
| Kategori : EDEBİYAT / UNUTULMAYANLAR | Okunma Sayısı: 863 |
Yaprak dökümü sürüyor: Öncüler aramızdan ayrılmaya devam ediyor… Sırada Ömer Lütfi Ağabey varmış, demek ki… Allah rahmet eylesin… Mekânı cennet olsun… Başımız sağolsun…
Ne güzel insandı/n Ömer Lütfi Ağabey! İvazsız, garazsız, kinsiz, hasedsiz… Hâzâ insan! Hâzâ müslüman!
Ömer Lütfi Ağabey, esas itibariyle gönül adamıydı; gönlü bol, neşesi bol, hüznü bol bir dervişti… Manevî hayatı derindi… Biz'den biriydi… Bu toprakların, harcı Malazgirt'ten sonra karılan, mayası Horasan dervişlerinin, ermişlerinin, önderlerinin, öncülerinin aşk, şevk ve fetih, gönüllerin fethi ateşiyle yoğrulan hâs Anadolu toprağının, ruhunun, ikliminin çocuğuydu…
Bu yönüyle, Ömer Lütfi Ağabey, zihnimde her zaman derin bir tarihî ve manevî sürekliliğin müşahhaslaşmış, ete kemiğe bürünmüş bir misali, emsalleri pek kalmayan alçakgönüllü bir timsali olarak şekillenmiş bir örneği olarak yer etmiş, kazınmıştı adeta… Onu her gördüğümde, onunla her sohbetimizde bu timsal capcanlı bir şekilde tecessüm ederdi önümde her zaman…
O yüzden kendisine çok büyük saygı ve muhabbet beslerdim… O da bunu hissediyor olmalıydı ki, hangi işe el almış ve Ömer Ağabey'i elvermeye davet etmişsem, tereddüt etmeden gelir, elini elimin üzerine koyar; böylelikle onun manevî desteğinin derûnî, diriltici, yaşatıcı gücünü her zaman yanımda, etrafımda hissederdim…
TV5'i kurduğumuzda, adam gibi bir dizi çekelim diye davet etmiştim Ömer Lütfi Ağabey'i… Birkaç hafta çalışmış ama maddî kaynakların yetersizliğinden (!) ötürü tasarılarımızı hayata geçirme imkânı bulamamıştık; ama Ömer Ağabey, maddî kaynakların yetersizliğinden ötürü ses getirecek, dil kuracak, duyarlık yeşertecek bir çalışma yapamadığımız için benim ne kadar üzüldüğümü fark ettiği için, sık sık arardı; üzülmeyeyim diye…
TV5'te yapamadığımız işi, bir başka düzlemde, genç sinemacılar yetiştirme sürecinde yapmayı başardık hamdolsun… Allah razı olsun, her tür desteği verdi bana… BSF'li yıllarda, öğrenci arkadaşlar üzerinde iz bırakan, ufuk açan etkileri oldu… Ne mutlu onlara…
Ömer Lütfi Ağabey, tıpkı Horasan erleri ve erenleri gibi, öncü bir dervişti: Sinema ve televizyon hayatımızda yetenekli, parlak, kişilikli, ümit ve gelecek vadeden bir kuşak yetiştirdi… Bugün berbat Türk televizyonlarında bu ülkenin medeniyet birikiminin, ruhunun, ideallerinin ekrandan hayata yansıtılmasında çaba gösteren ne kadar insan varsa onların hepsinde de doğrudan emeği vardı Ömer Lütfi Ağabey'in…
Az şey mi bu? Bizimev'lerden Deli Yürek'lere Kurtlar Vadisi'nden nicelerine kadar önemli, çığır açan dizilerin arkasında Ömer Lütfi Ağabey'in birikimi, ruhu ve nefesi vardır…
Yine sinemamızda Osman Sınav'dan İsmail Güneş'e kadar bu toprağın ruhunu, manevî derinliğini, kültürel zenginliğini sinemamızın dünyasına katan pek çok film yönetmeninin çalışmalarının gerisinde de Ömer Lütfi Ağabey'in emeği, katkısı çok büyüktür…
Ömer Lütfi Ağabey'in dürüstlüğü, alçakgönüllülüğü, her zaman doğruya doğru, eğriye eğri diyebilen özgüveni, asaleti, fedakârlığı toplumumuzun bütün kesimleri tarafından takdir edilmesine, sevilip sayılmasına imkân tanımıştı…
Gerek özel hayatında, gerekse yapıp ettiği her şeyde karşımıza çıkan taa Horasan erlerinden, erenlerinden, gönül ve ruh öncülerinden devşirdiği dervişâne ruhu ve duruşu ile düşünce, sanat ve sinema hayatımızda yeri doldurulamayacak bir öncü dervişi kaybettik… Allah rahmet eylesin… Öncü, derviş ve sâlih kullarıyla haşretsin… Amin.
Yazının tamamı için tıklayınız.
Yazar: Yusuf Kaplan |
20-11-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||