HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1763
Yazar: Ali Osman Aydın
ARMAĞAN VE BAHADIROĞLU SAĞLAM DURAMADI

ARMAĞAN VE BAHADIROĞLU SAĞLAM DURAMADI

Bahadıroğlu, Armağan ve Atatürk tartışmaları…

TV Nette yayımlanan Derin Tarih programında Afet İnan’ın “Çankaya’nın nikahsız first lady’si” olduğu iddia edildi. İddiayı, Süleyman Yeşilyurt yaptı. Aynı iddia yıllar önce yayımladığı bir kitapta dillendirilmişti.

Bu iddia Atatürk’e hakaret kabul edildi. Yeşilyurt savcılığa teslim oldu. Ardından da tutuklandı.

BU AÇIKLAMALAR, YAKIŞTI MI?

Mustafa Armağan, tartışmalara dair açıklamasında Yeşilyurt’un sözleri için “Tasvip etmiyorum” dedi.  Sanki yayında Çankaya’daki yatak odası anekdotunu anlatmamış gibi…

45 yıllık yazarım diyerek kendini savunan Yavuz Bahadıroğlu ise “Ağzımdan çıkmayan söz beni bağlamaz!” diyerek kenara çekildi. Üstelik programda Yeşilyurt’a Afet Hanım için “Güzel miydi?” sorusunu yöneltecek kadar konuya kitabın ortasından yaklaştığı halde.

‘Mahrem’e dair yapılan seviyesiz spekülasyonu savunsaydılar’ demiyorum elbette. Çirkinlik savunulamaz. Yiğitlikle, asaletle bağdaşmaz. Tartışmasız, bel altıdır…

Ama…

Yayına konuk aldığınız ve yayın boyunca aksi yönde tek kelime dahi etmediğiniz birini tepkiyi görünce “Biz birlikte değiliz (!)” der gibi tanımamazlıktan gelmeniz… Hiç olmadı beyler, yakışmadı.

BAZI KEMALİSTLERİN KÜFÜR MENÜSÜ

“Sapık!

Alçak!

Haysiyetsiz!

Ahlaksız !“

Ahmet Hakan,  Atatürk tartışmalarıyla ilgili düşüncelerinin bir kısmını böyle veciz bir şekilde özetledi.

Yeniakit.com.tr’nin haberine göre ise 2001 yılında aynı iddiayı yine Süleyman Yeşilyurt’un kitabına istinaden Posta gazetesi yayınlamıştı. Hatta aynı haber 6 Kasım 2001’de Milliyet’te ve 29.10.2014  CNN Türk’ün wep sitesinde yayınlanmıştı.

Posta, CNN Türk ve Milliyet Aydın Doğan’a ait olduğuna göre…

İşin hukuki boyutu bir kenara, Hakan’ın ve ultra Kemalist çevrelerin hakaret ve küfürleri Aydın Doğan içinde geçerli midir acaba? Aynı pervasızlıkla söyleseler de bilsek…

BU SÜREÇ VESİLESİYLE…

Sosyal Medya’da, gazete köşelerinde ve ekranlarda sarf edilen

“Babanızı bilmezdiniz!”

“Kim bilir bir şeyhe kaçıncı eş olacaktınız?”

 “Bu yüzden dedelerinizi sallandırdık”

 “Yunan’ın çocukları”

ifadeleriyle 90’ların kaotik havasını soluduk ve Kemalist hoşgörü bir kez daha iliklerimize dek işledi…

 “AL SANA ATATÜRK’Ü KORUMA KANUNU”

“MİLLETİMİZ yepyeni bir Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkardı.

- Generaller yok.

- Ordu yok.

- Hükümet gücü yok.

- Devlet gücü yok.

- Asık suratlar yok.

- Çatık kaşlar yok.

- Lacivert takım elbiseler yok.

- Üniformalar yok.

- Silah yok.

- Tank yok.”

“Millet olaya el koymuş.” Ahmet Hakan’a göre. Bu, 5816’ya lüzum kalmadı demektir ki Hakan’ın da iddiası bu. O halde destek verin de kaldırılsın bu kanun. “Millet olaya el koymuş” mu? görelim…

AKTÜEL TARTIŞMALARA GİRMENİN HAFİFLİĞİ

Hem Kemalist hem de muhafazakar cephede süregiden tartışmaların seviyesine, tonuna bakıyorum da, Platon’un Devlet adlı eserinde, “akılca ve ruhça zayıf olanlarla tartışmayı yasak etmesi” daha bir şık görünüyor gözüme…

ŞUNU BİR ANLASAK!

