HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1501
Yazar: İbrahim Karataş
TÜRK KORKUSU

TÜRK KORKUSUBugünkü Avrupa Birliğinin (AB) kuruluşu Winston Churchill’in 1946’da öne sürdüğü Avrupa Birleşik Devletleri fikrine dayanır. Birliğe ilk üyelik başvurusunda bulunan ülkelerden olan Türkiye üç nesildir üye olmuş değil ve böyle giderse olacağa da benzemiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikiyüzlülüğe isyan edip Avrupa’daki 6 kral ile 3 kraliçenin (Avrupa’da halen 9 monarşi var) çıplak olduğunu yüzlerine vurması pek hoşlarına gitmedi. “Aday ülke” ipiyle Türkiye’yi çeperinde tutan Avrupalı amatör siyasetçiler, Erdoğan’ın baskılarına dayanamayınca gerçekleri söylemek durumunda kaldılar.  

Nedir bu gerçekler? Birincisi, onların da belirttiği gibi; AB bir kültür birliğidir. Kültürden kasıt dindir. Dinden kasıt Hristiyanlık’tır. Türkiye daha az bir nüfusa veya daha güçlü bir ekonomiye sahip olsa bile kendi içlerine almalarının imkânı yoktur. Çünkü Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bize kendi hilafetimizi kaldırtan Avrupa, hâlâ halife gibi gördükleri Papa’nın ve her ülkedeki piskoposların telkinleriyle hareket eder. Velev ki bazı liderleri ateist olsa bile Müslüman alemine karşı hızlıca tek millete dönüşebiliyorlar.

Diğer ve belki de en önemli gerçek; Türk korkusudur. Bizde statüko her ne kadar Osmanlı’yı vatandaşlarına unuttursa da Avrupa’nın Osmanlı kâbusları devam ediyor. Bu kâbusların bir kısmı kendi uydurdukları rivayetlerden ileri gelir. Mesela mevcut İngiliz Dışişleri Bakanı Boris Johnson 2007’deki bir makalesinde İstanbul’un fethini anlatırken; kadınlara tecavüz edildiğini, Bizanslıların köleleştirildiğini, yüzlerce kesik başın sularda yüzdüğünü ve Fatih’in Bizans imparatorunun kesik başını bir mızrağın ucuna taktığını yazar.

Avrupa halkı Türkleri hâlâ bu tür kurgusal hikâyelerden tanır. Ayrıca Türklere karşı sürekli yenilmenin verdiği öğrenilmiş çaresizlik, onları uzun süre Türklerin yenilmez ve korkusuz olduğuna inandırmıştı. Örneğin geçmişte Türklerle Akdeniz’de seyahat eden bir Alman, Türklerin kalabalık bir korsan grubuna rastlayınca korkmalarını hayretle karşılar ve Türklerin de korkabileceğini o gün anladığını söyler.

Görünen o ki Türk fobisi devam ediyor. Suriye’de YPG’ye verilen desteğin arkasında da bu korku görülebilir. Batı gerçekten özerk bir Kürt devleti mi kurmak istiyor yoksa Türklerin girip çıkmamasından mı korkuyor? Bir Kürt koridoru kurmak işlerine gelir ama sanki Türklerin girip çıkmamasından çekiniyor gibi bir bilinçaltıyla hareket ediyorlar. Akıllarına muhtemelen (Türkiye’nin müdahale ve orada kalma gerekçelerini göz ardı ederek) Kıbrıs geliyordur.

Bu kadar takıntılı bir birliğin parçası olmak pek ihtimal dahilinde görünmüyor. Kanaatimce AB Türkiye’yi sadece güvenlik gerekçeleri için üye yapabilir (bkz. NATO üyeliği). Bunun için de AB’nin kapısında varoluşsal bir güvenlik tehdidinin olması gerekiyor.  Diğer hiçbir sebep üyelik için yeterli görülmeyecektir.  Oysa Türkiye’yi üye yapmak için (kabul etmeseler de ) gayet güzel bir bahane daha var. O da Türklerin liderlik vasıfları.

Türklerin her dönemde en güçlü ülkelerden birine sahip olmalarının sebebi lider bir toplum oluşundan ileri gelir. Osmanlı gibi bir devleti azınlıktaki Türk nüfusuyla dünyanın en güçlü ülkesi haline getiren sebep liderlik kabiliyetleridir. Bunun sebebi kılıç olamaz. Çünkü kılıç düşmanda da vardı. Sebep o dönemdeki arpa-buğday ekonomisi de olamaz.

Türkiye birçok noktada Avrupa’nın gerisinde olabilir. Fakat son zamanlarda da anlaşıldığı üzere birliği birleştirecek en önemli eksiklik liderlik sorunudur. Üye ülkelerin en ufak bir sorunda AB’den ayrılmayı dillendirmeleri bağların ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. İçlerinde AB yönetiminin kararına rağmen 1000 kadar mülteciyi bile kabul etmeyen ülkeler var.  Mülteci akını biraz daha artsa AB tarih olup gidecek. Düşünsenize Türkiye AB üyesi ve liderler toplantısında Sayın Erdoğan konuşuyor. Homurdanan Avrupalı liderlere vereceği cevapları hepimiz tahmin edebiliyoruz.

Fakat Avrupalıların önyargılarına yenilip Türkiye’yi üye yapmayacaklarını da biliyoruz. Türkiye de herhalde Avrupalılara Papanın eski mesleği olan gece kulübü bekçiliği yapmak için üye olmaz. Bu uzun tiyatroyu bitirmek en iyisi olacak ama görünen o ki küresel bağımlılık her iki tarafı da tatlı yalanlara inanıyormuş gibi davranmaya devam ettirecek.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İbrahim Karataş
08-05-17
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TÜRK KORKUSU
Online Kişi: 27
Bu Gün: 586 || Bu Ay: 7.391 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.329 || Toplam Tıklanma: 58.655.735