
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 846 |
Kabul edin artık "Efendiler"!
Evet, kendisini bugüne kadar ülkenin “efendisi” sananlar, kabul edin! Dilinize pelesenk ettiğiniz “ülkeyi çağdaşlaştıracağız” hedefini siz şimdiye kadar yapmadınız.
İroniye bakın ki, ülkeyi muasır medeniyet seviyesine getirecek adımları, sizlerin uzun yıllar mürteci, gerici dediğiniz insanlar atıyor.
Bugün geçmişe baktığımızda sizin aslında hiçbir zaman modernleşme, çağdaşlaşma, muasır medeniyet seviyesi gibi gayeler gütmediğiniz net biçimde anlaşılmaktadır.
Meğer sizin tek derdiniz iktidar olmakmış. Ayrıcalıklı bir konumda yaşamakmış.
Siz her zaman örnek gösteriyormuş gibi yaptığınız o gelişmiş ülkelere gittiniz de oraların yaşam standartlarını bu ülke insanına getirmediniz. Demokrasi anlayışından trafik kurallarına gelişmiş ülke standartları bu ülkeye hep eksik geldi.
Ağzınızı açtığınızda Batılı eğitim kurumlarından mezun olmakla, Amerika"da, İngiltere"de yüksek lisans-doktora yapmış olmakla övündünüz. Hatta oğullarınızı-kızlarınızı oralardaki üniversitelere gönderdiniz. Dahası burada biraz sıkıntı yaşayınca oralara yerleştiniz. Ama hiçbir zaman sizi oralara çeken şeyleri burada görmek için adım atmadınız.
Yaptığınız Anayasalara tıpkı o gelişmiş ülkelerdeki gibi “demokratik, laik, insan haklarına bağlı, hukuk devleti” ilkelerini koydunuz. Ama bunları hiçbir zaman o gelişmiş ülkelerdeki gibi uygulamak istemediniz. Halkın seçtiği Başbakanı astınız! Halkın seçtiklerini indirdiniz! Onlara hakaret ettiniz. Eşleri, çocuklarıyla dalga geçtiniz.
Gece yarısı muhtıralar yazdınız! Cumhurbaşkanı seçilmiş bir insana o hep örnek gösteriyormuş gibi yaptığının gelişmiş ülkelerde davranıldığı gibi davranmadınız. Bu muydu sizin demokrasi anlayışınız?
Anayasada insan haklarına saygılı devlet dediniz. Sadece bir bölgede 17 bin faili meçhulü olan devlet mi insan haklarına saygılı? İnsanların eğitim hakkını başlarında örtü var diye engellemek mi insan hakları? Ülkenin vatandaşlarını Kur"an okuyor/öğretiyor diye tutuklamak mıdır insan hakları?
Toplumun farklı kesimlerini Alevi-Sünni diye fişlemek, yer yer çatıştırmak mıdır insan hakları? Hıristiyan, Ermeni diye her fırsatta zulmetmek midir insan hakları? Bunların bir tanesi o hep kaçtığınız, eğitimini almakla övündüğünüz ülkelerde var mıdır, gösterin.
Sizin hukuk anlayışınız hangi Avrupa ülkesinde var? 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında soruşturma başlatan savcıyı, bir davada iddianameye dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı"nı koyan savcıyı görevinden almak; mesleğinden ihraç etmek midir hukuk? Bugünlerde ilkini yaşadığımız olaylar, koca koca paşaların göz altına alınması, onlar hakkında davalar açılması sizin hep örnek gösteriyormuş gibi yaptığınız ülkelerde olan şeyler.
Koca koca paşaların dokunulmadığı bir yer istiyorsanız Afrika"da böyle yerler çok. Orada yüzbaşılar bile darbe yapıyor. Siz hayli hayli yaparsınız! Oradaki hukuk anlayışı da size zaten çok uygun!
Hep laikliği savunuyor göründünüz. Ama hiç gelişmiş ülkelerdeki laiklik yorumlarına girmediniz. Siz, sizi iktidarda tutacak bir laiklik anlayışını savundunuz.
