
| Kategori : / DİL KALESİ | Okunma sayısı : 232 |
Rûhiyatçı rûh, târihçi târih îcâd eder mi?..
(Hayret ediyorum ki, Yirminci Asr’ın ortasında bizler, daha Aristo zamânında halledilmiş basit bilgi meselelerini cevaplandırmak zorunda kalıyoruz.)
Hayır, dostlarım! Hesapcı, adet (=sayı); hendese(=geometri)ci, şekil îcâd etmediği gibi, dilci de dil îcâd etmez!.. Sâdece konuşulan ve muayyen bir millet insanlarının birbiriyle anlaşmasına vâsıta olan dilin kelime tasarruflarına (çekimlerine), fonetik (=ses bilgisi) esaslarına ve cümle teşkîline dâir, esâsen dilin kendi bünyesinde mevcûd olan kaanunları meydana çıkarır; bunları formülleştirir ve birer kaaide hâlinde tesbît eder. Dile kelime sokmak, dilden kelime söküp çıkarmak dilcinin ve dilcilerden mürekkep bir hey’etin, hattâ - daha ileriye gideceğim - bir dil akademisinin işi değildir!..