HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-Ý KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-Ý ÞERÝF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / KADIN VE ÂİLE
Okunma Sayýsý: 4099
Yazar: A. Muhsin Yılmazçoban
KADIN ERKEK AYRIMINDAN YANAYIM!

Evet, bazýlarý dediðimi eksik anlayacak, tam anlamayacak ya da yine iþlerine gelmeyecek ve yanlýþ anlamaya çalýþacaklar ama olsun, kadýn erkek ayrýmýndan yanayým. Ayrým yapýyorum, tutun götürün, hücreye koyun beni.

Düpedüz diyorum ki, kadýn erkek ayrýdýr, farklýdýr ve eþit deðillerdir. Bunu da her Allahýn kuluyla istediði ortamda oturup konuþur ve ispatlarým, modernist feministlerden gönüllü olan var mýdýr acaba?

Modern ve feminist kýskaç altýndakilere söylüyorum

Önce þöyle bir sokaða çýkýn ve aþina olduðunuz gündelik hareketlere ve geliþen döngüye bu sefer, baþka bir gözle bakmaya çalýþýn. Evet, bunu yapmaya hala mecaliniz olduðuna inanýyorum, yapabilirsiniz fakat yine de saðlýklý ifade edemezsiniz. Çünkü doðruya ve güzele çarpýk bakar aslýna eremezsiniz.

Batýnýn yutturmacasýyla müslüman ülkelere, insanlarýna, sivil topluma, devlet ve hükümetlerine dayatýlan kadýn erkek eþitliði, kadýna pozitif ayrýmcýlýða, kadýnýn ev hapsinden kurtarýlarak özgürlüðe kavuþturulmasýna, erkeklere rakip olarak piyasada yeni istihdam politikalarý oluþturulmasýna sonuna kadar karþýyým.

Kadýn erkek ayrýmýna inanýyorum, fakat ayrýmcýlýða karþýyým

Kadýn ve erkek cinsiyeti ve özellikleriyle birbirinden tamamen ayrýdýr. Ancak zamane modasý mucibince kadýna vurgu yaparak “ayrýmcýlýk” yapmak çarpýklýktýr. Ýkisinin farklý özellikleriyle ayný çatý altýnda birbirini bütünlediðine inanýrým. Kadýn sýradan iþlerde deðil nitelikli iþlerde çalýþsa da ev merkezli hayat sürmek, onu mutlu edecektir. Kadýn daha çok içe dönükken erkek dýþa dönüktür.

Her alanda tek bir hizbin, tek düþüncenin, tek partinin, tek ýrkýn (kavramý batýlý, bilimsel, anlaþýlmaz kýlýp “etnik”; “etnisite” demeyeceðim) tek dini görüþün ve mezhebin, tek cemaatin vs. vs. ..calýðýna/ celiðine karþý olduðum gibi ayrým(cýlýða)’da karþý duruyorum. Bulaç’ýn dediði gibi cinsiyet ayrýmý deðil ayrýmcýlýðý yapýlmamalýdýr. Cinsiyet ayrýmý ise yaratýlýþtan kaynaklý doðal ve her iki cinsi de mutlu edecek özelliklerin sonucudur.

Ýnsanlýk teknoloji ve modernleþmeden önce yok muydu?!

Ýnsanlýðý teknoloji ve modernleþmeden önce olmamýþ, yaþanmamýþ gören aklý evvellere, muhafazakâr ya da Kemalist feministlere çýkýn çevrenize bakýn ve hayatý bir daha okuyun diyeceðim fakat yapamayacaklarýný ve deðiþimi göremeyeceklerini biliyorum.

Çünkü her kutsanan ve kutsallýðýna tapýnýlan devir, daha öncekileri reddeder ve görmezden gelir, kendine tehdit algýlar.

Tarihte binlerce örneði görülmüþtür ki, sadece Ýslamiyet kaynaklý Doðu Medeniyetine ait toplum düzeni ve yönetim biçimleri hangi kültür ve zihniyet olursa olsun diðerini hoþ görür, kabul eder ve hatta onunla birlikte özünü kaybetmeden deðiþebilir. Diðerini içine alabilen özelliðinden dolayý da tarihte bazen diðeri, kaleyi içten fethedebilmiþtir.

Modern(izm)’in öncesi yoktur ve sonrasý da olmayacaktýr. Nasýl Kemal(izm) ideolojisine inanmýþ Cumhuriyet rejimi tarafýndan tarihin en büyük devleti Osmanlý Ýmparatorluðu yok sayýlmýþ ve býrakýn tebaayý, Hanedan bütün sülalesiyle kapý dýþarý edilerek, mezarlarý dâhil yok edilmiþse; yeni bir devir olan modern(izm)’de böyle yapmýþ ve hala da yapmaktadýr.

