HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / TASAVVUF
Okunma Sayısı: 2656
Yazar: Orhan Çeker
RÂBITA HAKKINDA KÂFÎ MÂLÛMÂT

RÂBITA HAKKINDA KÂFÎ MÂLÛMÂT

FATİH KUT : Hocam sıra geldi rabıta konusuna. Çok soruyorlar; rabıta nedir? Buyurun Hocam

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Râbıta nedir, konusuna gelelim : En fazla itiraz edilen, çok kimsenin de kafasının almadığı, kafası almadığı için de itiraz ettiÄŸi konuya gelmiÅŸ oluyoruz. Öncelikle Râbıta nedir? Meseleye doÄŸru yerden girmek gerekiyor. Ters taraftan girerseniz, varacağınız sonuç da ona göre ters olur, yalan olur, yanlış olur, hatta iftira olur.. Meseleye doÄŸru yoldan, doÄŸru yerden girerseniz doÄŸru sonuca erersiniz. Yapacağınız îzâhlar da doÄŸru olur. İtiraz edenler diyorlar ki "Râbıta, ibadettir. Bir insan mürÅŸidini, ÅŸeyhini göz önüne alarak râbıta yaptığı zaman, hâÅŸâ ona ibadet etmekte, dolayısıyla rabıta insanı ÅŸirke götürmektedir…’. Acaba rabıta böyle mi? Râbıta, acaba bir ibadet midir? Yoksa baÅŸka bir ÅŸey midir? Meseleye doÄŸru girmemiz lazım. Râbıta ibadettir diye meseleye girerseniz, hiçbir konuyu halledemezsiniz. Ortalığı da fitneye veririsiniz. Öyleyse Râbıtanın doÄŸrusu nedir? Râbıta, feyizli bir ortamı ya da insanı hayalen canlı tutarak, hayalen hemhal olarak o hal ve kiÅŸinin nurundan ya da o yerin feyzinden, nurundan istifade etmektir. Yoksa bir insana, mekana veya mabuda… ibadet etmek deÄŸildir. Tekraren ve özellikle belirtiyorum:

Rabıta, hayalen canlandırma ve hemhal olma neticesinde feyizlenme ve nurlanmadır. Rabıta, nurlu bir insanı ya da ortamı hayalen canlı tutarak, o nurdan istifade etmek demek olunca bu defa ÅŸu soruyu soralım: Nurlu bir insan ile yüz yüze görüÅŸtüÄŸümüz zaman, onun nuru, feyzi beriki insana geçiyor da, gıyaben hayal ettiÄŸi zaman geçer mi? Karşımıza bu mesele çıkıyor. Bu sorulara cevap vermekle karşı karşıyayız ÅŸimdi: Önce diyelim ki nurlu bir insanla hemhal ola ola, o nurlu insanla beraber ola ola, nurlu insandan, hemhal olan insana nur ve feyiz geçer. İlgili hadisi söyleyeyim: Müslim’in Sahih’inde Tevbe bahsi, oniki ve onüç no’lu hadis-i ÅŸerîf. Bu hadis-i ÅŸerîf Hanzala ismindeki sahabiden geliyor. Hanzala’ya Hz. Ebu Bekir rastlamış ve ona “ne var ne yok ya Hanzala” diye sormuÅŸ. O da “Sorma, Hanzala münafık oldu” demiÅŸ.

FATİH KUT: . Bu çok meÅŸhur bir hadis-i ÅŸerîf deÄŸil mi hocam?

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Evet meÅŸhur ve sahih bir hadis-i ÅŸerîftir. Hz. Ebu Bekir, “O ne biçim söz?” diyor. Hanzala, cevaben “Resûlullah Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam’ın yanında iken çok güzel haller hissediyorum, manevi hallerde oluyorum”, anlamında bir ÅŸeyler söylüyor ve devamla “ama O’ndan ayrılınca bu hal benden kayboluyor. Bu herhalde münafıklığımın alametidir”, diyor. Hz. Ebu Bekir ise “Bizde de bazen böyle haller olur. Haydi gidelim Resûlullah Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam’a soralım bunu”, diyor. Beraberce Resûlullah Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam’a gidiyorlar. Hanzala durumu anlattıktan sonra, Peygamberimiz Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam diyor ki, (hadisin bu kısmı çok önemli)
والذى نفسى بيده ان لو تدومون على ما تكونون عندى و فى الذكر لصافحتكم الملائكة على فرشكم وفى طرقكم ولكن يا حنظلة ساعة و ساعة (ثلاثة مرّة)

