HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1282
Yazar: Dursun Gürlek
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN VE İSMET İNÖNÜ

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN VE İSMET İNÖNÜFatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi adından ve icraatından en fazla söz edilen Osmanlı padiÅŸahlarından biri de – hiç ÅŸüphe yok ki – Sultan İkinci Abdülhamid Han’dır. Büyük bir dirayetle ve hayranlık uyandıran politik bir deha ile tam otuz üç yıl koca Osmanlı Devleti’ni idare eden bu otuz dördüncü hükümdar – bilindiÄŸi gibi – bin bir iftiraya uÄŸradı. Yerli ve yabancı garazkârlar tarafından aleyhinde ciltler dolusu kitaplar yazıldı. Esefle belirtelim ki, yerli muhaliflerin en pespaye cümlelerle yaptıkları hücumlar, aslı astarı olmayan suçlamalar, yabancı Abdülhamid düÅŸmanlarını bile hem ÅŸaşırttı, hem sevindirdi. Bu mazlum hükümdar, yaratılış itibariyle ÅŸefkatli ve merhametli bir karaktere sahip olmasına raÄŸmen utanmadan, sıkılmadan kendisine “Kızıl Sultan” yaftası yapıştırıldı.

Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında tavan yapan deni ve ÅŸeni iftiralar, aklın, mantığın kabul etmediÄŸi aleyhdeki propagandalar yeni nesilleri fena etkiledi. Yazar çizer takımını bir tarafa bırakınız bir zamanlar siyasi otoritenin en başındaki devletlular bile bu “Kızıl Sultan” yakıştırmasını dillerine dolamaktan bir türlü kendilerini kurtaramadılar.

Bizim kuÅŸak, Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın ne büyük bir padiÅŸah olduÄŸunu ve bu büyüklüÄŸünden dolayı alçakların, cahillerin ve gafillerin hücumuna uÄŸradığını Necip Fazıl Kısakürek, Hüseyin Nihal Atsız, Nizameddin Nazif TepedelenlioÄŸlu, ReÅŸad Ekrem Koçu, Raif Ogan, İsmail Hami DaniÅŸmend, Yılmaz Öztuna, Ziya Nur Aksun, Münevver AyaÅŸlı gibi yazarların ve tarihçilerin eserlerinden ve yazılarından öÄŸrendi. Bunların içinde özellikle üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Ulu Hakan Abdülhamid Han” isimli eseri büyük bir önem arzediyor. Bu kitap daha yayımlanır yayımlanmaz büyük bir ilgiyle karşılandı. Adı geçen eseri okuyan herkes, mazlum ve maÄŸdur sultanın gerçekten “ulu” sıfatını tam anlamıyla hak ettiÄŸini, ondan sonra iÅŸ başına gelen İttihatçıların “ulu” deÄŸil, cüce olduÄŸunu gayet iyi anladı. Bunların içinde olanca samimiyet duygusuyla ve nedamet tövbesiyle ÅŸahane ÅŸiirler yazanlar bile görüldü.

Yukarıda isimlerini saydığımız ÅŸahsiyetlerin, diÄŸer ifadesiyle yerli yazarların dışında hariçten de Hünkârı müdafaa sesleri yükseldi. İşte bunlardan biri olan Pakistanlı Meryem Cemile, “Garp Materyalizmi Karşısında İslam” isimli eserinin bir yerinde “İkinci Abdülhamid’i Müdafaa” baÅŸlığı altında kaleme aldığı satırlarla tarihi bir gerçeÄŸi dile getirdi. Abdülhamid, “Kendi zamanında memleketinin hayatını ve bekasını ÅŸahsi menfaatlerinden üstün tutan yegane Müslüman hükümdardı. EÄŸer Sultan Abdülhamid’in tedbirleri çok sert oldu ise, bunun yegane sebebi, onun baÅŸvuracak baÅŸka çaresi kalmadığı içindi” demek suretiyle onu anlamayan yahut anlamak istemeyen güruha gerekli cevabı verdi.

