
| Kategori : İKTİBAS (Alıntı Yazılar) / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma sayısı : 213 |
Sezai Karakoç'u terk edenler
Günümüzün gerçekleri, zamanın icabı, reel politika, çok değil on beş yirmi yıl öncesinin idealist nesillerini firarî kıldı. Pek çoğu esen küresel rüzgarlara dayanamadı. Dünün Akıncısı-ülkücüsünden İslamcı-milliyetçisinden bugüne, demokrat müslümanlar–reel milliyetçiler kaldı.
“…İslam medeniyetini çağa uydurmak değil, çağın ona uymasına çalışmak…” olsa da âmentüleri, çağın gereklerine ayak uydurmak oldu ameliyeleri.
Evinden kaçanların akıbetleri ile medeniyetinden firar edenlerin sonu arasında ne fark olabilir ki?
Ne firar etmektir çözüm, ne de tahavvül eylemek! Çözüm yeniden dirilmektir!
“Kur’an’ı Cebrail açtı
Sofrayı Mikail açtı
Ölümü öldürdü Azrail
Sûrunu üfledi İsrafil
Dirildi Taha
İşte böyle dirildi Taha”
Bu satırlar Haber Ajanda’nın Mart sayısında Nurullah Kaplan’a ait.
Düşündürücü değil mi?!..