“Canımı elinde tutan Allaha yemin ederim ki siz benim yanımda bulunduÄŸunuz hal üzere ve zikretmeye devam ederseniz sizinle melekler döÅŸeklerinizin üzerinde ve yollarınızda… musafaha ederler. Lakin Ya Hanzala bazen böyle, bazen öyle” (Resûlullah Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam bunu üç defa tekrarladı. Müslim,Tevbe : 12,13).

Yani “Benim yanımdaki halinizi gıyabımda da muhafaza etmiÅŸ olsaydınız, meleklerin sizinle yolda, belde, evinizin içinde, yatağınızda… musafaha ettiÄŸini görecektiniz. Amma Ya Hanzala, bu bir andır, bazen olur, bazen olmaz., (bu münafıklık deÄŸildir)”.

GördüÄŸünüz gibi bu rivayetten çıkan sonuç ÅŸudur: Nurlu bir insanın yanında iken güzel manevi haller hissediyorsunuz. Ayrılınca o hal kayboluyor. EÄŸer gıyaben o nurlu ortamı canlı tutarsanız, o nur gelmeye devam eder. İşte râbıta budur, yoksa hâÅŸâ birine tapmak deÄŸil.

Manevi seviyesi olan bir kiÅŸi ile manevi bağı devam ettirerek, irtibatı hayalen devam ettirerek, nurun devamlılığını saÄŸlamaktır. Râbıtanın aslı esası budur. Peki ÅŸimdi geliyorum, bir insandan diÄŸerine nur ve feyiz geçer mi? Bu sorunun cevabı için de hemen ÅŸu soruyla meseleye girelim: Sahabi kimdir? Sahabi, Peygamber Aleyhi´s Salâtu ve’s-Selam ile görüÅŸendir. Hayatta iken Peygamberimizi hayatta görmüÅŸ olan müslümandır sahabi. Veya Peygamberimiz’in görmüÅŸ olduÄŸu müslüman kiÅŸilere biz sahabi diyoruz. Müslüman iken mü’minken görmüÅŸtür. O imanını kaybetmeden de öylece ahirete intikal etmiÅŸtir. İşte bu kiÅŸiye sahabi diyoruz. Peki sahabi olmayan bir müslüman, tüm ömrünü ibadetle geçirse sahabi olabilir mi? Olamaz. Peki herhangi bir insan sahabeden daha faziletli olabilir mi ? Belli ki daha üstün, daha faziletli olamaz. Sahabe en üstün tabakadır. Peki sahabe bu makamı amel ile veya ibadet ile mi elde etti? Yok. İlimle mi elde etti? O da yok. Örnek vererek anlatayım: İmam-ı Azam’ın ilmi çok rahat söyleyebiliriz ki sahabenin yüzde doksan beÅŸinden fazlaydı. Bunu rahat söyleyebiliriz. Ameline gelelim. İmam A’zam’ın ameli yine sahabenin pek çoÄŸundan fazla idi. Mesela sahabenin en alt tabakasından olanlardan VahÅŸi’yi düÅŸünelim. Fazilet olarak VahÅŸi mi üstün, İmam Azam mı üstün? VahÅŸi üstündür. Peki VahÅŸi bu üstünlüÄŸü ibadeti ile mi elde etti ? Hayır, ibadeti İmam Azam’ınki kadar yoktu, rahat söyleyebiliriz. İlmi ile mi elde etti? Yok, ama ilim ve amelde İmam-ı Azam’dan çok geride olmasına raÄŸmen, fazilet olarak İmam Azam’dan önde ve üsttedir. Peki bu fazileti VahÅŸi ne ile elde etti ? Resûlullah Aleyhi´s Salâtu ve’s-Selam’la görüÅŸmekle elde edildi. BaÅŸka bir sebep ve vesile yoktur.

FATİH KUT: Yani Peygamber Efendimizi bizzat görme ile, râbıta ile oldu bu iÅŸ.