Yukarıda Sultan Abdülhamid Han’a “Kızıl Sultan” diye iftira atanların arasında, garazkâr kalemlerin yanı sıra, en üst seviyeye çıkmış idarecilerin de bulunduÄŸunu söylemiÅŸtim. Bunlardan birinin de İsmet PaÅŸa olduÄŸunu, Åžubat 2018 tarihli Türk Edebiyatı dergisinde, Özer RevanoÄŸlu Bey’in “Bir Dost Daha Kaybettik” baÅŸlığıyla neÅŸredilen yazısından öÄŸreniyoruz. İkinci Küllük Kahvesi’nin, nâm-ı diÄŸer “Marmara Kıraathanesi”nin müdavimlerinden olan Özer Bey, yine bir baÅŸka “Marmaratör” olan merhum aÄŸabeyimiz Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel’in vefatıyla ilgili olarak kaleme aldığı bu yazıda, sözü Necip fazıl’ın “Ulu Hakan Abdülhamid Han” isimli bu kitabına getirip ÅŸunları söylüyor:

“Yayın hayatına baÅŸladıktan bir süre sonra rahmetli Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınan ‘Ulu Hakan Abdülhamid Han’ kitabını yayımladık. Her yerde kullanılan Abdülhamid posterleri son derece çirkindi. Kırçıl bir sakal, uzun bir burun, kambur bir adam. Bunlar özel olarak hazırlanmış resimlerdi. Bunlardan daha kötüleri de vardı. Mesela bin dokuz yüz altmışlı yıllarda ÇemberlitaÅŸ’ta, bir berber dükkânında bir Abdülhamid resmi asılıydı. Bu resim tamamen çırılçıplak kadınlardan meydana gelmiÅŸti. KaÅŸları birer çıplak kadından meydana geliyordu. Yüce Sultan’ın bütün yüz hatları, son derece maharetli bir ressam tarafından çıplak kadınlarla iÅŸlenmiÅŸti. Abdestsiz gezmeyen Gök Sultan’ın nasıl bir kadınperest olduÄŸunu anlatmak için hazırlanmış kasıtlı bir resim.

Bu konuda azami bir hassasiyet göstererek Gök Sultan’ın gençlik resmini bulduk ve kapakta onu kullandık. Kitap yayımlandıktan kısa bir süre sonra C.H.P. Genel BaÅŸkanı İsmet İnönü, Büyük Millet Meclisi’nde konuÅŸma yaptı. ‘İstibdad ile bir devre damgasını vurmuÅŸ olan Kızıl Sultan Abdülhamid’i, Ulu Hakan diye ananlar var’ gibi sözler söyledi.

Bu haberi ben de sabahleyin gazetede okudum. Elbette çok canım sıkıldı. O günleri yaÅŸayan bir çok insanın hatıraları yayımlanmıştı. Bir çok hakikatler gün yüzüne çıkmışken ayrıca o günleri çok iyi bilmesi gereken İsmet PaÅŸa, neden hâlâ böyle düÅŸünüyordu. Menfi düÅŸünenler her zaman, her yerde olabilir. Anlaşılan o ki İsmet PaÅŸa, öyle biri deÄŸildi. Bilerek, ÅŸuurlu bir ÅŸekilde Abdülhamid aleyhtarıydı. Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi, Gök Sultan’ın devrilmesinde büyük rol oynamış Enver PaÅŸa ve Talat PaÅŸa gibi nâdim (piÅŸman) olanlardan deÄŸildi.

O gün Ahmet AÄŸabey, öÄŸle vaktini biraz geçe hışımla Yaprak Kitabevi’ne geldi. Kitabevinin bir köÅŸesinde bir yere geçerek yazıp çizmeye baÅŸladı. Bir dosya kağıdı üzerine ebatlarını da yazarak bir ilan hazırlamıştı. ‘Bu ilanı hemen birisi gazeteye götürsün ve yarın bu ilan mutlaka çıksın!’ dedi. Belli ki Ahmet AÄŸabey de İsmet PaÅŸa’nın konuÅŸmasını okumuÅŸ ve çok öfkelenmiÅŸti.

Ahmet AÄŸabey’in hazırlayıp reklam için gazeteye gönderdiÄŸi kağıtta ÅŸunlar yazılıydı.

‘Emekli General İsmet İnönü’yü Küplere Bindiren Eser: Ulu Hakan Abdülhamid Han. Yazan: Necip Fazıl Kısakürek. Ötüken Yayınevi.’”

Bu vesileyle Sultan Abdülhamid Han’a, Necip Fazıl’a ve Prof. Ahmet Nuri Yüksel’e bir kere daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Dursun Gürlek
03-02-19
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN VE İSMET İNÖNÜ
Online KiÅŸi: 46
Bu Gün: 713 || Bu Ay: 6.691 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.232 || Toplam Tıklanma: 58.640.660