HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / GEÇERKEN UĞRAYAN YAZARLAR
Okunma Sayısı: 2548
Yazar: Müjdat Gökçe
UYANALIM BE ARTIK!...

İnsanlık hüsrânın tüm boyutlarını yaşıyor. Åžirkin zulmü globalleÅŸiyor. ÇaÄŸ imaj, kandırma, vitrin, reklam, tüketme ve tükenme çağı. Çılgınlık, azgınlık ve isyan hiçbir sınır tanımıyor. Nice insan, İslâm’ı mükemmel yaÅŸayanlara ÅŸâhit olamadığı için İslâm’ın dışında kalıyor; hatta görmediÄŸine, bilmediÄŸine düÅŸman oluyor. Müslümanların da önemli bir kesimi müslümanlığı bilmiyor. Bilenlerin de yapabileceklerinin tümünü yaptıklarını iddia etmek zor. Bu ortamda, teknik imkânlarla donanan, devle(tle)ÅŸen, küreselleÅŸen fitne, sadece yapanları deÄŸil; tüm insanlığı kemiriyor. Ülkeler, sokaklar, evler, beyinler, gönüller iÅŸgâle uÄŸramış durumda. Müslüman olduÄŸunu iddia edenlerin de büyük bölümü bilinçsizce ÅŸirkin kucağına atılıyor, kurtuluÅŸu zâlimlerin safında arayıp ifsâdı ıslah zannediyor.

İslam, "La ilahe illallah" ÅŸehadetinin gereÄŸi olarak ilahlık ve hakimiyeti "AHAD"e indirgemek, ibadet ve yöneliÅŸte birliÄŸi saÄŸlamaktır, Bununla beraber İslam, "Hz. Muhammed sallallahüaleyhi ve sellem Allah'ın elçisidir" ÅŸehadeti gereÄŸi de O'nun Rabbinden getirdiÄŸi sisteme tabii olmak, Allah'ın gönderdiÄŸi kanunlara uymak, insanlığa Rasulü vasıtası ile indirdiÄŸi kitabı hakim kılmaktır.

İslam, hükmeden bir düzen, uyulan bir metod, itaat edilen bir önderlik; belli bir sisteme, metoda ve önderliÄŸe dayanan bir düzendir. Bunlar olmadan İslam’ın, kendisi olmayacağı gibi İslam toplumu da olamaz.

İslam, insanların düÅŸüncelerini, ilkelerini, ölçülerini, deÄŸerlerini, ÅŸeriat ve kanunlarını, gelenek ve göreneklerini aldıkları yegane merci Yüce Allah olduÄŸundan, beÅŸerin beÅŸere kulluk yapmaktan kurtulduÄŸu biricik sistemdir.

İslam; hem bilgi, hem ikrar, hem kabullenme, hem baÄŸlılık, hem itaat etme, hem de tüm hayatta Rasulullah'ın getirdiklerine teslimiyettir.

İslam uluhiyet ve otorite birliğinin tek oluşudur.

İslam sadece  basit görünümlü taÅŸtan ve heykelden ibaret putları yok etmek için gelmemiÅŸtir. Tarih süresince gelmiÅŸ geçmiÅŸ tüm peygamberler kafilesinin sarf  ettikleri bunca çaba ve fedakârlık ve bir o kadar iÅŸkence ve azaba katlanmaları sırf taÅŸtan ve aÄŸaçtan yontulmuÅŸ putları ortadan kaldırma amacına yönelik deÄŸildi.

Bilakis İslam yalnız Allah'a ibadet etmek ile ondan baÅŸkasına ibadet etmenin arasını ayırmak, hayatın her alanında Allah'a boyun eÄŸip itaat etmekle, Allah'tan baÅŸka mercilere kulluk ve itaatın sınırlarını kesinkes belirlemek için gelmiÅŸtir.

İslam hayatın tüm alanlarını kuÅŸatan bir sistemdir. Yüce Allah'ın hiçbir ÅŸekilde ondan baÅŸka bir dinden razı olmadığı İslam, günlük, hayatın her bölümünde Allah'a boyun eÄŸmek ve yalnızca ona itaat etmektir.

Nice insan, İslâm’ı mükemmel yaÅŸayanlara ÅŸâhit olamadığı için İslâm’ın dışında kalıyor; hatta görmediÄŸine, bilmediÄŸine düÅŸman oluyor. Müslümanların da önemli bir kesimi müslümanlığı bilmiyor.

İslami Hareket, öncelikle mü'minlerin yolu ile münkirlerin yolunun belirginleÅŸip ayrılması ile yola koyulmalıdır.

İnsanları Allah'ın yoluna davet eden bir hareketin mensupları hakka davet mevzuunda açık ve kesin olmalıdırlar.

DoÄŸru olan sözü söyleme noktasında yaÄŸcılığa ve uzlaÅŸmacılığa yeltenmemelidirler. Davayı sunarlarken hiçbir korku ve endiÅŸeye kapılmamalıdırlar.

İslami hareketin mensupları davalarının bir iman davası olduÄŸunu yakinen bildikleri zaman ancak yoldaki zorluklara tahammül edebilirler.

Müslümanların, emredildikleri gibi müslümanlaÅŸması için tevhid, cihad ve ibâdet bilincine yeniden kavuÅŸması ve bunları içselleÅŸtirmesi gerekmektedir. Müslümanların Kur’an kavramlarından, Kur’ânî emir ve yasaklardan daha fazla öncelikledikleri diploma, makam, para v.b gibi hususları baÅŸ tacı etmeleri; ne yazık ki bu gerçeÄŸi gölgelemektedir.

Bugünkü iletiÅŸim akışı içinde, medyanın; uzun boyluları cüce, cüceleri uzun boylu gösteren, hâinleri kahraman, kahramanları hâin olarak tanıtan konkav ve konveks aynaları arasında gerçeÄŸi yakalamak için yoÄŸun çaba göstermek zorundayız.

Zaman içinde doÄŸruluÄŸunu kanıtlamış, insanların ortak faziletini oluÅŸturmuÅŸ, berraklaÅŸmış deÄŸerlere elbette sahip çıkmak, dürüst herkes için ahlâkî bir görevdir.

İslâm adına rasyonalizm, İslâm adına demokrasi, İslâm adına saÄŸcılık, İslâm adına solculuk, İslâm adına Kemalizm, İslâm adına laiklik... İslâm’ın neyi kabul edip neyi kabul etmediÄŸini nerede ise Allah’ın rızâsı deÄŸil; çağın icapları tayin etmekte ve çağın icaplarına göre te’vil edilmek sûretiyle sürekli deÄŸiÅŸen bir din anlayışı ortaya çıkmaktadır.

Gerçek din Allah'ın tüm insanlar için seçtiÄŸi bunun dışındakini kabul etmediÄŸi "İslam" dinidir.

“Lâ ilâhe illâllah” kavramının, yani tevhid ve ÅŸirk gibi temel kavramların düzeltilmesi gerçekleÅŸmeden dünyamızın da âhiretimizin de kurtulması mümkün deÄŸildir.

 “Lâ ilâhe illâllah” hükmü, beÅŸerî hayatta süreklidir.

Yazar: Müjdat Gökçe
18-01-12
E mail: iletisim@mujdatgokce.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
UYANALIM BE ARTIK!...
Online KiÅŸi: 24
Bu Gün: 460 || Bu Ay: 6.439 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.822 || Toplam Tıklanma: 58.633.930