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Evet, evet bu fazilet sadece sahabinin, Peygamberimizle hemhal olmasıyla oldu. BaÅŸka bir sebep yok. Dolayısıyla bir insanın nurundan, feyzinden istifade etmek, onunla sohbetle olur. O sohbet yoksa, o kiÅŸiden nur, arzu edildiÄŸi kadar geçmez. DeÄŸerlendirme sorularına devam edelim: Tabiin kimdir? Ümmetin ikinci derecede faziletli tabakası olan tabiin nesli, sahabilerin kendisini gördüÄŸü kiÅŸilerdir. Åžimdi burada bir tarif vereceÄŸim: Kimi hadis usulcüleri ; ‘Bir insanın tabiinden olması için sahabenin onu bir an görmesi yetmez. Tabiinden olmak için, sahabe ile biraz beraber olmak, sohbet etmek gerekir. Ama Peygamberimiz müslüman bir insanı bir an görse o kiÅŸi hemen sahabi olur. Çünkü Peygamberimizdeki nur ve feyiz kuvvetli idi, hemen geçiyordu. Ama Peygaberimize kıyasla sahabeninki zayıf olduÄŸundan sahabenin nurunun geçmesi için, o nuru alabilmek için sahabe ile hemhal olmak gerekir. O üstünlük, o fazilet, o nurun sirayeti ile olur ‘(Suyûtî,Tedrîbu’r-Râvi, 2 / 206, Beyrut, 1985 ; Sehâvî, Fethu’l-MuÄŸîs, 3 / 123, Beyrut, 1993) diyorlar. Bu durum, bir insandan baÅŸka bir insana nurun geçtiÄŸini, sirayet ettiÄŸini gösterir. İşte bunun yolu canlı canlı sohbettir. Canlı canlı sohbetin olmadığı durumlarda hayalen beraberlik o nurun geçmesini temin eder. İşte bu hayalen beraberlik râbıtanın kendisidir.

FATİH KUT: Gayet güzel bir açıklaması oldu gerçekten.

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: BaÅŸka da izahı yok rabıtanın. Rabıta haÅŸa insana tapınmadır deyip duranlar rabıtaya bu noktadan baksalar meseleyi çok iyi anlayacaklar. Ama meseleye bozuk niyetten dolayı ters taraftan girince iddia ettikleri gibi hem yanlış anlarlar hem de düÅŸmanlık ve nefrete hatta iftiraya sebebiyet verirler

FATİH KUT: Ya karşı gelenler, niye karşı geliyor sayın Hocam?

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Lüzumsuzluktan karşı çıkıyorlar diyebilirim. Rabıtanın fiziki îzâhını da ben salih insanlardan çok dinledim. Çok hoÅŸ fizîkî İzah ÅŸöyle: Elinize makası alınız. Toplu iÄŸneleri çekiyor mu? Çekmiyor. O makası, mıknatısa sürtün, sonra makası iÄŸnelere tutun. Makas iÄŸneleri çekmeye baÅŸlar. Makas mıknatısla hemhal oldu, temasa geçti. Dolayısıyla mıknatısın hali onu etkiledi, ona özelliÄŸi geçti ve iÄŸneleri çekmeye baÅŸladı. Peki bir baÅŸka makası deÄŸdirin, toplu iÄŸnelere. Çekmez. Önceki makası, bu makasa sürtün, bu ikinci makas da iÄŸneleri çekmeye baÅŸlar. İşte esas cezbedici kaynak ile hemhal ola ola ondaki bazı özellikler buna geçer ki bu geçiÅŸ maddenin rabıtası ile olmuÅŸtur (M.Z.KOTKU, AK-RA konuÅŸmalarından). Yine ÅŸöyle bir örnek vermiÅŸti : Demir yakmaz.. Ama demiri ateÅŸe koy, demir ateÅŸle hemhal ola ola öyle bir an gelir ki demir de yakar hale gelir. Dolayısı ile nur sahibi, nurlu, feyizli bir insan ile hemhal ola ola bu nur öteki insana geçer (M.Z.KOTKU, İskender PaÅŸa Camii va’zlarından). Râbıta iÅŸte budur.

