
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 1091 |
“Bir ÅŸey aynı zamanda hatırlattığı ÅŸeydir”…
İlkokullarda okutulan ‘Andımız’ adlı ucûbe bir metnin 2013 senesinde kaldırılmasının ardından Türk EÄŸitim Sen’in baÅŸvurusu üzerine Danıştay 8. Dairesi andın tekrar okutulmasına hükmetti. Hukuk çevrelerinin “Danıştay haddini aÅŸtı” fikrinde birleÅŸtiÄŸi kararın cemiyette duyulmasıyla birlikte infial oluÅŸtu.
Danıştay 8. Dairesi’nin neye hizmet ettiÄŸi belli olmayan ‘andımız’ kararına verilen tepkiler bazıları için anlamsız gelebilir. “Ne var yani, zamanında biz de okuyup geçtik gittik. Unuttuk bile…” diyenler olacaktır. Mutfak, helâ, yatak odası üçgeninde hayat sürenler için mevzu edilecek bir durumun olmaması tabidir. Lâkin kafasını tabaktan, klozetten, yastıktan kaldırıp da etrafında olan bitenle ilgilenenler, kendine ve çevresine karşı sorumluluk duygusu taşıyan ÅŸahsiyet sahipleri için ise kayıtsız kalınamayacak mühim mevzular var.
Yazıma bir terkiple baÅŸladım: “Bir ÅŸey aynı zamanda hatırlattığı ÅŸeydir”.
Acı bir misâlle anlatayım terkipte ne demek istendiÄŸini. 28 Åžubat darbe döneminde gözaltında iÅŸkence yapılırken polis, Mustafa YıldızdoÄŸan’ın seslendirdiÄŸi “Ölürüm Türkiyem” ÅŸarkısını son ses açardı. “Ölürüm Türkiyem” çalınmasıyla anlaşılırdı ki iÅŸkence saati baÅŸlıyor. Birazdan hücre kapıları açılacak ve…
Bu iÅŸkence seanslarından geçenlerin kulağına yıllar sonra “Ölürüm Türkiyem” ÅŸarkısının bir melodisi bir sözü çalınsa hemen akla askı, falaka, tazyikli su, dev vantilatörler gelir. Artık YıldızdoÄŸan’ın “Ölürüm Türkiyem” ÅŸarkısı onlar için iÅŸkenceyi hatırlatan bir ÅŸarkıdır. “Nereden biliyorsun” diye sorarsanız, kendimden!..
Evet, “Bir ÅŸey aynı zamanda hatırlattığı ÅŸeydir”!
Danıştay 8. Daire’nin marifetiyle gereksiz yere gündeme tekrar sokulan ‘Andımız’ adlı ucûbe metin Müslüman Anadolu halkının zihninde Kemalizm zorbalığını hatırlatıyor. “Allah” demenin “Yallah hapis” demek olduÄŸunu, ezanın yasaklandığını, inancına küfredildiÄŸini, horlandığını, itildiÄŸini, bölündüÄŸünü hatırlatıyor. İşte bundandır Müslüman Anadolu halkının tepkisi. Zulüm günlerine tekrar dönmek istemeyen halkımız, o günleri hatırlatacak en ufak hamleye bile tahammülü yok. ‘Andımız’ adlı ucûbeyi çocuklarımıza cebren okutmak da ufak deÄŸil oldukça büyük bir hamle.
Andın okunmasını savunanlar, 1933’den beri okutulan andın ÅŸimdiye kadar topluma ne faydası olmuÅŸ anlatsınlar da öÄŸrenelim. Sahip çıktığınız and Türkiye’de terörü mü, tefrikayı mı, fitneyi mi önledi? Anlatın hele…
Mezkûr andın biz Müslümanlar için en kabul edilmez yanı, itikadımıza olan aykırılık. Allah’a ÅŸirk koÅŸan ifâdeler içeren bu andın okunmasının ne gibi itikadi sakıncaları olduÄŸunu da, televizyonlarda halkımıza parmak sallayan ilahiyatçılarımız anlatsınlar. 28 Åžubat darbesinde yaptıkları gibi lâl kesilmesinler!
Vesayetten kurtulmak için halkın 16 yıldır omuzlarında taşıdığı, 15 Temmuz gecesi can pahasına devleti kurtarıp yönetmesi için tekrar emanet ettiÄŸi Ak Parti de artık bu tür kontra ataklara karşı gerekli tedbirleri almalı; kalıcı ve fitneyi kökten sökücü tedbirlerle...
Bizler, Batıcı vesayetin hâkim olduÄŸu yıllardaki gibi Anayasa, Yargıtay, Danıştay tahakkümünde yaÅŸamak istemiyoruz. 3-5 yargıcın vereceÄŸi kararlarla bu ülke eski karanlık günlerine döndürülmesine izin verilemez!..
Yazar: Yakup Köse |
23-10-18 |
||
| E mail: star.com.tr | Tweet | ||