HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
Cumhurbaşkanı Erdoğan bakan yardımcılarını atadı    Hamas: İsrail ile ateşkese varıldı    BM'den Gazze çağrısı: Adım atın    İşgalci İsrail Hamas'ı tehdit etti    'Özal'ın kehaneti doğrulanır, 21. yüzyıl Türklerin yüzyılı olur'    SGK'dan emekli maaşı zamlarıyla ilgili açıklama    Abbas'tan uluslararası topluma çağrı    Adnan Oktar'ın yeri belli oldu    Hasta yakınından doktora saldırı    MHP lideri Bahçeli'den 28 gün eleştirisi    FETÖ'nün önde gelen isimlerinden Hancı'ya hapis cezası    'Türkiye Kıbrıs için üzerine düşeni yapacak'    Oktar operasyonunda hazine ele geçirildi    19 kişinin kimliği belli oldu    Cumhurbaşkanı Erdoğan Moldovalı mevkidaşı Dodon ile görüştü   
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 262
ŞİLİLİ YAŞLI ADAM, ŞERİALI STOPER MUHAMMED, GAZZELİ DEMİRCİ ALİ

DERSİNE İYİ ÇALIŞAN SAHTE ŞEYH ÇOK TEHLİKELİDİRAnahtar

“Elimdeki anahtarı bana babam verdi. Ona da babası vermiş. Bu anahtar benim eve dönüş umudum. Ben giremesem bile umarım çocuklarım bu anahtarla evimizin kapısını açarlar.”

Bu cümleleri kuran adamın ailesi, 1800 yılların ortalarından itibaren gelen Filistinli ailelerle birlikte yerleşmiş Şili’ye. Futbolculuk, ardından teknik direktörlük derken yaşlanmış. Yaşlanması ve ailesinin neredeyse 150 yıldır burada, Şili’de yaşıyor olması ve hayatı boyunca bir kez olsun Filistin toprağına adım atamamış olması bir an olsun umudunu kaybetmesine yol açmamış. Bir gün, elinde sıkı sıkıya tuttuğu o anahtarla eve dönecek. Eve, Yafa’daki portakal bahçelerine… Eve, Gazze’deki balıkçı barınaklarına. Eve, Kudüs’teki zeytin ağaçları gölgelerine…

Anahtar… Bir umut, bir sembol, bir eve dönüş şifresi. Bir demirden harita... O anahtar sadece bir kapıyı değil, yeniden bir hayatı, elinden alınmış bir hayatı da açacak.

Ve Şili’den binlerce kilometre uzakta, Gazze’de bir demirci var. Adı Ali.

Şair, onun çocukluğu için yazmıştır şu dizeleri: Kaş çatarım düşmanıma, tanklarına taş çakarım / Ustam beni eve yollar, küçük kızına bakarım / Adım Ali; Ramallah’tan / Cenin kampına sürüldüm / İşe giderken canlıydım, dönüşte tel tel döküldüm / Bakırcının çırağıyım, yaşım oniki olmuştur / Anam beni bir güz günü hıçkırırken doğurmuştur / Göçmen kuş sürülerine ısmarlandı istikbalim

Hayır, ispatlayamam bunu. İspatlamama gerek de yok. Çünkü biliyorum, mıh gibi biliyorum ki şairin anlattığı o Ramallahlı Ali büyümüş ve bir demirci ustası olmuştur Gazze’de. Ateşin harıyla tutunmuştur memleketine. Pazısının gücüyle tutunmuştur. Ustasının kızıyla tutunmuştur. Onu hıçkırırken doğuran anasının hüznüyle ve hıncıyla tutunmuştur.

Gazzeli demirci Ali “eve dönüş anahtarları” dövmektedir her gün. Eve dönüş anahtarı dövüp insanlara evlerini hatırlatmaktadır.

“Semboller niçin önemlidir” sorusunun cevabı şudur: Çünkü semboldürler.

Anahtar sana ait bir yerin sembolüdür. Elinde bir anahtar varsa orası senindir. Mahremiyetiyle, zenginliği ya da sefaletiyle, acısı ya da sevinciyle o yer senindir. Bir anahtarda bir ev vardır ve ev her şeydir. Ev, her şeydir.

Gazzeli demirci Ali ustanın dövdüğü anahtarlar da, Şili’deki adamın sıkı sıkıya tutunduğu anahtar da “evin anahtarı”dır.

Varsın dünya yanlardan ve üstlerden daralsın. Varsın duvarlar yükselsin dört bir yanda. Varsın açık hapishanelere dönüşsün şehirler. Anahtar kimdeyse umut ondadır. Nefret karşıda, umut ondadır.

Bir minibüsün camına kafasını yaslayıp hayaller kuran stoper Muhammed’in anahtarı da bu umuttur işte. Babası bir gün hapisten çıkacaktır. Babası hapisten çıkınca Muhammed İspanya’da, İngiltere’de, Almanya’da bir takımın adam geçirmez stoperi olacaktır. Bütün dünya alkışlayacaktır onu ve o bütün dünyaya “Filistin özgürdür ve bizimdir” diye haykıracaktır. Ölmezse yapacaktır bunu Muhammed. Babası hapisten çıkarsa yapacaktır.

Çünkü anahtar Muhammed’dedir. Umut Muhammed’dedir. Hayal kurabilme kabiliyeti Muhammed’dedir.

O anahtar o kapıyı günün birinde açacaktır ve orada artık zeytinler, portakallar ve balıklar olacaktır.

O anahtar o kapıyı günün birinde açacaktır ve orada artık hayat olacaktır bütün çağrışımlarıyla.

O anahtar, hayatın anahtarıdır ve bütün dünya bilmelidir ki Şili’deki o yaşlı adam, Gazze’deki demirci Ali usta ve Şeria’daki stoper Muhammed elbirliğiyle o anahtarla o kapıyı açacaklardır.

Kader böyle tecelli edecektir ve kötüler bilmektedirler ki kaderin tecellisinden saklanabilecekleri tek bir ağaç arkası olmayacaktır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İsmail Kılıçarslan
08-04-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ŞİLİLİ YAŞLI ADAM, ŞERİALI STOPER MUHAMMED, GAZZELİ DEMİRCİ ALİ
Online Kişi: 26
Bu Gün: 31 || Bu Ay: 4589 || Toplam Ziyaretçi: 1062080 || Toplam Tıklanma: 28426250