Bütün kamplaşmalar aşırı yüceltmeden kaynaklanıyor… Türkiye de tarih sağcısı için de solcusu için de bir puthane…Herkes elindeki baltayla diğerinin putunu kolluyor.

MÜLTECİLERİN ÖLÜM YOLCULUĞU

İMKANDER’in 2016 yılına dair hazırladığı rapor yayımlandı. Rapor korkunç bir gerçeği ve büyük bir utancı belgeliyor. Rapora göre dünyada “65 milyon insan” mülteci durumunda  yaşıyor. Sadece 1 yıl içinde denizlerde boğularak can veren mülteci sayısı 3.336…3.336 hayat, 3.336 hikaye…Emin olun, diziler, evlenme programları, haber bültenleri, klipler bu gerçeği maskeleme çabasından başka bir şey değil!

İLGİLİLERİ İÇİN 19 MAYIS’A ÖZEL ŞİİR ÖNERİLERİ

19 Mayıs’ta türlü güzellemelere girişecek yurttaşlarımıza hiç zahmet vermeyelim ve 19 Mayıs için birkaç şiir önerisinde bulunalım.

Edip Ayel’in Atatürk için kaleme aldığı,

“Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe
Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.

Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun
Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.”

diye başlayıp dilimin varmayacağı şekilde devam eden şiirini tavsiye etmeyeceğim elbette.

Faruk Nafiz Çamlıbel’in,

“Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil
Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun
Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil
Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!”

dizelerinin yer aldığı şiirinin gözyaşlarıyla okunacağına eminim ama Atatürk’ü koruma kanunundan önce yazılan bu şiirde “put” ifadesi kullanıldığı için, bu da olmaz.

Vasfi Mahir Kocatürk’ün,

“Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti
Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.”

şiiri de fazlaca “Tanrı, Peygamber“ gibi dini terminoloji barındırdığı için Kemalist rasyonalizmle örtüşmeyebilir.

Behçet Kemal Çağlar’ın Süleyman Çelebi’nin Mevlidini taklit ederek

“Atatürk’e es selat” diye bitirdiği şiiri de uygun değil ama “Atatürk’e Sesleniş” şiiri pekala olur:

“Başını bekliyor her boş duran diz,
Biz bir gün saparsak fırlar kalbimiz,
Yola düşer birden açtığın izde,

Adın besmeledir her işimizde.”

19 MAYIS’A GENÇLER UMUTLU GİRİYOR…

Ekonomik yapımız nefes aldırmıyor…

Toplumsal dokumuz iç karartıyor…

Sanat dünyamız yıkılıyor…

Medyamız hastalık saçıyor…

Eğitim sistemimiz problem üretiyor…

Ama, gençler ‘in % 78’i geleceğe umutla bakıyor.

Bunu, TÜİK verileri söylüyor…

YENİ TÜRKİYENİN ESKİ TARTIŞMALARI

Türkiye’nin çehresi, nüfusu, kültürü hızla değişiyor, tartışma konuları hariç! Modernleşme iki yüzyıldır üzerinde debelendiğimiz bir bataklık. Tanpınar“Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor.” derken ne kadar da haklı…

MADDİYAT NİHAİ AMAÇ MI?

Reklamlarda, filmlerde modern insanın tek gerçek motivasyonunun maddi amaçlar olduğu vurgulanıyor. Oysa İbn Haldun “Bir insanın hayatından büyük bir değeri yoksa, onun hayatının da bir değeri yoktur” diyor. Belki bu her şeyden önce siyaset dünyasına uygun bir deyiş. Keşke 21 Mayıs’taki Ak Parti kongresinde, bu sözü bir afişte görebilsek…

TELEVİZYONA AYRILAN ZAMAN DERS SAATİ KADAR

Jean J. Rousseau “Çocukların ahlakını gördükleri kötülüklerden çok, sizin onlara öğrettiğiniz kötülükler bozar.” diyor Emile’ de. Hemen gevşemeyin… Rousseau bu sözleri, diziler Türk toplumunu emzirmeye başlamadan yaklaşık 250 sene önce söyledi.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ali Osman Aydın
19-05-17
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ARMAĞAN VE BAHADIROĞLU SAĞLAM DURAMADI
Online Kişi: 28
Bu Gün: 584 || Bu Ay: 7.389 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.327 || Toplam Tıklanma: 58.655.729