
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 1737 |
Bir önceki yazımda Şeyh Edebali Türbesi’ndeki askerlerden bahsetmiştim.
Türbe ziyaretinden sonra Söğüt’e geçtim. Ertuğrul’un Ocağı Söğüt’e…
Ocak kelimesini çok severim. Ocağı tüttürmek deyimine ise vurgunum. Söğüt’de Ertuğrul’un ocağının tüttüğüne bütün kalbimle, ruhumla inanıyorum.
Ocağı tütmek, erkeklere mahsûs bir deyim gibidir. Oysa ocağı tüttüren kadındır. Âile ocağını da devlet ocağını da…
Bugün kadınlar günü. Bu münâsebetle, Ertuğrul Ocağı’nın kadınlarını anmak istiyorum.
Halime Hâtun’un kabri, Ertuğrul Gâzi Türbesi’nin yanında. Onun bu mütevâzı kabrini görünce şaşıran bir arkadaşıma şöyle demiştim:
“Onlar yaşarken de böyleydiler. Yerlerini bilirlerdi. İş başa düşünce öne çıkıp devlet kurtarırlar; işleri bitince sessizce yerlerine geçip olanı biteni ölçer tartarlardı. Alternatif değil, tamamlayıcı bir hâlleri vardı. ”
Halime Hâtun, Hayme Ana’nın gelini. Bir insanın Hayme Ana gibi anası, Halime Hâtun gibi eşi olsun da nasıl Ertuğrul olmasın? Eli mahkûm!
Hayme Ana, her dâim eşine destek olmuş, eşi vefât edince de obanın başına geçmiş yiğit bir kadın. Hamur yoğuran eli kılıç da tutmuş. Onun dirâyeti olmasa Kayı boyu belki de darmadağın olurdu. Bana göre Osmanlı’nın kurucusu Hayme Ana’dır; ondan sonra da Halime Hâtun’dur.
Âile de devlet de sırf erkeklerin insafına bırakılmayacak kadar değerlidir. Her ikisinin de orta direği kadındır.
“Dirilmek için sıkı sık Söğüt’e gitmeliyiz.” derken derdim biraz da bu. Biz kadınların, bu büyük kadınları tanıması lâzım. Kapitalizmin ve modernizmin kıskacında sürüklenip giderken bizi diriltecek, yere sağlam bastıracak rol model kadınlara çok ihtiyacımız var.
Entrikası olmayan, dürüst, sağlam, özü sözü bir kadınlara..
Hem âileyi hem devleti kuran ve koruyan kadınlara…
Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.
Yazar: Kerime Yıldız |
10-03-17 |
||
| E mail: enpolitik.com. | Tweet | ||