
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayýsý: 4590 |
Baþtan söyleyeyim... Ben Hrant falan deðilim. Elbette Ermeni de deðilim... Ne olduðum da önemli deðildir... Yer kürede yaþayan bir insaným. "Hrant" ve "Ermeni" olmaya ihtiyaç da hissetmiyorum. Kendimi Hrant veya Ermenilerle özdeþleþtirip "etnik empati" yapma kolaycýlýðýna kaçmadan, bu cinayete þiddetle muhalif olduðumu ve kýnadýðýmý söyleyebilmeliyim. Ve söylüyorum da...
Bu tür cinayetlerin acýsýný, "Hrant" veya "Ermeni" olmadan, yüreðimde hissedemez miyim yani?... Kendim olarak bu cinayeti tel'in edemez miyim?... Bir Türk, bu cinayetin acýsýný yüreðinde hissedemez mi, kýnayamaz mý ve hesap sorulmasýný isteyemez mi? Türkler taþ yürekli mi yani?...
Bu acýya ortak olmak ve kýnamak için, taa baþtan "Hrant" veya "Ermeni" olmak dayatýlmasaydý, toplumun tamamý "etnik empati" yapmaya gerek bile duymadan direncini gösterebilirdi ama buna fýrsat verilmedi... En baþtan "Hepimiz Hrant'ýz, Hepimiz Ermeniyiz." denince, dayatýlan "etnik empati" psikolojisi, tabii olarak bir toplumsal irkilme yarattý. Ayrýca, tel'inlerde etnik vurgu yapmak, Türkiye'deki etnik ayrýþmaya çanak tutma amacýna hizmet etmektedir. Bugüne kadar pek çok Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Boþnak katledildi bu ülkede, onlarda vurgulanmayan etnik kökenin, Dink cinayetinde öne çýkarýlmasý, masum bir kozmopolitizm deðildir.
*
Hrant Dink'in katledilmesindeki acýyý, yüreðimde hissetmiþ bir insaným. Önce insan olduðu için, ikinci olarak da vurulduðunda, fotoðrafa yansýyan tabaný delik ayakkabý için.
Bizim medeniyetimiz, insanýnýn ayakkabýsýnýn tabanýnýn delik olmasýna tahammül edemez. Biz, tehdidin geldiðini bile bile, bir insanýmýzýn canýný koruyamadýk. Böyle bir tehdit, dün Hrant Dink'e yapýlmýþsa, yarýn bana, sana yapýlacak demektir. Burada önemli olan, kim olursa olsun, birisinin tehdit edilmesi ve ardýndan katledilmesidir. Biz, göstere göstere gelen bir ölümü bile engelleyemiyorsak, sinsice yaklaþan ölüm için hiçbir þey yapamayýz demektir. Dink davasý, Türkiye için "sinsi pusular"dan kurtulmak için iyi bir fýrsattý ama beceremedik.
*
Cümlenin önüne-ardýna da baksanýz; metnin tamamýný da okusanýz, "Türk'ten boþalacak zehirli kanýn yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracaðý asil damarýnda mevcuttur." cümlesi, masum bir cümle deðildir. Maksadýný aþan bu cümlede, bir ifade zaafýnýn olduðunu, Dink kendisi de söylüyordu zaten.
Mecazen de olsa, bir milletin kanýnýn "zehir"li mi, "zehirsiz" mi olacaðýna kimse karar veremez. "Falanca etnik yapý iyi, filanca etnik yapý kötüdür" denemez.
Hrant Dink de maksadýný aþan ve ifade zaafý olan bir cümle kullanmýþ ve hesabýný yargýya vermiþtir. Bundan ötesi yok... Kimse kendisini yargýdan üstün görmemelidir. Haa... Yargý seni tatmin etmiyorsa, sen de, muhalif olduðun kiþinin yöntemini kullanýrsýn. O kalem kullanýyorsa, sen de kalem kullanýrsýn. Hem Türk milletinin kaný, gelip geçmiþ milyarlarca insandan birinin veya bir kaçýnýn demesiyle "zehirli" olmaz.
*
Dink davasýnda, ülke olarak tarihî bir fýrsat kaçýrdýk... Çetenin kuyruðu elimize geçmiþti. Çete, týpký kertenkele gibi, kuyruðunu býrakýp kaçtý... 5 yýl önce ölen Hrant Dink, bir defa daha öldü ama sinsice pusu kuran çeteleri bulmaya yol açýlmadýðý için, toplumsal bir yara aldýk.
*
"Hrant" ve "Ermeni" olmaya gerek kalmadan, bir "Türk" ve "Nâmýk" olarak, bu cinayetten dolayý, yürek yangýným dinmedi...
Yazar: Namık Açıkgöz |
21-01-12 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||