HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
'9 ayda 1 milyon 700 bin kişi istihdam edildi'    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'ya geldi    Fed yetkilileri faiz arttırma konusunda uzlaştı    Mısır'dan Katar'a vize uygulaması    Muğla'da 5,3 şiddetinde deprem    Kemal Gümüş Mavi Marmara yolcusu diye Kudüs'e alınmadı    Zimbabve eski Devlet Başkan Yardımcısı Mnangagwa ülkesine döndü    'Öğretmen açığıyla ilgili çalışmalar yapacağız'    Sadr: Suudi Arabistan ziyaretim İran'ı kızdırdı    ABD'de petrol sondaj kulesi sayısı arttı       Yolcusu rahatsızlanan uçak Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı    BM: Mladic kararı adaletin yerini bulduğunu gösteriyor    Almanya'daki Türk marketine silahlı saldırı düzenlendi: 2 kişi yaralandı    Elazığ'da telefon dolandırıcısı tutuklandı   
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 72
AH TESLİMİYET!

AH TESLİMİYET!Görüntüde bir ‘adam’ var. Gözleri dolmuş, incecik ağlıyor. Yaşlar, yavaşça süzülüyor. Efendimiz(sav)’in vefat eden oğlu İbrahim’i toprağa verdikten sonra mübarek göz pınarlarından akan yaşları getiriyorsunuz aklınıza. Zira ahval, aynı ahval…  

Görüntüdeki ‘adam’, İzmir’in Selçuk ilçesinde imamlık yapıyor. İsmi İbrahim Taşdemir. Ve evet, ‘adam’ın isminin niçin İbrahim olduğuna dair hiçbir şüpheniz kalmıyor yüzünü görünce. İbrahim’sen hüzün senin içindir, iman senin içindir ve elbette teslimiyet senin içindir.

Görüntüdeki ‘adam’ın derdi dağları aşkın. O görüntü çekilmeden dakikalar önce ellerinde ateşten yakıcı bir haber tutarak polis memurları gelmiş İbrahim Taşdemir’in görev yaptığı camiye. Demişler ki ‘ciğerparen, oğulcuğun, küçücük torununun babası Ahmet Alp Taşdemir Diyarbakır’da şehit oldu hocam.’

Oğulcuğunun adının niçin Ahmet olduğuna dair şüphemiz yok. Ahmet’sen imtihan senin içindir, gayret senin içindir ve elbette teslimiyet senin içindir.

Ve oğulcuğunun adının niçin Alp olduğuna dair şüphemiz yok. Alp’sen cihat senin içindir, mücadele senin içindir ve elbette teslimiyet senin içindir.

Görüntüdeki ‘adam’, gözyaşlarını incecik akıtarak, tane tane dizerek kelimeleri, her bir kelimenin hakkını vererek ve her bir kelimesiyle her birimizin omzuna dünyalar kadar sorumluluk yükleyerek anlatıyor.

Diyor ki: ‘Bu ezan ve bayrak, necip milletin omuzunda yücelmeye devam edecek. Benim oğlum peygamberlerin yanında olan şehadet makamına ulaştı. Doğduğunda Rabbim bizi şereflendirmişti, şehit olarak ölümüyle de yine şereflendirdi. Bunun için ben Rabbimin hükmüne boyun eğdim. Hiç şikâyetim yok.Rabbimizden gelen başım gözüm üstüne. Bizim ümmetimiz, milletimiz, vatanımız sağ olsun. Allah bu millete zeval vermesin. Siyonistlerle, kâfirlerle, haçlılarla cihat ederken benim oğlum şehit oldu, bundan şeref duyuyorum. Elhamdülillah Rabbim bize böyle bir makamı lütfetti. Şeref duyuyorum.’

Görüntüdeki ‘adam’ı izlerken kendi kendime yönelttiğim soru şu:Sende var olduğunu var saydığın iman, bu teslimiyeti, bu teslimiyetin yarısını, bu teslimiyetin onda birini sağlıyor mu sana? Sendeki iman ‘bela yağmur gibi gökten yağarsa / başını ona tutmaktır adı aşk’ dedirtiyor mu sana? Sen neyi kaybettin ceketinin astarında?’

Görüntüdeki ‘adam’ı izlerken şunu düşünüyorum şöylece: ‘Bin yıldır Anadolu’yu ayakta, bağımsız, eyvallahsız tutan şey nedir’ diye sorsalar işte bu ‘adam’ı ve söylediklerini göstermek cevap için yeterli olacaktır. Alpaslan ne diyorsa bu ‘adam’ onu demektedir. Fatih ne diyorsa onu… Akif ne diyorsa onu… Anadolu’yu Anadolu, Türkiye’yi Türkiye yapan ecza tam da bu adamın sözlerindedir. Düşmanını tanımanın bilincindedir; Rabbini bilmenin bilincindedir; kendini bilince Rabbini bilmenin bilincindedir ve elbette teslim olabilmenin; kendini, kendisinden çok daha büyük bir davaya, bir ülküye ve bir yaratıcıya teslim ederek özgürleşmenin bilincindedir. Anadolu budur; Türkiye budur; ‘gâvura kılıç çekebilme’ cesaretini her seferinde bulabilen ecza budur.’

Görüntüdeki ‘adam’ı izlerken başka iki ‘adam’ düşüyor zihnime. İlki Aliya İzzetbegoviç; daha doğrusu onun bir sözü: ‘Ey teslimiyet! Senin adın İslam’dır.’ İkincisi ise, bütün ömrünü Anadolu’daki her bir Müslümana ‘Siyonisti, kâfiri, haçlıyı’ öğretmeye adayan bir dava eri, yani Necmettin Erbakan.

Görüntüdeki ‘adam’ın adı İbrahim Taşdemir. Bir imam. Bir iman. Bir teslimiyet. Ve bir öğretmen… Bize yolumuzu ve yordamımızı öğreten bir öğretmen… Bize nasıl iman edilmesi ve nasıl teslim olunması gerektiğini öğreten bir öğretmen…

Sana ve oğluna selam olsun hocam. Biz ‘geride kalanlar’a dua et e mi?



Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İsmail Kılıçarslan
07-11-17
E mail: yenisafak.com  
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
AH TESLİMİYET!
Online Kişi: 19
Bu Gün: 3 || Bu Ay: 7047 || Toplam Ziyaretçi: 901735 || Toplam Tıklanma: 23079093