HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
'9 ayda 1 milyon 700 bin kişi istihdam edildi'    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'ya geldi    Fed yetkilileri faiz arttırma konusunda uzlaştı    Mısır'dan Katar'a vize uygulaması    Muğla'da 5,3 şiddetinde deprem    Kemal Gümüş Mavi Marmara yolcusu diye Kudüs'e alınmadı    Zimbabve eski Devlet Başkan Yardımcısı Mnangagwa ülkesine döndü    'Öğretmen açığıyla ilgili çalışmalar yapacağız'    Sadr: Suudi Arabistan ziyaretim İran'ı kızdırdı    ABD'de petrol sondaj kulesi sayısı arttı       Yolcusu rahatsızlanan uçak Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı    BM: Mladic kararı adaletin yerini bulduğunu gösteriyor    Almanya'daki Türk marketine silahlı saldırı düzenlendi: 2 kişi yaralandı    Elazığ'da telefon dolandırıcısı tutuklandı   
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 77
DÂVÂ VE SİYÂSET-1: Dâvâ nedir?

DÂVÂ VE SİYÂSET-1: Dâvâ nedir?Bizim gibi insanların, yani ömrü hayatını “dava” dediği bir idealin peşinde koşarak geçirenlerin konuşması, tartışması, bazı gerçekleri kabullenmesi en zor konulardan birini yazacağım. Dava ve siyaset, dava ve para, dava ve iktidar… yani dava ve güç ilişkisinden bahsediyorum.

Tüm bunları soğuk kanlı bir şekilde tartışmak, yazmak ve bir sonuca ulaşmak zor olsa da denemeye karar verdim. Çok uzun süredir kafamda tartışıyordum. Sonunda sizlerle tartışmanın faydalı olacağını düşündüm. Bakalım öyle olacak mı?

EN BAŞTA TIKANDIĞIMIZ KONU: DAVA NEDİR?

Konu, en başında tıkandı benim için. 15 yaşımdan beri peşinden koştuğum, uğruna tüm hayatımı dizayn ettiğim “dava” ne demektir? Yani sosyopolitik bir sözleşme mi? Bir grup ahitleşmesi mi? Tarikat mı? Mezhep mi?... Nedir dava?

Şaşırtıcı ama bunun tanımını bulamadım. Konu sanırım politik psikoloji alanına girer diye Prof. Dr. Erol Göka’yı aradım. Dava-siyaset ilişkisini yazmayı düşündüğümü söyledim. Sonra “ ‘dava’ kavramını nasıl tanımlayacağız?” dedim. O da yıllarca dava peşinde koşan bir bilim adamı olarak, içinde bulunduğu şeyi tam olarak tarif edemedi.

“Sen en iyisi ‘dava nedir’ diye ilk yazıyı yazıp, tartışmayı öyle başlat Kemalcim” dedi.

Yazı bu nedenle ikiye ayrıldı. Siyaset ve dava ilişkisini yazmadan önce, dava ne demektir, nasıl tarif etmeliyiz onu yazmak gerekli oldu.

DİNDARLAR, SOLCULAR VE MİLLİYETÇİLER İÇİN DAVA NEDİR?

“Dava”, dediğimiz ve kendimizi adadığımız şeyin, aslında ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Herkesin kendine göre bir “dava” tanımı geliştirdiği kesin.

Bu yüzdendir ki, her fırkanın, cemaatin, grubun, tarikatın, meşrebin, fraksiyonun kendi davaları, kendi dava liderleri, dava neferleri ve dava ilkeleri ayrı ayrı vardır.

İşin ilginci solcular, milliyetçiler ve muhafazakarlarda aşağı yukarı durum aynıdır.

Prof. Kemal Sayar’ı aradığımda şunu söyledi:

“Dava, muhafazakâr insanlar için dini ütopyadır.”

Sol geleneği ve dini akımları iyi bilen Ruşen Çakır’a konuyu sorduğumda, ‘dava’ algısının hem sol, hem de İslamcı gruplarda aşağı, yukarı aynı olduğunu söyledi. Tanımlamak için de şu tabiri kullandı: “Belirlenmiş ideolojik bir hedef için gidilen yol”.

