HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 133
Yazar: Abdurrahman Dilipak
"DEHŞET DENGESİ" VE TEHLİKENİN AYAK SESLERİ

Bugün ABD’nin Akdeniz’de bulunan 6. Filoya bağlı denizaltılarda Polaris grubundaki nükleer savaş başlıklarının toplam infilak gücü 2. Dünya savaşındaki toplam infilak gücünden daha fazla.

Peki Rusya’da durum ne? Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın yeni nesil hipersonik kıtalararası balistik füzesi Sarmat’ın son test aşamasına geldiğini açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov, yeni geliştirilen Avangard hipersonik kanatlı planörlü stratejik füze sisteminin sesten 27 kat hızlı olduğunu belirtmişti. Borisov, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Son testler, Avangard’ın 27 mach (32 bin km’den fazla) hıza ulaştığını gösteriyor. Bu hız karşısında hiçbir füze savunma sistemi Avangard’ı imha edemeyecek. Ve ABD’nin tamamen yok edilmesi için 10 Sarmat füzesi yeterli olacak.” Bir Rus uzmana göre, “Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerinde 100’er bin kişinin hayatını kaybettiği biliniyor (5 yıl sonra bu rakamlar ikiye katlandı). 1945’te nükleer bombaların gücü ortalama olarak 20 kilotondu, yani her bir kiloton anında 5 bin kişinin ölümüne yol açtı. Bizim RS-28 Sarmat füzelerimizden bir tanesi, 6,75 ilâ 7,5 megatonluk nükleer patlayıcı taşıma kabiliyetine sahip ve bu, ABD’nin nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde 33,75 ilâ 37,5 milyon kişinin ölümüne yol açabilir. 10 Sarmat füzesi, ABD’nin tüm nüfusunu yok edebilir.”

ABD Bilim Adamları Federasyonunun raporuna göre dünyada 9 ülkenin elinde 14.555 nükleer füze var. Rusya 6800 ile liste başı. 2. sırada ABD var. ABD’nin nükleer başlık sayısı: 6600. Fransa 300, Çin 270, İngiltere 215, Pakistan 140, Hindistan 130, İsrail 80, Kuzey Kore 20 nükleer başlığa sahip.

Rusya’nın yeni füzeleri ile füze sayısının da fazla bir anlamı kalmıyor. 10 füze ABD’yi yok etmeye yeterse, Rusya’yı yok etmek için bunun 2 katı gerekiyor. 200 yeni nesil nükleer füze dünyanın tamamında hayatı sonlandırmak için yeterli olabilecek.

Dünyanın göller hariç karasal yüzölçümünün yarısı 11 ülkeye ait. Geri kalan % 40’lık kısmını 200’e yakın ülke ve özerk bölgeler paylaşıyor. Dünyanın %10’luk bölümünü ise Antarktika kıtası oluşturuyor. Dünya üzerinde en büyük karasal alana sahip olan ülke Rusya. Rusya, 16 milyon 995 bin km2’lik yüzölçümü ile 148 milyon 940 bin kilometrekarelik dünya yüzölçümünün yüzde 11.4’ünü oluşturuyor. Rusya’yı sırasıyla yüzde 6.26 ile Çin, yüzde 6.2 ile Kanada, yüzde 6.1’le ABD, yüzde 5.6 ile Brezilya ve yüzde 5.1’le Avustralya takip ediyor. Türkiye’nin karasal alanı ise dünya karasal yüzölçümünün ancak yüzde 0.5’ini oluşturuyor.

Nüfus olarak bakacak olursanız, dünya nüfusunun yarısının yaşadığı Çin ve Hindistan’ı yok etmek için 25 Sarmat füzesi yetecek!

Bir nükleer savaşın insanlık için ifade ettiği tehdit herkesin gözünü korkutuyor. Bugünkü dehşet dengesi, yeni bir dünya savaşının önündeki en büyük engel. Galibi olmayacak bir dünya savaşını kim niçin başlatsın ki! Yine bir delinin çılgınca bir atağı ile dünyanın böyle bir tehlikeyle yüzleşmesi %0 bir ihtimal değil.

Unutmamak gerekir ki, bu veriler sadece nükleer füzelerle ilgili. Yoksa biyolojik, kimyasal silahlar, konvansiyonel savaş başlıkları ile aslında elimizdeki toplam infilak gücü dünyamızı birkaç kez parçalamak için yeter de artar bile.

İşin ilginç yanı, bütün bu gerçeklere rağmen silahlanma bütün hızıyla devam ediyor. Bu yarışı durdurmak da mümkün gözükmüyor. Silah çeşitleri artıyor, menzilleri artıyor, tahrip gücü yükseliyor. Silaha ulaşmak kolaylaşıyor ve ucuzluyor. Yapay zeka, internet üzerinden aslında her şeyi tahrip gücü çok yüksek bir silaha dönüştürülebilir.

