HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 1170
Yazar: Ebubekir Sifil (Doç. Dr.)
Eş'arî/Mâturîdî çizgiden ıramış olmamız onların yanlışlığından mı, bizim yabancılaşmışlığımızdan mı?
TASAVVUF PASİFLEŞTİRİR Mİ?Bin yıldan fazla bir zaman sonra Eş'arî/Mâturîdî çizgiden ıramış olmamız onların yanlışlığından mı, bizim yabancılaşmışlığımızdan mı?
 
Osmanlı tarih sahnesinden çekildikten sonra oluşan boşlukta "Selef'e/Hadise ittiba" örtüsü altında dünyamıza girmiş bulunan çizginin aynen bugün gibi Ümmet'in zayıf dönemlerindeki icraatlarını biraz tarih malumatı olanlar bilir.
 
H. 4. asırdaki "Berbahâriyye" fitnesi tecsim inancını kılıç zoruyla dayatırken Ümmet'i "Hadîse ittibaya" çağırıyordu.
 
H. 5 ve 6. asırlarda da devam eden bu fitne döneminde tekfir ettikleri Ümmet'e gâvur eziyeti eden de onlardı.
 
Bugün kendilerine Ehl-i Hadis diyenler arasında Eş'arî/Mâturîdî kelimelerini duyduğunda kırmızı görmüş gibi olanların selefi Ehl-i Hadis değil, Müşebbihe ve Mücessime'dir.
 
Kendisine "Selefî" diyenler arasında Ehl-i Sünnet Kelamı'nı, mezhebe ittibayı ve Kelam ve Fıkıh ulemasının onayladığı Tasavvufu reddetmeyenler varsa gerçekten, elbette sözüm onlara değil. Ama şahsen ben böyle bir "selefî" ile bugüne kadar karşılaşmış değilim.
 
Tarihi ders çıkarmak için okumalıyız deriz, ama bunu sadece bir kalıp cümle olarak söyleriz. Tarihte Şia'nın yaptıkları ortada. Ama biz sanki günümüz Şiası onlardan farklıymış gibi düşünüyoruz. Hicaz bölgesini katliam yaparak Osmanlı'dan ayıran Vehhâbî fitnesi için de aynı durum geçerli. Aynı genetik yapı, aynı argümanlar, aynı icraatlar.
 
Tarih bize hikâye mi anlatır?..
 
Yazar: Ebubekir Sifil (Doç. Dr.)
16-09-20
E mail: facebook.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Eş'arî/Mâturîdî çizgiden ıramış olmamız onların yanlışlığından mı, bizim yabancılaşmışlığımızdan mı?
Online Kişi: 32
Bu Gün: 414 || Bu Ay: 6.393 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.746 || Toplam Tıklanma: 58.631.862