HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 5433
Yazar: Murat Türker
Mustafa İslamoğlu, ‘paralel din’den yakınmış! Duyun da inanmayın!

Mustafa İslamoğlu, ‘paralel din’den yakınmış! [1] Duyun da inanmayın!

Şimdi biz de İslamoğlu’nun bu çıkışına bakarak ‘zamanlama manidar’ desek ne lazım gelir!?

Müşarünileyh, Türkçe Olimpiyatları ile ilgili, Gülen Hoca’nın, bazı görüldüğü söylenen rüyalara atfen aktardığı “Efendimiz’in (sav) bu olimpiyatları ziyaret ettiği” meselesine takılmış!

Ama yeni takılmış!

Bu siteyi takip edenler bilir, meseleyi sıcağı sıcağına eleştirmiş, genç kızların şarkı-türkü söylediği ve dinen tecvizi mümkün olmayan böyle bir ortamı savunmanın, üstelik bu savunmayı “Efendimiz’in (sav) oraya teşrif ettiği” türü bir argümana dayandırmanın ne derece ciddi bir algı arızası olduğuna dikkat çekmiştik.

İslamoğlu’nun “Hazır, Hoca’ya ve cemaate giydirmek revaçtayken biz de kervana katılalım” kurnazlığını dolaşıma soktuğunu düşünmekle, olimpiyat meselesindeki arızayı yeni fark ettiğine inanmak arasındaki tercihi herkes kendi yapacak.

Ama altını çizelim; olimpiyatlar yaklaşık on yıldır yapılıyor!

Bir de İslamoğlu, asıl tehdidin ‘paralel din’ olduğunu ifade ederek, böyle mühim bir fikrî buluşun yine kendisinden sadır olduğunu görmemizi de istiyor.

Sahabeye hakaret eden, Kur’an’ın tahrif edildiğinden dem vuran kimi isimleri (tümü öyle değil) içinde barındıran Şia’yı elçabukluğuyla dolaşıma soktuğu bir genellemeyle, “Ehl-i Beyt Mektebi” tezkiyesi üzerinden paklayan İslamoğlu, kalkmış şimdi ‘paralel din’den yakınıyor!

Bu satırların yazarı, neredeyse yedi-sekiz yıldır ‘ehlileştirilmiş bir Din algısı’ riskinden söz ediyor. Bunu, cemaate dönük, hassaten olimpiyat organizasyonu merkezli tenkidlerde farklı düşünmediğimi ifade adına hatırlatıyorum. Ama bir bütün olarak Şia’nın itikadını, usulünü ve neredeyse ayrı bir Din denecek ölçüde farklılaşan telakkisini masumlaştıran birinin, hiçbir şey yokmuşçasına ‘paralel din’den söz açmasına da alkış tutacak değiliz. Şia’nın telakkisini, bırakınız bir paralel din olarak görmeyi, doğal bir yorum farklılığı olarak sunma kurnazlığına yaslanan birinin, başkalarına batıracak çuvaldızı olmadığını hatırlatmak mecburiyetindeyiz.

Sonra İslamoğlu, Fethullah Gülen Hoca’nın ağzından duyduğunu söylediği “Kur’an müslümanlığı diye bir sapıklık çıktı” cümlesine de fena bozulmuş! Yukarıda sorduğumuz için “Bu cümleye bu kadar bozulduğunu niye şimdi söylüyorsun?” diye tekrar sormayalım ve ‘zamanlamanın manidar’ oluşunu pas geçelim.

İyi de, hadisler ve Sünnet konusundaki bildik yaklaşımın sembolleşmiş ifadesi olan “Kur’an Müslümanlığı” terkibinin göz önündeki ciddi problemlerini nereye süpürelim? Sünnet’i içeriksizleştirmenin, Kur’an’ı, kişisel zihnî kabullerle yorumlamaya açık hale getirmenin göz boyayıcı ifadesi olan bu terkibi İslamoğlu gibilerin “Kur’an’a ittiba” diye pazarlamasını koşulsuz sineye mi çekelim?

Soralım öyleyse: İslamoğlu, “Kur’an İslam’ı” kalıbına itiraz edenleri, “müslümanları Kur’an’a uymaktan uzaklaştırmaya çalışanlar kimseler” olarak takdim etmenin ilmî ahlaktan ne ölçüde uzak bir fikrî atraksiyon ve demagoji olduğunun farkında değil midir?

Yine benzer bir soru: “Kur’an İslam’ı” terkibine olan kuşkulu yaklaşımın kaynağında Kur’an’la problemli bir zihnî pozisyonun değil; tam aksine Kur’an’a verilen değerin göstergesi olarak, Sünnet’in Din’deki kaynaklık değerine titizlenen bir hassasiyetin mündemiç olduğunu müşarünileyh bilmiyor olabilir mi?

Biliyor bilmesine ama her zaman yaptığı gibi demagojisini hakikat ambalajına sarıp takdim ediyor. Okuyalım:

“Fethullah Gülen’e derin bir iç kırıklığı ve gücenme yaşadığım an hangi an oldu biliyor musunuz? Bir gün bir görüntüsüne şahit oldum. “Kuran müslümanlığı diye bir sapıklık çıktı” cümlesini duydum kendisinden. O anda yer yarılsa da utançtan yerin altına geçsem diye düşündüm. Duymasaydım, küt diye kırıldı gönlüm. Ben inanırım ki bunu söyleyene Allah da kırılır. Nasıl bir zihindir ki Kur’an’a uymayı, tabi olmayı sapıklık olarak görür. Ben aslında bunun çok da masum olmadığını düşünüyorum.”

Her duyduğunuza inanacaksanız, böyle buyurmuş Hoca!

[1] http://www.sabah.com.tr/Gundem/2014/02/11/mustafa-islamoglu-paralel-dini-anlatti

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Murat Türker
11-02-14
E mail: muratturker.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Mustafa İslamoğlu, ‘paralel din’den yakınmış! Duyun da inanmayın!
Online Kişi: 23
Bu Gün: 630 || Bu Ay: 7.435 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.403 || Toplam Tıklanma: 58.656.754