HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ŞU GİDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar)
Okunma Sayısı: 6324
Yazar: Zeynep Yılmaz
MAZHAR-I CÂN-I CÂNÂN OLMAK (Bir kâmil mürşide varmadan olmuyor!)

Gel ey kardeş, Hakk'ı bulayım dersen,

Bir kâmil mürÅŸide varmasan olmaz!

Resûlün cemalin göreyim dersen,

Bir kâmil mürÅŸide varmasan olmaz!

Eskiye nazaran insanlarda ilme merak çok arttı. Hadis öÄŸrenelim, tefsir öÄŸrenelim de ÅŸu yalan dünyadan boÅŸ ellerle Allah’ın huzuruna varmayalım diyenler çoÄŸaldı hamdolsun. Lakin ters giden bir ÅŸeyler var, geçenlerde hadis ilmine merak salan arkadaşımla konuÅŸuyorduk. Peygamberimizin hayatını anlatan bir kitabı gösterdi, ben de o yazarın Allah dostlarına tepkili olduÄŸunu, Allah’ın ; “Benim bir dostuma kötü söz söyleyene harp açarım!” buyurduÄŸunu o yüzden Allah’ı seviyorum, peygamberimi seviyorum diyorsa öncelikle Allah ve resulünün sevdiklerini de sevmeli ve saygı duymalı yoksa yazdıkları peygamber sözü bile olsa hiç kimseye feyiz de aktaramaz, faydalı da olamaz, dedim. Çok ÅŸaşırmakla birlikte bana çok sert bir ÅŸekilde ÅŸunları söyledi: “Bence insan eleÅŸtirebilmeli, aklını kullanmalı, körü körüne baÄŸlanmamalı.” dedi.

 O an Hazreti Ebu Bekir Efendimizi düÅŸündüm. MüÅŸrikler koÅŸarak O’nun yanına gelip; “Senin dostun olan Muhammed (sav) dün gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksa’ya oradan da Allah’ın huzuruna çıkmış, artık buna da inanacak deÄŸilsin herhalde!”  dediklerinde bir tokat gibi ÅŸu müthiÅŸ sözleri söylemiÅŸti:

 Bunu gerçekten O mu söyledi? Evet cevabını alınca da;

“O söylediyse doÄŸrudur!

Bunu akıl izah edebilir mi? Bu teslimiyet ancak muhabbet kanalıyla yani gönül ile anlaşılabilir. Sevgili peygamberimiz bir duasında ÅŸöyle niyazda bulunuyor Yüce Rabbimize; “Ya Rabbi basar ve basiretimizi aç!” bu duadan da anlaşıldığı üzere tüm dünyaya sadece kafa gözüyle deÄŸil gönül gözüyle bakılmalı. Bunun yolu da peygamberimizin; “Âlimler benim varislerimdir.” hadisinde aranmalı. Çünkü peygamberimiz sadrımda ne varsa Ebe Bekir’e (ra) aktardım buyuruyor. Ebu Bekir Efendimizden bu güne kadar devam eden bir altın silsile var. Aklı olan arayıp bir hak mürÅŸit aramalı ve bulunca da artık ÅŸüphe etmemeli. Çünkü O Allah dostu, peygamber varisidir, sözünde ne riya olur ne de yalan. Sözü tesirli, duruÅŸu, bakışı bile feyizlidir. Bu büyük mürÅŸitlerden biri olan Mazhar’ Can-ı Canan hazretleri. Åžöyle buyuruyor: “Bu yolda ne bulduysam büyüklerimi sevmekle buldum!” Tasavvuf ÅŸüpheyi sevmez, teslimiyet ve gönül iÅŸidir.

Dilim döndüÄŸünce arkadaşıma bunları aktarmaya çalıştım ama yine de kendimi suçladım, ben eÄŸer ki Allah dostlarını tam olarak tanısaydım belki ona da muhabbetle anlatabilirdim, eve gelince hemen açtım kitabımı, öncelikle Mazhar’ Can-ı Canan hazretlerini daha yakından tanımak istedim:

Mazhar-ı Can-ı Canan (ks)

Uzunca boylu, gökçek yüzlü buÄŸday benizli, siyah sakallı, mehabet ve cemal sahibi bir zat imiÅŸ. YumuÅŸak görünüÅŸüne raÄŸmen heybetli,  Hz Ali'nin oÄŸlu Muhammed  Hanefiyye neslindenmiÅŸ, ataları cihetinden cedleri hep veli, ya da veli tabiatlı kimselermiÅŸ, özellikle büyükannesinin yaratıkların tesbihini iÅŸitecek bir manevi olgunluÄŸa sahip olduÄŸu rivayet edilirmiÅŸ.

