HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 4132
Yazar: Serdar Demirel
Kadîm ve modern hurafelerin kıskacında dindarlık

Kadîm ve modern hurafelerin kıskacında dindarlıkMüslümanların dini anlama ve hayatlarına aktarmada karşı karşıya kaldıkları çetin zorluklar vardır. Bunlardan birisi de din tasavvuru ve dinî amellere dair insanların yaşadığı “kafa karışıklığı”dır. Birçok insan özellikle de mesajı kitleselleştiren tv programları vesilesiyle üzerlerine boca edilen kadîm ve modern yorum farklılıklarından neye inanacaklarını ve nasıl amel edeceklerini şaşırmış durumdalar.

Tasavvuru bulanıklaşanların bir kısmı dünden bugüne taşınan asılsız menkıbeler etrafında Kur’an ve Sünnet’e rağmen oluşturulmuş hurafe anlatımlara meftundur. Süper güçlere sahip olduğu vehmedilen kainat üzerinde tasarruf sahibi kutlu kişiler etrafında örülmüş hurafe din anlayışıdır bu. Muhakeme gücü ve usûl bilgisi zayıf kişiler bu türden bir din yorumunun peşine düşmeyi de, gariptir, istikamet sanabiliyorlar..

İslâm öncesi döneme ait din, kültür, gelenek ve göreneklerden sızmaların bolca olduğu bir din anlatımından bahsediyorum. Bunlara itiraz edip İslâm’ın bunları kabul etmediğini söylediğinizde size yapıştırdıkları etiket; “gelenek düşmanı, modern Müslüman” olabilmektedir.

Modern olanın ne olduğu tam bilinmediğinden meşrebine aykırı gördüğü her itirazı moderniteyle irtibatlandırabilmektedir. Ötekileştirmenin rehâvetine yaslanarak ortaya koyduğunuz delillere bakma zahmetine katlanmamanın gerekçesini kendince üretmiş olmaktadır. Böylece istikameti bozulmayacak, hakem durumundaki Kur’an ve Sünnet’e müracaat etmeyecek, meşrebinin kendisine sunduğu hurafeler çölünde gezinip duracaktır.  

Kafa karışıklığına sebep olan parantezin diğer tarafı ise İslâm’ı hurafelerden kurtarmak iddiasındaki modern İslâm söylemleridir. Modern ve postmodern döneme ait dünya görüşlerine yaslanan ve gücünü buradan alan, kadîm paradigmayı parçalamayı hurafelerle mücadele sanan bir akıl tutulması bu. Modern paradigmanın hâkim olduğu bir dönemin eğitim çarklarından geçen insanların bu türden yorumları satın alması ise zor olmamaktadır.

Bunlar bazen kadîm bidat fırkaların iddialarını modern format içinde sunarak itirazlarını yaparlar. Ama asıl yaptıkları modern paradigmayla uyuşmayan din söylemini yapı-bozuma uğratmak ve modernle uyuşturmaktır. Tabii bunun bir de postmodern versiyonu var ki onu da görmezden gelmek mümkün değildir.

Batı dünyası ve Batı’nın ürettiği bilgi birikimi, dünya görüşleri ve ona yaslanan değerler önünde özür dileyici tavırlar takınırlar hep. Suçlu olan hep Müslümanlar ve hep gelenektir...    

Bunların elbette akideden fıkha, usûlden tefsire farklı farklı itirazları mevcuttur. Ama son dönemde “Sünnet karşıtlığı”nda söz birliği etmiş gibi birbirine benzer iddialar dillendirip duruyorlar.  

Bunların Sünnet’i itibarsızlaştıran iddialarına karşı bir şeyler söylediğinizde ise hemen size “gelenekçi” etiketini yapıştırıyorlar. Gelenek dendiğinde de yukarıda bizim de şiddetle karşı çıktığımız türden bütün hurafeleri üzerinize yapıştırırlar. Oysa hurafeleri zikredip hakikati hedef alıyorlar...

Bunların meşhurları sözde dindarlığı artırmak maksadıyla televizyonlarda dinî programlar yaparlar. İnsanlar bunların anlattıklarından kalbî bir mutmainliği yakalamayı bir tarafa bırakın bütün bildiklerinden şüpheye düşmektedirler. Bol bol beyin jimnastiği yapmakta ve insanlara siz ve ecdadınız tarih boyunca hep yanlış şeylere inanıp yalnış şeylerle amel etmişsiniz diyerek hakikatin kendi tekellerinde olduğunu zımni olarak söylerler.

En bariz özellikleri hurafelere karşı savaşırken dünya kadar modern hurafe icat etmeleridir. Peygamberin dini anlamadaki otoritesini azaltma çabası da müşterek noktalarıdır.

Oysa İslâm’da ifrat ve tefrit merduttur. İster kadim olandan isterse modern ve postmodern olandan gelsin, fark etmez. Zira hurafenin ne tarihî olması onu makbul ve değerli kılar ne de modern olması.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Serdar Demirel
11-06-15
E mail: yeniakit.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Kadîm ve modern hurafelerin kıskacında dindarlık
Online Kişi: 27
Bu Gün: 304 || Bu Ay: 8.126 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.530 || Toplam Tıklanma: 58.670.958