HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-Ý KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-Ý ÞERÝF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / DÜNYADA NELER OLUYOR
Okunma Sayýsý: 3242
Yazar: Ali Bulaç
DIŞ POLİTİKADA ACI GERÇEK!

Evet, "ne oldu da dýþ politikada 10 yýl öncesine döndük?" sorusuna cevap arayalým.

Dýþ politikanýn malul olduðu iki sebep gerilemede etkin rol oynadý: Biri Türkiye'nin angajmanlarý; diðeri bölgeye empoze etmeye çalýþtýðý modelin bünyevi zaaflarý. Etkileyici bir sebep daha var; o da son dönemde iç ve dýþ politikaya rengini vermekte olan "Ýttihatçý, Neo Osmanlýcý ve milliyetçi dil, retorik ve yaklaþým"ýn bölge ülkelerini ürkütecek boyutlarda kendini tezahür ettirmesi.

Belirtmek gerekir ki, son on yýlda takip edilen politika "taktikler seviyesi"nde doðruydu; heyecan vericiydi: "Komþularla sýfýr ihtilaf, sakin güç; ticarî-ekonomik iliþkileri öncelemek vs." Nitekim gözlendiði üzere Ýran'dan Mýsýr'a ve Afrika açýlýmýna kadar her temas noktasýnda bu taktikler iyi sonuç verdi. Ancak her þey ABD ve AB'nin göz yumduðu "marja baðýmlý" olduðundan, iþin Türkiye'yi sahiden bölge halklarýyla buluþturacak noktalara gelmesine izin verilmeyecekti. Bu da Türkiye'nin Batý ile angajmanlarý dolayýsýyla zaten sýnýrlý limitler içinde hareket etmek durumunda olmasýndan kaynaklanan acý gerçeðe iþaret eder. Elde edilen sonuçlar "taktikler seviyesi"nden çýkýp sanki Türkiye kendi adýna bölgede iþ yapýyor görüntüsünü vermeye baþlayýnca müttefikleri önüne 'Stop!' levhasýný dikti.

Bize hatýrlattýklarý gerçek þuydu: Türkiye, Batý Ýttifaký'nýn/NATO'nun üyesidir; AB üyelik sürecini takip etmektedir; ABD ile model ortaklýðý vardýr. Yani Türkiye, ABD ve AB'ye raðmen bölgede rol oynayamaz, ABD ve AB'nin çizdiði stratejik sýnýrlar dahilinde hareket edebilir ancak.

Bu da gösteriyor ki, son 10 yýlda Türkiye'ye tanýnan serbesti 'stratejik' deðil, 'taktik ve operasyonel alan'la sýnýrlýdýr. Esasýnda Türkiye, taktikler ve operasyonlar seviyesinde görece özerk davranma iznini bu hükümet döneminde deðil, ta Özal döneminde koparmýþtý; "çok boyutlu dýþ politika ve komþularla sýfýr ihtilaf" Ýsmail Cem döneminde tartýþýlmýþtý. Özal, ABD'lileri þuna ikna etmiþti: "Siz bölgeyi bizim kadar iyi bilmiyorsunuz, fil gibi zücaciye dükkânýna dalýyor, her yeri darmadaðýn edip çýkýyorsunuz. Bizi bölgede özerk býrakýn, biz bölgenin dilini, reflekslerini, kodlarýný çok iyi biliriz. Ortaya çýkacak sonuç hem sizin hem bizim çýkarýmýza olacaktýr." Batý kýsmen buna ikna oldu.

Böylelikle Türkiye, Orta Asya'dan Ortadoðu'ya ve Balkanlar'a açýldý. AK Parti iktidarýyla bu mantýki sonuçlarýna ulaþtý. Ýþ öyle bir noktaya geldi ki, Türkiye sahiden bölgesel yeni bir entegrasyonun zeminini inþa eder gibi oldu: Ýran'la iliþkiler üst seviyeye çýktý, Irak ve Suriye ile ortak bakanlar kurulu oluþturma noktasýna geldi. Körfez ülkeleriyle umut verici iliþkiler geliþtirildi. Mýsýr ve Tunus'ta toplumsal ayaklanmalarda ilham kaynaðý oldu, tabii bu ekonomiye de olumlu yansýdý.

Müslüman Kardeþler'e iktidar yolu da açýlýnca ABD, Ýsrail ve Avrupa'da 'þafak attý.' Türkiye'ye "Sen bir Batý ittifaký üyesisin, Batý'yla birlikte hareket et, kontrolden çýkýyorsun" mesajýný verdiler. Türkiye, Fransa'yý NATO'nun askerî kanadýna kabul etti, Rasmussen'in seçilmesine ses çýkarmadý, Ýsrail'e OECD üyeliðini onayladý, radar sistemini Malatya'da yerleþtirdi, Libya'daki NATO operasyonlarýna destek verdi, Suriye'deki muhalefetin militarize olmasýnýn önüne geçmedi; Lübnan'da yanlýþ kart kullandý; Irak'ta Þii çoðunluk ve yüzde 70'lik Türkmen nüfusa raðmen eski Baasçý sözde Sünni iktidar hülyasýna kapýlanlara arka çýktý. Böylelikle bölgedeki kapýlarý kendi yüzüne kapattý.

Bu tecrübeden bir kere daha öðrendiðimiz þudur: Türkiye, bölgede baðýmsýz politika takip edemez. Biraz ileri gidecek olsa Batý, ona sýnýrlarýný hatýrlatýr, çünkü biz vesayet ve tarassut altýndayýz. Bu açýdan ABD'nin Cumhuriyetçi baþkan aday adayý Teksas Valisi Rick Perry'nin "Türkiye'yi NATO'dan çýkaralým" teklifini bir delinin saçmasý saymayalým. Milli Savunma Bakaný Ýsmet Yýlmaz'ýn "Teknolojide rakibimiz Amerika'dýr, bu yüzden bize teknoloji vermiyor" sözlerini de hatýrladýðýmýzda bölge politikamýzý derinden etkileyen ilk illetin ne olduðu bir kere daha anlaþýlmýþ olur. Batý'ya angajmanlarýmýz bizi "kuruþ hesabýnda kâra geçiriyor, lira hesabýnda zarara" uðratýyor.

Yazýnýn kaynaðýna ulaþmak için týklayýnýz

Yazar: Ali Bulaç
22-01-12
E mail: zaman. com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DIŞ POLİTİKADA ACI GERÇEK!
Online Kiþi: 44
Bu Gün: 377 || Bu Ay: 6.356 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.691 || Toplam Týklanma: 58.630.337