HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- İNSAN
Okunma Sayısı: 518
Yazar: Yusuf Kaplan
Ramazan Medeniyeti-4: Hüznün diriltici sesleri ve renkleri

Ramazan Medeniyeti-4: Hüznün diriltici sesleri ve renkleriRamazan mevsimi aslında leziz bir hüzün iklimi. İnsana aslında insanı arındıran, kanatlandıran bir kalp, bir ruh hediye eden bir iklim.

Yazıya, ÅŸöyle girmeye çalışayım:

Hüznünü yitirme, kalbin kararır.

Kararan kalp, hayatını da karartır.

Hüzün, bitmemiÅŸ bir ÅŸarkıdır; tamamlanmamış bir hikâye...

BitmemiÅŸlik, tamamlanmamışlık hâlidir hüzün.

Hüzün, umutların bittiÄŸi anlamına gelmez. Aksine hüzün varsa, umut da vardır.

Hüzün, kiÅŸinin acziyetini kabul etmesiyle ortaya çıkar. Ama insan, ancak acziyetini farkettiÄŸi an, azmanlaÅŸmaktan kurtulur, insanlaÅŸmaya -baÅŸkalarının acısını duymaya- baÅŸlar...

RAMAZAN’IN SIRRI: HÜZÜN FÜTÛHÂTI MEVSİMİ OLMASI

Ramazan’ın sırrı nedir?

Özlenen bir ay olmasıdır. Her dem özlenilecek olaylar, unutulmayacak tadlar, kokular, yaÅŸanamayacak anlar, anılar yaÅŸanıyor ve yaÅŸatıyor olması.

Hüznün bütün boyutlarıyla, enlemesine ve boylamasına yaÅŸanabiliyor olması, Ramazan’ın sırrı bu.

Ramazan bir hüzün mevsimidir: Yaz, kış demeden, bildik mevsimleri aÅŸan, insanı aÅŸkınlaÅŸtıran, aÅŸkınla buluÅŸturan bir hüzün fütûhâtı mevsimi.

Hüzünsüz yaÅŸanmaz Ramazan. Hüzünsüz tadılmaz, tadına varılmaz.

Nasıl yaÅŸansın ki hüzünsüz? Ramazan, felsefî olarak Rabbimizin, kendimizin ve dünyanın bihakkın farkına varmamıza, dünyayı ve kendimizi duymamıza, görünür-görünmez bütün boyutlarıyla yaÅŸamamıza imkân tanır.

Hüznü, Ramazan’da yaÅŸar insan, Ramazan’da duyar, Ramazan’da tadar hüznün meyvelerini iliklerine kadar...

İşte bu yüzden olsa gerek, kerem sahibi Allah Teala “orucun ödülünü ben vereceÄŸim” diye buyurmuÅŸ, böylelikle burada Ramazan orucunun ontolojik farklılığına, derinliÄŸine, boyutlarına bu ÅŸekilde dikkat çekilmiÅŸtir.

KiÅŸinin, Ramazan boyunca bir ay, gece gündüz kendi’ni düÅŸünmesi, baÅŸkalarını düÅŸünmesi, yoksulu kimsenizi düÅŸünmesi, hüznünü büyütür ve hüznün, baÅŸkalarının, farklı olanın farkına varma farkındalığı olduÄŸunu görür kiÅŸi; kendine gelir, farkını farkeder.

GÖLGEDEN ÖÄžRENİR İNSAN GÖRÜNMEYEN GERÇEĞİ, O YÜZDEN GÖLGEDE SERİNLER...

Dünyaya dalmak, güneÅŸin en tepe anındaki ışıklarına doÄŸru koÅŸmak gibidir; insanın gözü kamaşır; bu sert güneÅŸ ışığı gibi ayartır, duyarsızlaÅŸtırır ve körleÅŸtirir insanı bu dünya.

Dünyayı, ayartıcı en tepedeki güneÅŸ ışığı gibi görmek ve sadece o kamaÅŸtırıcı ışığa yürümek, gölgeleri görememek demektir.

Bize gerçeÄŸi gölgeler öÄŸretir.

Gölgeler, gerçeklerin görünmeyen boyutlarına iÅŸaret eder. Sûretler, hakikatin yansımalarıdır. Hakikati biz sûretleri vasıtasıyla biliriz, daha da önemlisi, yaÅŸarız.

YaÅŸamayan bilemez.

Tadamayan anlayamaz.

Gölge’den öÄŸrenir insan görünmeyen gerçeÄŸi. O yüzden gölgede serinler insan: Gölgede iskân eder.

“Gölge” olmasa ne yapar bunca varlık, bunca can? Sıcaktan yanar, soÄŸuktan donar.

HÜZÜN: RUHUMUZUN İŞARETİ

İşte hüzün, hayatın gölgesidir, ruhumuzun iÅŸareti; ruhumuza iÅŸaret eden, ruhumuzun varlığını gösteren, duyumsatan rengi, dokusu, kokusu hayatın.

Hüzün, ölümün de hayatın da bütün renklerini hissettirir, bütün seslerini duyumsatır, yaÅŸatır insana.

Hayatın tadı, hakikatin rengi, rengarenk, renk-a-henk akan ritmidir hüzün.

Hüzünsüz hayat, hayatın ruhsuzlaÅŸması, insanın duyarlıklarını, insanî duyargalarını yitirmesidir.

Hüzün kavranmadan, daha da önemlisi, hüzün yaÅŸanmadan sevgi de, aÅŸk da, muhabbet de, özlem de kavranamaz, yaÅŸanamaz, duyumsanamaz.

HÜZNÜN RENGİ: MÜMİN’İN YÜREĞİ

Hüzün, mü’minin sesidir: Hüznün rengi, mü’minin yüreÄŸidir. Bu dünya geçicidir, her ÅŸey geçici bu dünyada. O hâlde kalıcı olanın izini sürmek gerekirken geçici dünyaya dalması insanın, hüzünlendirir mümini, inanmış insanı.

Hüzün, her dem diri, her dem taze olma hâlidir.

Hüzün, bütün renkleri yaÅŸama, bütün sesleri duyma hâli; yaÅŸlandıkça özleme, özledikçe gençleÅŸme ahvâli.

Ramazan bir hüzün mevsimidir: Hayatı, bütün boyutlarıyla, renkleriyle, kokularıyla, dokularıyla ve sesleriyle duyma ve yaÅŸama imkânı ve mekânı, mahalli ve hâli, vasat’ı ve vasıtası, yolu ve yolculuÄŸu...

Hüzünle yeÅŸerir bütün çiçekler... hüzünle meyve verir bütün aÄŸaçlar... hüzünle ve sevinçle, susuz toprakların, susamış canların susuzluÄŸunu giderme neÅŸvesiyle akar bütün “ırmaklar”... sonsuzluk deryasına...

Ramazan’da varlığın, insanlığın, tabiatın hüznünü, sesini duyabilen, hüzünlerini iliklerine kadar yaÅŸayan yürek ülkesinin çocuklarına selâm olsun.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Yusuf Kaplan
11-04-22
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Ramazan Medeniyeti-4: Hüznün diriltici sesleri ve renkleri
Online KiÅŸi: 31
Bu Gün: 490 || Bu Ay: 6.469 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.870 || Toplam Tıklanma: 58.635.145