Son zamanlarda hiç de iç açıcı haberler gelmiyor. Alın size bir haber: Kanada’da, “The Three Percenters” adında İslam karşıtı bir silahlı grup kuruldu. Grubun, ülkede 16 camiyi aktif olarak kontrol ettiği ve harekete geçmeye hazırlandığı öğrenildi.

Şu habere ne dersiniz: Tarihinin en ciddi siyasi krizini yaşayan ve ABD›nin işgalle tehdit ettiği Venezuela›nın başkenti Karakas’ta eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’e karşı gerçekleştirilen ve 48 saat süren darbenin bastırılmasının 17’nci, Bolivarcı Ulusal Milis Gücünün kuruluşunun 10’uncu yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi. Kent merkezinde askeri geçitlerin yapıldığı Kahramanlar Meydanı’nda Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun da katılımıyla gerçekleştirilen törende, toplamda 2 milyon 199 binden fazla mensuba ulaşan Bolivarcı Milis Gücünün temsilcileri yemin etti.

Şu haber de Almanya’dan: Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı (İç İstihbarat Servisi) Başkanı Thomas Haldenwang, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, son yıllardaki gelişmelerin aşırı sağcı oluşumlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti. Aşırı sağ tehlikesine işaret eden Haldenwang, “Çeşitli aşırı sağcı grupların birbirleriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Haldenwang, aşırı sağcı çevreler ile mevcut siyasi gidişattan memnun olmayan popülist “protestocu vatandaşlar” arasındaki sınırın da giderek belirsizleştiğini kaydetti.

Bir süredir uyarıyorum, eğer İsrail ve ABD “Ortadoğu ve Filistin İçin Barış Önerisi” bahanesi ile Filistinlileri Kudüs’ten çıkararak Süleyman Mabedi’nin yeniden inşası için harekete geçecekse 3 şeye dikkat edelim. 1-Bizi can evimizden vuracaklar. İran ile Suudi Arabistan arasında bir füze savaşı ve güneyden Yemen’in devreye girmesiyle Mekke ve Medine’yi hedef alacaklar. 2- Aralarında, başta Türkiye de olmak üzere, bölge devletlerinde terör, ekonomik ve siyasi kriz örgütleyecekler. 3- Doğuda ve batıda her yerde İslam’a ve Müslümanlara çok yönlü saldırılar gerçekleştirilecek.

Aslında şu kadın, aile ve gençlik tartışmaları, uyuşturucu, alkol, fuhuş, mavi balina ve benzeri bilgisayar oyunları bu konuda öncü saldırılar. Gezi bileşenleri içinden yine kendileri için işbirlikçiler aramaya çıktılar. Shell’in çıkışı, Tabibler Odası, LBGT çıkışı boşuna değil. Bunlar öncü hamleler.

Daha önce de yazdım. Şu anda Türkiye dünyada en fazla siber saldırıya uğrayan ülkelerin başında geliyor. Ve biz siber güvenlik açısından hâlâ daha işin başındayız. Türkiye’yi bu konuda bu kadar geç bırakanlardan bu konuda iki cihanda da davacıyım. Yazık, günah! HW, SW ve bilgi çöplüğü olduk ya hu! Bilgisayarın beyni hükmündeki altyapı yok, göbek hükmündeki kullanım alanı, sosyal media, haberleşme ağı sürekli büyüyor. Büyük saldırı öncesi sosyal medianın kötü kullanımına ve şok edici siber saldırılara hazır olalım. Bugünkü saldırılar daha çok test mahiyetinde. Büyük saldırı için kamu ve özel birçok kurumun serverine trojanlar yerleştiriyorlar.

Aslında tehlike sadece bize ve İslam dünyasına yönelik değil. Bölgemizle de sınırlı değil. Bütün dünya benzer bir tehdit ve tehlikeyle yüz yüze. Bu tehditle başedebilmek için Müslümanlarla müttehid, yeryüzündeki bütün erdemli insanlar ve mazlumlarla müttefik, bize düşmanlık etmeyen, değer üreten herkesle, nimet ve külfet dengesine dayalı itilaflar gerçekleştirmeliyiz.

Ne olur şu seçim sürecini bir an evvel noktalayın. Zaman kaybediyoruz. Yapmamız gereken daha çok işimiz var. Selâm ve dua ile.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Abdurrahman Dilipak
16-04-19
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
"DEHŞET DENGESİ" VE TEHLİKENİN AYAK SESLERİ
Online Kişi: 25
Bu Gün: 133 || Bu Ay: 5024 || Toplam Ziyaretçi: 1318321 || Toplam Tıklanma: 34927590