Bir zamanlar sizin iktidarda kalma meşruiyetinizi sağlayan komünistlere karşı ittifak yaptığınız mütedeyyin insanları, sonraki dönemde bir korku vesilesi ve iktidarda kalma meşruiyeti olarak kullanmaya çalıştınız. Bu toplumda Şeriatın olamayacağını bile bile, sürekli “Şeriat geliyor” dediniz. “İrtica” diye korku salarak biraz daha iktidarda kalalım dediniz. Sizin laiklik anlayışınız başörtüsünden öteye geçemedi.
Bunu kabul edin. Siz din-devlet işlerinin ayrılmasını, insanların din ve inanç özgürlüğünü hiç tartışmadınız bile. Ne olur, o örnek aldığınızı söylediğiniz ülkelere bir bakın. Hangisinde bunlar var! Oralarda neden insanlar dinini yaşarken hangi dinden olursa olsun buradaki kadar acı çekmiyor, lütfen cevaplayın.
Evet. Siz aslında uzun yıllar mürteci dediğiniz insanlara atfettiğiniz gericiliğin en iyi temsilcisiymişsiniz.
Siz aynı zamanda yine sizden olmamasına rağmen yani halktan olan ve sizin bulunduğunuz ortama giren/girmeye çalışanlara yakıştırdığınız gibi “takiyye” yapıyormuşsunuz. Demokrasiyi, laikliği, hukuku ve insan haklarını sürekli konuşup, yazan ama uygulamaya geçmeyen, sadece iktidarda kalmaya çalışan takiyyecilermişsiniz.
Siz iktidarda kalmak için savunuyor göründüğünüz değerlerin hepsini hiçe saydınız. İktidarda kalmak için kendi halkınızı da gammazladınız. Bir dönem bunlar komünist diyerek, iktidarınıza dışarıdan destek aldınız. Bir dönem geldi, bunlar dinci, İslamcı vs. dediniz. Şimdi bilseniz ki size geçmişte destek verenler “sarışınları” hedef ilan etmiş, siz bu toplumun ve temsilcilerinin sarışın olduğunu iddia edersiniz.
Bunun için “brifingler” verirsiniz. “Akademisyenleriniz” sarışınların aptallığından, tehlikelerinden bahisle tezler yazar. “Medyanız” her gün yeni sarışınlar bulur. Herkesin sevmediğine sarışın dediği bir dönem başlatırsınız. Ama maalesef öyle bir dönem bir daha gelmeyecek.
Siz böyle çağın oldukça gerisinde iken, o gerici dediğiniz insanlar, bu çağdaş değerleri sizin gibi sözde değil, özde benimsemiş insanlarla bu ülkeyi gerçek anlamda muasır medeniyet seviyesine çıkarmak için çalışıyorlar.
Gerçi size göre onlar “dış güçler”in adamları. Onlar şöyle, onlar böyle. Siz de bunun öyle olmadığını çok iyi biliyorsunuz. Ama ne yaparsın, başarısızlığınızı izah bile edemeyecek kadar geri kaldınız.
Evet, “Efendiler”! Kabul edin. Bundan böyle efendilik yok. Herkes eşit. Yıllarca sadece Anayasa"da yer alan ve uygulanmayan ilkeler, değerler artık uygulanacak. Dokunmanın kuralları herkes için geçerli olacak. Dokunulmazlar kalmayacak.
Hep övülen, örnek gösterilen gelişmiş ülke standartlarına doğru daha hızlı gideceğiz. Tüm bunlar ne garip ki, çağdaş olduğunu iddia edip gerici olanlar tarafından değil, uzun yıllar gericilik ithamı altında kalmış ama gerçekte çağdaş kişiler ve onlarla aynı değerlere inananların öncülüğünde olmaktadır.
Stratejikboyut
Yazar: Emin Yılmaz |
10-04-10 |
||
| E mail: emin@stratejikboyut.com | Tweet | ||