HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1928
Yazar: Ahmet Murat
BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ÂLEMDE İNSÂN OLMAYAN

BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ÂLEMDE İNSÂN OLMAYANRessam, aÄŸaç oyma sanatçısı ve oyma baskı sanatçısı Hokusai gün doÄŸumundan gece  yarılarına kadar çalışırmış. Geride otuz binden fazla eser bırakmış olması, bu Japon’un kendi sanatı hakkında sarf ettiÄŸi ÅŸu sözünden daha ilginç gelmiyor bana: “YetmiÅŸ yaşından önce resmini yaptığım bütün o ÅŸeyler arasında sözünü etmeye deÄŸecek bir tek ÅŸey yok. YetmiÅŸ iki yaşında kuÅŸların, hayvanların, böceklerin ve balıkların gerçek nitelikleri ve otlarla aÄŸaçların doÄŸaları üzerine nihayet bir ÅŸeyler öÄŸrendim.”

Bu söz, bize sadece ustalığın bir tür çileciliÄŸin kozası içinde edinildiÄŸini söylemiyor, aynı zamanda ustanın varlığına özgü bir bakışın, onun biricik kıldığı bir tecrübenin, dünyada ona özgü bir yer tutuÅŸun kıymetini de belirgin kılıyor. Usta, sadece ortaya koyduÄŸu eserler yoluyla usta olmuÅŸ kiÅŸi deÄŸildir anlamı da çıkıyor buradan. Usta belki aksine, kendi eserlerini yıkması ve reddetmesi gereken bir eÅŸiÄŸi de, yine sadece kendisinin belirleyebildiÄŸi biri oluveriyor.

Eser önemlidir elbette ve ustayı görünür kılar. Ama bu yetmez. Daha önemlisi, ustanın eserler ve eserler boyunca edindiÄŸi bakıştır. Malzemesini ve konusunu tanıması, tanıması deÄŸil belki duymaya, duyumsamaya baÅŸlaması, malzemesinin ve konusunun tabiatı hakkında baÅŸka ustalarla paylaÅŸamayacağı yepyeni bir duyuÅŸa eriÅŸmesi, iÅŸte o bunlarla usta olmuÅŸtur.

Bu kertede artık eserden deÄŸil, insandan bahsetmeye baÅŸlarız. Seneler içinde aslında bir insan birikmiÅŸtir.

Hokusai’nin kendi sanatı hakkındaki deÄŸerlendirmesini, biraz acımasız olma pahasına, hayata bütünüyle uyarlayabileceÄŸimizi görüyorum. Hangimiz, belli bir yaÅŸtan sonra, geçmiÅŸteki “hayat sanatı”mızı eleÅŸtirmemiÅŸizdir ki? Hangi yaÅŸlı, gençlik boyunca, sabah gün doÄŸumundan gece yarılarına kadar inÅŸa ettiÄŸi hayatının o herhangi bir gününü, yeni baÅŸtan ve bambaÅŸka bir zevke mebni olarak yeniden kurmak istememiÅŸtir ki? Toprağın altı, hayatta ustalaşınca, hayat denilen ÅŸeyin de çoktan sonuna geldiÄŸini fark eden kıdemlilerimizle dolu.

Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir buyuran ilahi ölçü, dikkatimizi bir insanda düÄŸümlenmiÅŸ, bir insanda birikmiÅŸ, bir insan ölçeÄŸinde damıtılmış insanlık anlamına çekiyor: İnsan, kolayına insan olmuyor yani. Bir insanı imha etmek, yıllar yıllar içinde, o sonsuzcasına çeÅŸitlenip çiçeklenmiÅŸ olan anlar boyunca, insanın eriÅŸtiÄŸi o bütün bir dünyevi ve ruhsal deneyimi imha etmek anlamına geliyor. Bir insanın ilahi fiillere ve ÅŸuunata mazhariyetini yok etmek, bir insan tezgahında Allah’ın dokuduÄŸu ve görünür kıldığı manayı yıkmak anlamına geliyor.

İnsanın topraktan binasını yıkmak yanında, kalbini yıkmak da bir cinayetten farksız. Çünkü aslında insanın insan sayılması için gereken anlam, iç dünyasında yaÅŸanmış hayatın bir muhassalası. İnsan olmanın anlamı, içte kurulan iklimin ÅŸartlarında yaÅŸanmış bir hayatla açığa çıkıyor. İnsan içine çıkmaya mecali olmayan ve bir yataÄŸa mahkum olan bir kötürüm mesela, bir dış hayata sahip olmamakla birlikte, bu iç hayatı sebebiyle insan oluyor. Kalp yıkılınca, insan oluÅŸun vasatı yıkılmış oluyor.

Ama insanın kıymetini takdir edebilmek için de kiÅŸinin önce kendisindeki insanlık cevherini takdir edebilmesi gerekir. Yani insanın kendisine bir insan olarak biçtiÄŸi deÄŸer, baÅŸka insan teklerine yönelik alakasını ve hürmetini de belirler. BaÅŸkasındaki anlamı deÄŸerli bulabilmesi için öncelikle bu anlamın kendisindeki yankısını bulabilmiÅŸ ve onu tanıyabilmiÅŸ olmalı.  Yani, “Asaf’ın mikdarını (deÄŸerini) bilmez Süleyman olmayan/ Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan.” (Ziya PaÅŸa)

Åžu dünyada insan olmaktan baÅŸka bir vazifemiz yok. İnsan olabildikçe, insan olmanın ne olduÄŸuna dair de güçlü bir ÅŸuur kazanacağız. Bu ÅŸuur baÅŸka insanlara bakışımızda önümüzü aydınlatacak. BaÅŸka insana duyduÄŸumuz hürmet, bizim hürmete layık oluÅŸumuzda temellenecek. Hürmet görebilmek için deÄŸil, hürmet görmesek bile cevherimizin hürmete layık olması bakımından hürmet gösteriyor olacağız. Hürmet göstermenin, karşımızdakini yücelten bir ÅŸey olmak yerine, bizi yüce kılan, bizim insan olmaya dair ÅŸuurumuzu keskinleÅŸtiren bir ÅŸey olduÄŸunu anlayacağız.

Hürmetten kazançlı çıkanın hürmet gösterilen taraf olduÄŸunu sanıyorsak çok yanılıyoruz. Asıl kazançlı olan, hürmet göstererek, kendisindeki insan olma anlamını billurlaÅŸtıran, insan olmanın niteliÄŸine dair bir aydınlanmanın peÅŸinde olan taraftır.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ahmet Murat
18-02-17
E mail: gercekhayat.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ÂLEMDE İNSÂN OLMAYAN
Online KiÅŸi: 21
Bu Gün: 679 || Bu Ay: 7.484 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.471 || Toplam Tıklanma: 58.657.570