Politik psikolojiyle ilgilenen Psikolog Ayhan Bingöl, sol literatüre hakim ama aynı zamanda dini geleneği de bilen biri olarak, dava kavramını şöyle tanımlıyor:

“Dava, üretim araçlarını ve yönetim erkini ele geçirmek için yapılan materyalist mücadeleye verilen isimdir. Bu dini ya da solcu, milliyetçi ya da faşist tüm ideolojiler için geçerlidir.”

Fazlasıyla Marksist bakış açısı itirazıma rağmen Ayhan Bingöl, “Soğuk kanlı bir şekilde, tüm dini grupların “dava” derken yaptıklarına ve yapmak istediklerine bakarsanız, söylediğimin doğru olduğunu göreceksiniz” dedi. İddialı ve üzerinde tartışmaya değer bir tanımlama.

DAVA NEDİR?

Sanırım “dava” kavramındaki muğlaklığı siz de fark ettiniz. ‘İslam davası, Turan davası, sosyalist dava, proletarya davası’ gibi tüm kesimlerdeki dava kavramları kendi içinde bile farklılık gösteriyor.

Belki de bu muğlaklık sayesinde, her ideoloji için davanın ilkleri kolayca değiştiriliyor, başka yerlere çekiliyordur. O yüzden tam tanımlanmıyor olabilir mi? Bilemiyorum

Meseleye tüm kesimler için sosyolojik bir tanımlama getireceksek, dava kelimesinin ideolojik ve politik bir kavram olduğunu kabul etmekle başlamalıyız.

O zaman şöyle bir tanımlama denemesi yapıyorum:

‘Dava, kitleler için ideolojik bir ütopyadır. Bu ütopya, dünyada gücü, öte dünyada cennete ulaşmayı hedefler. Her ideoloji, bu ütopyaya giden yolu kendi referanslarıyla donatır, kitlelerini bununla motive eder.’

Bu benim tanımlamamdır ve tartışmaya açıktır. Devam ediyorum.

Bu ütopya, dini kitleler için daha manevi, daha kutsal, daha duygusaldır.

Solcular için emek-sömürü, üretim-tüketim gibi daha rasyonel ve materyalist eksenlidir.

Milliyetçiler için daha romantik, daha tarihsel ve etnik merkezlidir.

Sonuç olarak motivasyon gerekçeleri farklı da olsa, hepsi için ütopya ideolojik, dünyevi bir hedeftir aslında.

MUHAFAZAKARLARIN DAVASI

Benim de içinde bulunduğum muhafazakar camiada, ‘dava’ kavramı daha sık kullanılıyor. Biz bu kavramı daha kutsanmış, daha manevi bir boyutta algılıyoruz. ‘İslam davası, Müslüman davası, ümmet davası’ dediğimiz konuyu öyle dünyevi bir ütopya gibi hiç anlamadık. Bu yüzdendir ki, dünyaya ait her şeyin dava için araç, vesile ve sonuç itibariyle vazgeçilebilir, değersiz bir şey olduğunu düşünürüz.

Prensip olarak kurduğumuz cemaatler, vakıflar, dernekler, organizasyonlar, siyasi partiler hepsi dava için birer araçtır. Hepsi davaya hizmet etmek için vardır.

Peki hamaset yapmadan, duygusal bakmadan değerlendirme yaptığımızda, bu prensipler gerçek hayatta uygulanabiliyor mu? Sanırım sorunumuz, pratiğe indiğimizde başlıyor. Benim da tartışmak istediğim şey budur. Dava ve siyaset ilişkisi ile başlayalım yarın tartışmaya. Bakalım başımıza ne gelecek?

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Kemal Öztürk
14-11-17
E mail: yenisafak.com  
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DÂVÂ VE SİYÂSET-1: Dâvâ nedir?
Online Kişi: 28
Bu Gün: 5 || Bu Ay: 7049 || Toplam Ziyaretçi: 901745 || Toplam Tıklanma: 23079245