HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1220
Yazar: Ali Osman Aydın
ÇOCUK TECÂVÜZLERİNE KARŞI TOPYEKÛN SEFERBERLİK ÇAĞRISI

ÇOCUK TECÂVÜZLERİNE KARÅžI TOPYEKÛN SEFERBERLİK ÇAÄžRISIHükümet sözcüsü Bekir BozdaÄŸ Bakanlar kurulu sonrası çocuk tecavüzleriyle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

Açıklamaların satır baÅŸları ÅŸöyle:

“Cezaların artırılması baÅŸta olmak üzere gereken tüm tedbirler alınacak.”

“Çocuklarımızın her biri bize emanettir. Her türlü ahlaksızlığa, her türlü saldırıya karşı çocuklarımızı korumak bizim görevimizdir.”

“Åžunun da altını çizmek gerekir ki suçun ortadan kaldırılması tek başına hükümetin çalışmasıyla baÅŸarılabilecek bir ÅŸey deÄŸildir. Hep beraber bu suçla, bu suçun failleriyle mücadele etmeliyiz. Ev ev mücadele etmeliyiz. Sokak sokak mücadele etmeliyiz. Mahalle mahalle mücadele etmeliyiz. Evimizde, okulumuzda, mahallemizde, iÅŸyerimizde, üniversitemizde hasılı her yerde mücadele etmeliyiz.”

İşte açıklamanın can damarı burası...

Bu hayati konuda kimsenin sorumluluÄŸu tümden hükümete yıkmaya hakkı yok. Çok açık ifade edildiÄŸi gibi istismarla mücadele ancak toplumun bütün kesimlerini içine alan bir seferberlikle çözülebilir.

Neden?

BozdaÄŸ bunu ÅŸu cümlelerle açıkladı,

“Sadece cezalarla bu iÅŸi halledemeyeceÄŸimizi hepimizin bilmesi gerekiyor.”

“ÇOCUKLARI HERTÜRLÜ AHLAKSIZLIÄžA KARÅžI KORUMAK…”

Bizler bu köÅŸelerden çocukların uygunsuz kıyafetlerle televizyonlarda dans ettirilmesinin yanlışlığına dikkat çektiÄŸimizde bizleri sapıklıkla itham ederek susturmaya çalışıyorlardı. Tecavüze meyilli sınır tanımaz ruh hastalarının varlığını inkar ediyorlardı. Bu körlüktü…

Tecavüze idam diyenler “Çocuktan Al Haberi” programında yetiÅŸkinler tarafından “sirk hayvanına” dönüÅŸtürülen çocukları keyifle izliyorlardı.

İzleyerek çocukların aileleri ve yapımcılar tarafından ruhsal olarak sömürülmelerine destek oluyorlardı.

Çünkü tek istekleri vardı, eÄŸlenmek.

Bir çocuÄŸun masumiyetiyle eÄŸlenmek…

Biz duygusal istismarın çok ama çok büyük problemlere gebe olduÄŸunu samimiyetle anlatmaya çalışırken bugün “çocuk hakları” diye bağıranların bir tek eleÅŸtirel yazı yazdıklarını görmedik.

Aksine bu programları göklere çıkarıyorlardı…

Netice itibariye duvara tosladık.

BENCİLLİK, ZEVKPERESTLİK,ÇIKARCILIK, RAHAT YAÅžAM…

Televizyon ve internetin tüm toplum kesimlerini kışkırtarak hayatlarımızı kontrol ettiÄŸinden mantıklı hiç kimsenin ÅŸüphe duymaması gerekir.

Bu mecralarda aralıksız bir ÅŸekilde kötü insanlar ve insanlıktan uzak hayatlar sunuluyor topluma.

Bencillik, zevkperestlik, çıkarcılık, rahat yaÅŸam kutsanıyor.

Bu köÅŸeden kanalların reytinglerini artırmak için ÅŸiddet gibi cinselliÄŸi de bin ÅŸekilde kullandıklarını sayısız kez söyledik.

Tek meselesi esas oÄŸlanla esas kızın zifafı olan diziler örtük pornografiden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir dedik. Herkes bunun böyle olduÄŸunu biliyordu ama çok az kiÅŸi kabul ediyordu.

Bu pornografi her kanalda aralıksız yayımlanarak kitle sürekli tahrik ediliyor ve insanlar hayatta tek meselenin cinsellik olduÄŸu algısına yönlendiriliyorlar dedik.

Gelen felaketi haber verir gibi, bu kadar kışkırtmanın toplumu ruhen dinamitlediÄŸini tekrar tekrar söyledik…

Ve beklenen oldu.

