olmayan uygunsuz aÄŸlamalar görünüyor. Mesela hastaya yemek yedirirken, hastanın yatak örtüsü toplanırken hastanın da kontrolü dışında gerçekleÅŸen aÄŸlamalar patolojik aÄŸlama olarak nitelendiriliyor. Yani etki eden faktörle gözyaşı arasında doÄŸrudan bir baÄŸlantı bulunmuyor. Ve en önemlisi de bu aÄŸlamanın hastanın isteÄŸi dışında gerçekleÅŸmesi. Hasta da kendinin neden aÄŸladığını bilmiyor. Özellikle Parkinson ve Alzheimer hastalarında patolojik aÄŸlama görülebiliyor.
Neden Ağlıyoruz?
Biliyoruz ki, her gözyaşı dökme aÄŸlamak deÄŸildir. AÄŸlamamıza yol açan temel faktör duygu yoÄŸunluÄŸudur. Bazen oluyor, o kadar seviniyoruz ki ‘mutluluk gözyaÅŸları’ döküyoruz. Bezen de üzüntümüz o kadar derinleÅŸiyor ki ‘hüzün gözyaÅŸları’ yanaklarımızdan süzülüyor. KorktuÄŸumuz durumlarda ise ‘korku gözyaÅŸları’ döküyoruz. Dayanılmaz acılara maruz kaldığımızda, çaresizliÄŸimizin dozu arttığında gözlerimizden ‘acı gözyaÅŸları’ süzülüyor. Kimi zaman da piÅŸmanlık duygusu o kadar bizi sarıyor ki ‘piÅŸmanlık gözyaÅŸları’ kendini gösteriyor.
AÄŸlamada Etkili Olan Faktörler Nelerdir?
Bizde duygu yoÄŸunluÄŸu oluÅŸturan durumlar dış kaynaklı olabildiÄŸi gibi iç kaynaklı da olabiliyor. Dış çevremizde yaÅŸadığımız bir olay (ölüm, baÅŸarı, hastalık) bizi aÄŸlatabileceÄŸi gibi, iç dünyamızda zihnimizdeki düÅŸünceler ya da geçmiÅŸ hatıralar bizi aÄŸlatabiliyor.
En Çok Ne Zaman AÄŸlıyoruz?
Zaman açısından baktığımızda bebekliÄŸimizde ve çocukluÄŸumuzda daha çok aÄŸladığımızı söyleyebiliriz. Ergenlikten sonra azalan aÄŸlama yaÅŸlılıkla birlikte yeniden artmaya baÅŸlıyor.
Peki, en çok hangi duygu yoÄŸunluÄŸunda daha çok gözyaşı döküyoruz? Sevinç gözyaÅŸlarımız mı daha fazla yoksa acı gözyaÅŸlarımız mı? AraÅŸtırmalar % 49’luk oranla daha çok ‘hüzün gözyaÅŸları’ döktüÄŸümüzü gösteriyor. Bunu % 29’luk oranla ‘mutluluk gözyaÅŸları’ takip ediyor. En son sırada ise % 4 ile ‘korku gözyaÅŸları’ yer alıyor.
Neden Kadınlar Daha Fazla Ağlıyor?
Yapılan araÅŸtırmalar ergenlik dönemine kadar erkeklerle kızların aynı oranda aÄŸladığını gösteriyor. Bu dönemden sonra ortalama olarak kadınlar erkeklerden dört kat daha fazla aÄŸlıyor. Kadınlar yılda ortalama 64 defa aÄŸlarken erkekler 17 defa aÄŸlıyor.
18-75 arasında 331 katılımcıdan 30 gün boyunca gözyaşı günlüÄŸü tutması isteniyor. AraÅŸtırma sonucunda kadınların erkeklerden 4 kat daha fazla aÄŸladığı görülüyor. AraÅŸtırmayı yapan Dr. Frey bunu sebebini daha çok kadınlardaki hormonal dengeye baÄŸlıyor. Bunun yanında kültürel faktörlerin erkeklerin aÄŸlamasına engel olduÄŸuna da deÄŸiniyor. “Erkek adam aÄŸlamaz”, “AÄŸlamak zayıflık göstergesidir” gibi inançlar erkeklerin duygularını bastırmalarına neden oluyor.
Timsah GözyaÅŸları
Çokça kullanılan bir gözyaşı deyimi de ‘timsah gözyaÅŸlarıdır’. Timsah gözyaÅŸları döküyor demek bir ÅŸeye üzülmediÄŸi halde üzülmüÅŸ gibi yapmak demektir. Sahtekârlık, iki yüzlülük gibi olumsuz bir anlamı vardır. Timsah gözyaÅŸları denilmesinin nedeni ise timsahlar avlarını yerken, ağızlarını çokça açtıklarında, gözlerinden bir sıvı salgılanmasıdır. Aslında gözyaşı gibi görünen bu sıvının üzüntüyle bir ilgisi yoktur.
Ya Ağlayamıyorsak?
AraÅŸtırmaların aÄŸlamanın insan vücudu ve psikoloji üzerinde rahatlatıcı etkisi olduÄŸunu gösterdiÄŸini söylemiÅŸtik. Peki, aÄŸlayamayanlar ne olacak? EÄŸer aÄŸlayamıyorsak farkında olduÄŸumuz (bilinçli) ya da farkında olmadığımız (bilinçdışı) aÄŸlamamızı bloke eden nedenleri bulup onları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Gerekirse bu noktada bir psikologdan profesyonel bir yardım almayı bile tercih edebiliriz.
Özetle her ne kadar günümüzde aÄŸlamak zayıflık göstergesi olarak görülse ve gösterilse de gözyaşı dökmekten çekinmememiz gerekiyor. Çünkü aÄŸlamak ruhumuzda biriken kirleri atıp hafiflememizi saÄŸlıyor.
Üzüntünüz az sevinç gözyaşınız bol olsun.
Yazar: Psikolog Mehmet Teber |
05-02-11 |
||
| E mail: haber7.com. | Tweet | ||