Altın Silsile'nin yirmi sekizinci halkası da Hind diyarından Mirza "Åžemseddin' ve "Habibullah' lakaplarıyla anılırmış, belki de çok arzuladığı "ÅŸehidlik" sıfatıyla Rabbine kavuÅŸtuÄŸu için "Mazhar-ı can-ı canan" diye meÅŸhur olduÄŸu düÅŸünülüyormuÅŸ.

Velayetin ilk derecesiyle, velayet ilim ve varidatını ÅŸeyhi Seyyid Muhammed Nur' Bedayuni’den almış. Altın silsilede yer alan ÅŸeyhlere çok düÅŸkün ve gönülden baÄŸlıymış Özellikle imam-ı Rabbanî'yi çok severmiÅŸ. "Bu yolda ne bulduysam büyükleri, ÅŸeyhleri sevmede buldum!” demiÅŸ.

Demek ki;

Bir kâmil mürÅŸide varmasan olmaz,

Varıp da sözünü tutmasan olmaz.


Mazhar-ı Can-ı Canan tarikat ve tasavvufu ÅŸöyle yorumlamış:

Tarikat ve tasavvuf; ÅŸeriatta ihtisas yapmak gibidir,  tarikata meyilli olmak; "Hak sevgisinin ağır basmasıdır.Tarikat sadece bir zikir vasıtası deÄŸildir,çünkü zikir, herkese emredilen bir konudur. Kalb gözünün açılması da zikri çok yapmakla ancak mümkün olur. Zikirden gaye zikrin manasına ermektir. Daha ilerisi güzel ahlak sahibi olmaktır. Çünkü güzel ahlak, bu iÅŸin kaymağı mesabesindedir. Bu yüzden sevgili Peygamberimiz "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmuÅŸtur, demiÅŸ.

Nefsin tuzaklarına karşı çok uyanık olmayı tavsiye etmiÅŸ: 

Nefsin yöneliÅŸlerine karşı dikkatli olmak konusunda ÅŸöyle söylemiÅŸ; "Tasavvufta kemale eren kimse, hayır ve kemali kendi nefsine izafe etmez. Bunların hepsi emanettir ve sahibi Allah'tır. Fena haline ulaÅŸan ve müÅŸahedeye eren kiÅŸi, kendini yok sayar. Kendinde ve nefsinde hiçliÄŸi ve yokluÄŸu yakalayan, yokluÄŸu nefsini tahkir ederek ifade edebilir. EÄŸer tasavvuf ehli, dışa bakar da, varlık yanını, emanet nurlarını gördükten sonra kendi yokluÄŸunu gözden kaçıracak olursa o zaman iddiaya düÅŸer ve yolunu ÅŸaşırır" demiÅŸ.

Nefsin tuzaklarına karşı tedbirli olmak yetmiyor demek ki, Allah dostları bu tuzakların her birini aÅŸmış ve baÅŸkalarına da yardımcı olmaları için Allah’ın ve resulünün bizzat irÅŸat ile görevlendirdiÄŸi yüce ÅŸahsiyetlerdir. İlim dikenli bir yoldur, akıl hemen yanlışa, benliÄŸe düÅŸebilir, bu yüzden rehbersiz olmaz. EÄŸer rehbersiz olsaydı sevgili peygamberimizin mürÅŸidi olmazdı deÄŸil mi? Yunus Emre ne güzel söylemiÅŸ:

Gel ÅŸimdi  kardeÅŸler gidelim bile,

Nice aşıkların bağrını dele,

Cebrail delildir, Ahmed’e bile,

Bir kâmil mürÅŸide varmazsan olmaz!

 

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Zeynep Yılmaz
03-01-12
E mail: haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MAZHAR-I CÂN-I CÂNÂN OLMAK (Bir kâmil mürşide varmadan olmuyor!)
Online KiÅŸi: 29
Bu Gün: 436 || Bu Ay: 6.415 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.782 || Toplam Tıklanma: 58.632.722