Åžu an bin yıllık toplumumuz ÅŸiddet ve cinsellik suçlarıyla ÅŸiddetli bir ÅŸekilde temellerinden sarsılıyor.

Adliyeler nitelikli utanç verici cinsel saldırı dosyalarıyla dolup taşıyor.

Ne insan canının ne de insan namusunun hiçbir öneminin kalmadığı bir karanlığa doÄŸru savruluyoruz.

Çocuklara, genç/yaÅŸlı kadınlara tecavüz edilen ve seksenlik ihtiyarların hayvanlara hallendiÄŸi korkunç bir topluma doÄŸru evriliyoruz…

Evet, birileri o kışkırtıcı dizileri, insan düÅŸmanı yarışmaları köÅŸelerinde köpürtürken biz bütün bunları söyledik ve ne gericiliÄŸimiz kaldı, ne çaÄŸdışılığımız…

*****

İşte bir örnek:

Balıkesir’de bir köy evi… Evde iki aile… Görünen o ki kız isteme merasimi yapılıyor. Ardından evde tartışma çıkıyor. Müstakbel damat kapıyı çarpıp çıkıyor, az sonra kız evine tüfekle dönüyor. Bam bam bam… 3 kiÅŸiyi öldüren ÅŸahıs 4 kiÅŸiyi de yaralıyor. Telefonunu çıkarıyor… SoÄŸuk kanlılıkla katliamı telefonuna kaydederken bir taraftan da konuÅŸuyor. Sesinde ne bir üzüntü ne de bir piÅŸmanlık belirtisi… Daha çok hastalıklı bir galibiyet ve rüÅŸtünü ispat duygusu var…

Maalesef bu kan donduran olay bir dizi film sahnesi deÄŸil.

Tıpkı 3 yaşındaki çocuÄŸun tecavüze uÄŸraması gibi kaskatı bir gerçek…

*****

Çukur, Siyah Beyaz AÅŸk, EÅŸkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Ufak Tefek Cinayetler, Söz,  Sen Anlat Karadeniz gibi insani deÄŸerlerden fersah fersah  uzak yapımları ailece izleyip sonra da ‘Vah vahh, insanlar ne kadar kötü oldu, güzel ülkem ne hale geldi!’ demek affedilmez bir tutarsızlık.

Ama bunlar iyi günlerimiz…

Mafya babalarına, seri katillere, fahiÅŸelere, tecavüzcülere hayran hale getirilen bu toplum diÄŸer insanlara duyduÄŸu nefreti kim bilir ne tür sapkınlıklarla görünür kılacak. Kör olmayanlar, o sahneleri ÅŸaşırmadan izleyecekler eminim…

*****

Kimse neden devlet bu konuyu çözmüyor dememeli…

Bu, sorundan kaçmaktır.

Asıl meselemiz “Neden ben kendim ve ailem için televizyonu kaptamıyor ve çocukları internetten korumak için çaba sarf etmiyorum?” olmalı.

Bu büyük baÅŸtan çıkarıcılar durdurulmadan ne düzeltilebilir ki?

Eve lağım akarken temizlik olur mu hiç?

O dizileri, magazin programlarını, yarışmaları izleyerek psikolojisi sakatlanan  çocuÄŸu, deÄŸil devlet en uzman mürebbiyeler gelse dahi terbiye edemez.

Çocukların ve geleceÄŸimizin bir deÄŸeri varsa kötü örnekleri yaygınlaÅŸtıran, ahlaksızlığı kurumsallaÅŸtıran televizyon ve internet yayınlarına karşı BozdaÄŸ’ın ifade ettiÄŸi gibi “mücadele” etmemiz lazım.

Hem de kıran kırana…

Sadece yasalarla deÄŸil…

Sadece Ankara’da da deÄŸil…

Ev ev, her mahallede…

Popüler kültürü tüm pisliÄŸiyle hayatımızdan def edip, aile kurumuna daha çok ehemmiyet göstererek, deÄŸerlerimizi yeniden ihya ederek…

Dinin ÅŸefkat mayasını yeniden kararak…

Yoksa bu uçurumdan dönebilmemiz imkansız…

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ali Osman Aydın
22-02-18
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÇOCUK TECÂVÜZLERİNE KARŞI TOPYEKÛN SEFERBERLİK ÇAĞRISI
Online KiÅŸi: 27
Bu Gün: 255 || Bu Ay: 7.060 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.785 || Toplam Tıklanma: 58.649.246