ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 3384
Yazar: İbrahim Tenekeci
GENÇLİK ELDEN GİDİYOR MU?

GENÇLİK ELDEN GİDİYOR MU?Genç bir kardeşimizden mesaj aldım. Ne diyor, okuyalım: Bütün kıymetli yazarlar gençlerden şikâyet ediyor. Söyleyeyim dedim. Af buyurun.”

Bu cümlelerin bendeki yankısı büyük oldu. Uzun süre düşündüm. Muhasebe yaptım.

Dünyanın en eski soru ve sorunlarından biri: 'Ne olacak bu gençliğin hali?' Milattan önceden günümüze kadar.

Evvela kendi çocuklarımız. İsteriz ki, evlatlarımız bize benzesin. Hususiyetlerimizi alsın. Sözümüzden çıkmasın. Yaptığımız hataları yapmasın. Hatta bizden iyi olsunlar.

Kendi mizacımızı ve meziyetlerimizi onlarda da görmek istiyoruz. Fakat bu ne derece mümkün? Edebiyatçıların, âlimlerin, münevverlerin evlatlarına bir bakalım. Ayrıca siyasetçilerin. Sonuç?

Okuduğumuz birçok hatıratın ve dinlediğimiz nice hatıranın sonu şöyle bitiyor: 'Keşke çocuklarıma daha fazla vakit ayırsaydım.'

Peki, bizler annemiz, babamız, dedemiz gibi miyiz? Keşke olabilseydim.

Bu satırları yazarken, 'mum dibine ışık vermez' ile 'armut dibine düşer' sözleri arasında gidip geliyorum.

Şahitliğim şu: Her nesil, kendi özelliklerini de beraberinde getiriyor. Büyüdüğü / yetiştiği çağın rengini, kokusunu alıyor. Otuz sene önce dünya üstünde olmayan binlerce şey, bugün var. Mesela sosyal medya kimin aklına gelirdi? İnanılmaz oyunlar, imkânlar? Demem o ki, şartlar sürekli değişiyor.

Devirler ve şartlar. Birinci Cihan Harbi'nin yaşandığı yıllar ile günümüz bir olabilir mi? Türlü yokluk ve zorluk içinde çabucak büyüyen çocuklar.

***

Bir büyüğümüz, “Ekmek mi, Allah mı” diye sormuştu bana. Cevabımın gereğini yaptım. Biliyorum ki, aynı soruyu kendi evladına sormadı. Hikâyesi uzun ve üzücü. Evet, başkalarının çocukları. Onlarla ilgili kararlar almak ve hükümler vermek nispeten kolay.

Yanlış olmasın, anlaşılmasın: Gençlerle ilgili endişeler taşımak, çoğunlukla, bir derdin ve davanın neticesidir. Yalnız nefsimizden değil, neslimizden de sorumluyuz. Nesli muhafaza etmek. Onların İslâm kalmasını sağlamak.

Gençlerimiz geleceğimizdir. İstikbal kelimesinin karşılığıdır. Mesuliyet ve mensubiyet duygusuyla bu meseleye yaklaşanlara itimadımız tamdır. Samimiyetlerinden zerre şüphemiz yoktur. Fakat “gençlik elden gidiyor” çığlığı atan bazı kimseleri de iyi tanıyoruz. Kaç gencin elinden tutmuşlar? Hangi yeteneğin yolunu açmışlar? Hep şikâyet.

Konu gençler olunca, nedense hep olumsuz örnekleri görüyor ve gösteriyoruz. Daima güzel ve hayırlı işlerin içinde olan nice genç arkadaş var. Sadece bu dünyayı ilgilendirmeyen bir gayrete sahipler. Basit bir örnek: Kitap ve dergi dünyasını kimlerin ayakta tuttuğuna iyi bakalım.

Uygun olmayan bir fotoğraf yahut davranış bulup “gençliğim eyvah” haberi yapmak, aradığımızı bize verir mi?

***

Bütün canlıların üç ortak noktası var. İlahî ilham diyelim. Barınmak, beslenmek ve neslini devam ettirmek. Karıncadan insana ve kiraz ağacına kadar. Her şey değişse de bunlar değişmiyor.

Tamam, bazı değişimlerden tedirgin oluyoruz. Bazen yaşımızla, bazen inancımızla ilgili bir durum bu.

Değişmeyen sayısız incelik, güzellik, derinlik yok mu? Hatta eskiye nazaran daha da iyi olan? Gittiğimiz yerlerde pırıl pırıl gençler görüyoruz. Saygıda kusur etmeyen, ilgili, bilgili, hevesli ve aynı kumaştan, mayadan. On yıl önce vaziyet nasıldı? Böyle gençlerin sayısı daha mı çoktu? Hayır.

Sancağı devralacak, emaneti koruyacak gençler mutlaka çıkıyor ve çıkacaktır.

Yeni bir terim öğrendim ve çok hoşuma gitti: 'İcap nöbeti.' İşte bu nöbeti gönüllü tutacak.

Bütün bunlar, büyükler bir şey yapmasın / yazmasın anlamına gelmez, gelmemeli. Aklıma şimdi, şu anda, iki şey birden geliyor: Bedenden ziyade gönül terbiyesi ve dünya tecrübesinin paylaşılması.

***

Ahmet Muhip Dıranas 'insan, belli bir yaştan sonra ileriyi göremez oluyor' diyor. (Yazılar, Adam Yayınları, 1994, sayfa 242.) Doğru mu bu? Cümle açılabilir ve birçok şey söylenebilir.

Bazıları geriyi de göremiyor. Her fırsatta 'yeni gençler çıkmıyor' diyenlere, en son okudukları kitabı, dergiyi sormak gerekiyor.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İbrahim Tenekeci
14-08-16
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
GENÇLİK ELDEN GİDİYOR MU?
Online Kişi: 17
Bu Gün: 75 || Bu Ay: 1.715 || Toplam Ziyaretçi: 2.228.884 || Toplam Tıklanma: 52.241.303