FATİH KUT: Çok güzel bir açıklaması, îzâhı oldu

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Îzâhı bu, yoksa ibadet falan deÄŸil. Yaptıkları yanlış deÄŸerlendirme fitneden ve iftiradan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Bakın az önce ilgili hadis-i ÅŸerîfi okudum.. İnsan ne ile sahabi olur, ne ile ve nasıl tabiinden olur, anlattım bunları. Sahabi veya tabiinden… oluÅŸ ne amelle ne ilimle olur. Feyizli ve nurlu insanlarla sohbetle, beraberlikle, hemhal olmakla olur. Rabıtanın aslı bu. Rabıtanın reddedilecek bir tarafı yok, ibadet olacak tarafı da yok. Bir insanın manen yükselmesi bu durumda amel ile olmamış, ilim ile olmamışsa, baÅŸka ne ile olur. Zenginlikle mi olur? Yok, Çünkü İmam Azam zengindi. Pek çok sahabiden daha zengindi. Ama sahabe seviyesine çıkamamıştı.

FATİH KUT: Peki Peygamberimizle Râbıta kurulabilir mi?

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Resûlullah Aleyhi´s-Salâtu ve’s-Selam ile olur. Onu da ÅŸöyle izah edeyim : Aslında nurun kaynağı Cenâb-ı Hakk’tır. O, önce nurunu Peygamber Aleyhi´s-Salâtu ve´s-Selâm’a indirir. DiÄŸer Peygamberlerden de önce O’na indirir. Peygamberimizden de insanlara dağılırken diÄŸer Peygamberler ve ümmet-i Muhammed’in salihlerine dağılır. Onun içindir ki bu ümmetin salihleri ile diÄŸer Peygamberler aynı anda o nuru alırlar. “Ümmetimin alimleri, salihleri Beni İsrail’in Peygamberleri gibidir” (deÄŸeri için bkz. Acluni, KeÅŸf, No:1744) rivayetinin îzâhı da budur zaten. Ümmetin diÄŸer ferdlerine ise bunlar kanalıyla o nur ve feyiz dağılır ki bu dağılma, o sohbet, o beraberlik, o hemhallik, o râbıta ile olur.

FATİH KUT: Nur / feyiz İnsana enerji veriyor değil mi Sayın Hocam? Neden?

PROF. DR. ORHAN ÇEKER: Enerji verdiÄŸi kesindir. Onu rahatlalıkla söylüyoruz. Râbıtanın, zikrullahın, insanı feyizlendirdiÄŸi, nurlandırdığı tecrübe ile sabittir. Bu nur, insana güç, kuvvet, cevvaliyet, zindelik, dinçlik verir. O insanlar bundan dolayı sıkıntılara, zorluklara çok iyi tahammül ederler. Çok ibadet etmek onları yormaz hatta dinlendirir. Nafileleri çok iÅŸledikleri için, farzlar onlar açısından sıradanlaşır. Mesela sabah namazını, vaktinde camide cemaat ile kılmak çok sıradan bir iÅŸ halini alır. Teheccüdü, gece ibadetini kaçıracak olsalar sanki bir farzı kaçırmış gibi, bir haramı iÅŸlemiÅŸ gibi kendilerini kötü hissederler. Bir de ÅŸunu ekleyeyim; Mesela bir oda düÅŸününüz. Nursuz, secdesiz, namazsız, niyazsız, mendebur insanların doldurduÄŸu bir oda. Oradaki insanlar dışarı çıksın gitsin, sonra gel o odaya, orada hiç bir manevi hava göremezsiniz. Ama o odaya bir tane salih, feyizli insan koyun. O insan kalkıp gittikten sonra girin o odaya, o manevi havayı fark edersiniz. Bu neden oldu? İşte o insanın nurunun o odaya sirayet etmesi ile oldu. Bu durum isbat istemeyecek kadar açık, belli durur. Biraz da insan firasetle gözlemlerse, bunu görür. Ama firasetsizce olaylara bakarsa o zaman nursuz bir insan ile nurlu bir insanın farkını bile göremez.

Orhan Çeker – Tasavvufi Meselelere Fıkhi Bakış

Yazar: Orhan Çeker
31-12-17
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
RÂBITA HAKKINDA KÂFÎ MÂLÛMÂT
Online KiÅŸi: 28
Bu Gün: 312 || Bu Ay: 7.117 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.889 || Toplam Tıklanma: 58.650.814