
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 1100 |
Sanatçı kimdir, sanatçı kime denir diye bir soru sorsam… Muhtemelen sanata bakış açımıza, sanata yüklediÄŸimiz anlama göre farklı tanımlamalar yapılacaktır. Ancak TDK’nin yapmış olduÄŸu ÅŸu tanım ise herkese hemen hemen makul gelecektir sanırım:
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr.
Yani bir kiÅŸiye sanatçı demek için kiÅŸinin bir yaratıcılığının olması, eser vermesi gerekmektedir. Tabii, eser diye ortaya koyduÄŸunun sanat olarak kabul görmesi için de belli kıstasları yerine getirmesi ÅŸarttır, yoksa kafasına göre eser ortaya koyan herkes de sanatçı olarak nitelendirilemez.
Ancak ortaya koyduÄŸu hiçbir eser olmayan, ülkemiz ve milletimiz adına hiçbir deÄŸer üretmeyen pek çok kiÅŸi ülkemizde “sanatçı” payesi alıyor ve boyalı basının cilalayıp parlatmasıyla milletin sırtından milyonlar kazanıyor.
Vücudundan baÅŸka sergileyebileceÄŸi hiçbir ÅŸey olmayan birçok kiÅŸi manken, oyuncu vb. sıfatlarla sahne alıyor ve ülkemin ortalama insanın ömür boyunca bir araya getiremeyeceÄŸi parayı birkaç saat içinde götürüyor. Ne ürettin sen sanat adına? Hangi yaratıcılığınla fark oluÅŸturdun? Farkın ne ülkemin diÄŸer insanlarından? Vücudun ise, onu sen yapmadın; Allah’ın vergisi… Senin bedeninden çok daha güzel bedene sahip olup da ulu orta sergilemediÄŸi, bunu zul gördüÄŸü için asgari ücrete talim eden yüz binler var.
Bel altı yaptığı esprilerle, ortalama milletimizin kullanamayacağı kelimelerle gösteri yaptığını zanneden, milletimizin genelinin o konuÅŸurken yüzü kızarmadan dinleyemeyeceÄŸi diyaloglarla ÅŸaka yaptığını zanneden tipler, yıllarca büyük sanatçı olarak lanse edilip tek gecede milyonları götürmesine ve semirdikçe millete tepeden bakmasına, milletin deÄŸerlerine yabancılaÅŸmasına ve milletin tercihleriyle dalga geçmesine ÅŸahit olduk.
Yine insandan çok hayvana benzeyen tiplemeleriyle, kaba saba esprileriyle, Türkçeyi katletmesiyle meÅŸhur tiplerin de seri hâlinde filmler çekip üç beÅŸ reklamla ÅŸiÅŸirilip milyonları götürmesine katkı sunduk çeÅŸitli ÅŸekillerde…
Daha bunlar gibi yüzlercesi… Biz gerçek sanat ve sanatçı yerine bunlara deÄŸer verdikçe bunlar, iyice zıvanadan çıktı… Normal ÅŸartlarda selam verip kendini deÄŸerli hissettirmememiz gereken soytarılar, sanatçı adıyla güzel ülkemde gündem belirler hâle geldi.
Cem olması gereken milletimizin arasına yılmaz bir ÅŸekilde fitne tohumları ekip milletimizin ayrışması için uÄŸraşıp milletin ekserisinin karşısında saf tuttular.
Åžahan olup millete gökten bakar oldular, milleti küçümseyip milletin deÄŸerleriyle ters düÅŸtüler, milletin tercihlerinin tersine algı operasyonuna giriÅŸtiler.
Ancak ben asıl suçu, sirkte bile oynatılmayacak kadar beceriksiz, üretmeden tüketen bu soytarılarda deÄŸil; onlara deÄŸer verip destekleyen bizim cenahta görüyorum.
Bu konuda baÅŸta da CumhurbaÅŸkanımıza kırgınım, bunların birçoÄŸuna gereÄŸinden çok fazla deÄŸer verip muhatap kabul ettiÄŸi için…
Yine bunları hâlâ çeÅŸitli etkinliklere çağırıp nemalanmalarını saÄŸlayan Ak Partili ve MHP’li belediyeleri, belediye baÅŸkanlarını da kınıyorum. Size ve sizin temsil ettiÄŸiniz insanlara fersah fersah uzak, hatta düÅŸman olan bu soytarıları niye maddi manevi desteklemeye devam ediyorsunuz.
Bu konuda somut adım atan NevÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Rasim Arı’yı ise canı gönülden tebrik ediyorum. İnÅŸallah aynı ÅŸuur, bilinç ve hassasiyeti diÄŸer belediye baÅŸkanları ve devlet adamları da gösterir.
Bizim sanatçımız mı yok ki ramazan etkinliklerinde bile hep bize uzak olanları tercih ediyorsunuz programlar için… Bunlarla halkı kucakladığınızı, millete ÅŸirin göründüÄŸünüzü sanıyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz. Zaten kendileri de her fırsatta karşınızda yer alarak size karşı algı operasyonları yaparak bunu gösteriyorlar.
Siz İzmir Belediyesi’nin Mustafa Demirci’yi, EskiÅŸehir Belediyesi’nin Mehmet Emin Ay’ı, Bakırköy Belediyesi’nin Aykut KuÅŸkaya’yı, BeÅŸiktaÅŸ Belediyesi’nin Hasan Sağındık’ı, Edirne Belediyesi’nin Sezai Karakoç’u, MuÄŸla Belediyesi’nin Nurullah Genç’i, ÅžiÅŸli Belediyesi’nin UÄŸur Işılak’ı programlara çıkarıp maddi ve manevi desteklediÄŸini, kendi cenahına bunlarla hitap ettiÄŸini hiç gördünüz mü?
Ya da aynı belediyelerin Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Erdem Beyazıt, İsmet Özel, Cahit ZarifoÄŸlu programları tertip edip bunların tanıtımına katkı sunduÄŸuna ÅŸahit oldunuz mu? Böyle bir ÅŸey göremezsiniz, yapan olsa da göstermelik bir tane yapar, sonrası gelmez.
O zaman bizdeki bu kompleks nedir? Bir an önce kendimize gelmeli, bize deÄŸer vermeyenlere deÄŸer vermekten vazgeçmeli, bizi düÅŸman görenleri kendi ellerimizle besleyip büyütmekten vazgeçmeliyiz.
Merak etmeyin ayrıştıran biz olmayız, zaten onlar buldukları her fırsatta bizimle ayrışıyor.
Biz dik durur, olduÄŸumuz gibi görünür, göründüÄŸümüz gibi olursak hem daha saygın olur hem de kendimizden taviz vermemiÅŸ oluruz.
Selam ve dua ile…
Yazar: Ferhat Ersin |
15-05-19 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||