HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / HUKUK HİKÂYELERİ
Okunma Sayısı: 1935
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
YARGIYI OLİGARŞİNİN TEMELİ KILMAK!

“Adalet mülkün temelidir!” Bu İslâm’a mahsus söz “laik devlet”te hâlâ mahkemelerin duvarlarını süslüyor. Yerine yazılabilecek yeni bir ÅŸey yok çünkü!

Altına veya üstüne Atatürk maskı konuluyor. Böylece söz ona aitmiÅŸ gibi bir tesir uyandırılıyor. Bazılarında da düpedüz,

Atatürk’ün imzası atılıyor. Bu kesinlikle M. Kemal’e ait bir vecize deÄŸildir!

Türkiye’de dille oynandığı için, “mülk”ün manası da daraldı. Åžu sıralar en fazla mal-mülk sahipleri bu sözü seviyorlar!

Halbuki burada “mülk” ülke, memleket, hatta devlet demek!

Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli adalet mi?

Buna dair bir söz yok. Bakın Cumhuriyet döneminin ilk sözlüÄŸünde “adalet” nasıl tarif ediliyor: “Herkesin kanunca tanınmış olan hakkını vermek bu hakka iliÅŸmemek eylemi ve prensibi.” (TDK Türkçe Sözlük, 1945)

Bu tarif “adalet”i gerçekten ifade ediyor mu?

Kanunca tanınmayan “hak” olabilir mi? Elbette! Kanunca tanınan bazı “hak”lar adalete aykırı olabilir mi? Kesinlikle! Kanunu yapanlar, kendilerine veya güçlü sahiplerine yontarak haklar icad etmiÅŸlerse ne yapacağız? Mesela, birileri mevzuata dayanarak darbe yapma hakları olduÄŸunu öne sürüyorlar!

Bu tarif temelden problemli.

Hadi ÅŸimdi de Osmanlı döneminden bir sözlüÄŸe bakalım: “Kaffe (bütün) fezaili (faziletleri) câmi (toplayan) bir haslet-i celile (yüce özellik)dir ki saadet-i dareyn (iki dünya saadeti) onunla husül pezir olur (saÄŸlanır).” (Kamus-ı Osmani, Salahi Bey)
Kısa bir tarif deÄŸil mi? Fakat derin anlamları var. Bütün faziletleri toplayan yüce bir özellik. Hem bu dünya, hem öte dünya saadeti için gerekli!

Bu dünya ve öte dünya?

İşte vicdan denilen hissiyatı etkileyecek hususlar. Sadece bu dünyayı düÅŸünürsek, iÅŸ kolay. Hani bir yargı büyüÄŸümüz ne demiÅŸti? “Cüzdanla vicdan arasında kalıyoruz!” Oysa kefenin cüzdanı yok!

Sözlükçümüz, bu açıklamayı yeterli görmemiÅŸ. Adaletin ayrıca kısa bir tarifini yapmak ihtiyacını hissetmiÅŸ:
“Tarif-i mücmeli (kısa tarifi), cevr (zulm) etmeyip nüfus (kiÅŸiler) ve ukulde (akıllarda) istikameti (yönü) derkâr olan (bilinen) emir ve haleti (halleri) icra etmek ve daima her iÅŸde, her ÅŸeyde ve herkes hakkında hakkı iltizam (tutma) ve hakkaniyeti ifaya (yerine getirmeye) ikdam eylemek (sürekli çalışmak) demekdir.”

Buyurun: Önce zulmetmeyeceksin!

Sonra? Her iÅŸde, her ÅŸeyde ve herkes hakkında hakkı tutacaksın! Hakkaniyeti yerine getirmeye sürekli çalışacaksın!

Cumhuriyet öncesinde adalet hassasiyetinin derinliÄŸi ile, bugünün yüksek hukukçularının tavır ve hareketleri, beyanları arasında bir baÄŸ kurulabilir mi?

Kolay kolay kurulamaz.

Her işde, her şeyde, herkes hakkında!

Åžimdi HSYK hakkında hakkı tutma, hakkaniyeti yerine getirme mevzuunda yüksek yargının tavrına bakarak yapmak istediklerini nasıl ifade edebiliriz?

“Yargıyı oligarÅŸinin temeli kılmak!”

Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
29-03-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
YARGIYI OLİGARŞİNİN TEMELİ KILMAK!
Online KiÅŸi: 27
Bu Gün: 255 || Bu Ay: 7.060 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.785 || Toplam Tıklanma: 58.649.274