Modern(izm)’e göre sanki daha önce insanoðlu yaþamamýþ, aile var olmamýþ, hiçbir iliþki, iletiþim düzeni tecrübe edilmemiþtir! Ona göre kadýn erkek ve aile adeta kendiyle birlikte var olmaya baþlamýþtýr. Yoksa bu durum, köklü tarih ve gelenekten mahrum olan ABD’nin eksiklik duymamasý için, ülkelerin ve diðer toplumlarýn psikolojilerine zerk ettiði zorunlu bir bilinçsizlik aþýsý mýdýr?!

Milletimiz kadýný erkeðiyle, müslümaný gayrimüslimiyle, dulu, bekârý, evlisiyle, Devleti hükümeti sýradan insanýyla uyanýk olmak zorundadýr. Modernizm bu topluma ve en çok da kadýnýna gaz vermektedir. Hayýr, efendim bu dünya, bu millet, bu din, bu aile ve bu çilekeþ Anadolu kadýný dün de vardý yarýn da var olacaktýr.

Dikkat edin zihinleriniz ve ruhunuz aracýlýðýyla sizi benliksiz ve kimliksiz yapmayý hayal ediyorlar, en baþta kadýnýmýz buna fýrsat vermemeli

Eðitim sisteminin içi boþalmýþ durumda. Kýz ve erkekler bu ülke için öðrenmek, geliþmek ve yetiþmek deðil birlikte nasýl ayný sýrada göz kýrpýþlarla oturur ve sýradanlaþan dersler sonrasý bir cafe ve pastane köþesinde nasýl geyik yaparlar onun peþindeler.

Düþünce üretmek, fikir geliþtirmek ve idealler peþinde koþmanýn deðil birbirlerine kur yapmanýn peþindeler. Bekâret ve iffet anlayýþý, TV dizisine isim kalmýþ olarak, “kaç kýzýn namusu hangi ölçüler içerisinde ve sýnýrý nereye kadardýr acaba” meraklarýna habire kamçý vuran ergen erkeklerin, geliþim dönemi insafýna ve yerden bitmeliklerine emanet.

Daha 20 yýl öncesinde okul ve mahallelerde “Ona yan bakamazsýn, o kýz bize emanettir” diyen delikanlý anlayýþý yavþayarak kendisi için kýz kapma rekabetine dalmýþ durumda. Artýk, genç kýzlar kendi aralarýnda saç saça baþ baþa kavgaya baþladý erkekler için!..    

Kadýn mý? “Çoklarý mutsuz, tatminsiz, sabýrsýz, kanaatsiz, duygusuz ve duyarsýzlaþtýrýlmýþ hayatlar içinde. Yine ayný marketlerden çokça lüzumsuz ihtiyaç(!) maddeleri alýyor. Her gün takip ettikleri 3-5 diziyle gittikçe yozlaþýyorlar. Kadýn film, dizi, sinema, moda, hýzlý tüketim alýþkanlýðý, gazeteler ve TV’lerin kýþkýrttýðý oyuncaklar durumuna düþürüldü. Kadýn kocasýna isyanda.. Nasýl çocuk ebeveynine karþý kýþkýrtýlýyorsa kadýn da kocasýna karþý kýþkýrtýlýyor. Modern öncesinde bizim aile geleneðimiz yok ya! Arpa verir gibi yedir de yedir..

Evlilik öncesinde “aman bu adamý beðenme, parasý yok”, “yüz verme, iþi yok”, “pas verme, karizmasý yok”, "yakýþýklý deðil, güçlü deðil" vs. vs. "Sen kadýn olmakla ondan zekisin, güzelsin, zenginsin, güçlüsün, eþitsin hatta ondan üstünsün…Sana evlenecek adam mý yok!..Elini sallasan ellisi..Akýllý ol güzelliðini kullan, boþuna harcama, ucuza kapatma kendini.." telkinleriyle kadýn kýþkýrtýldý. Hiç "bu adam ahlaklý, terbiyeli, edepli, doðru, dürüst ve itikatlý..." denmedi..

Kadýn sandý ki ben dünya güzeliyim

Arkasýndan "sen özgürsün" denildi.. "sana kimse karýþamaz." "Evleneceðin erkeði anana babana sorma, kendin bul ve kendin seç" denildi. Sonra flörtler, çýkmalar ve erkekle yarýþmalar baþladý. Kadýn, cinsiyetinin özelliklerini sokakta, caddede ve iþte kullanmaya, cinsel farklýlýðýyla kendini teþhir edercesine görünmeye baþladý. Kadýn kýþkýrtýldý, sonra da erkeði kýþkýrttý…

Saçýný, baþýný, kolunu, göbeðini açan kadýn tipi nerelere varacak sizce? Üstüne baþýna giydiðiyle, ayný tür markalarýn reklam panosu olmuþ ve ilginçtir kendini bununla þuh oldum sanan, kýt akýllarýn sýradanlaþmýþ kadýn erkeklere ne ifade ediyor acaba?! Kadýn fazla olduðunun, böyle yapmakla bayaðýlaþtýðýnýn farkýnda mý dersiniz?

Kadýn evlendiðinde kýþkýrtma artarak devam etti

Çünkü kapitalist tüketim kültürü kadýný, çocuðu kýþkýrtarak tüketimi devasa artýrma formülünü bulmuþtu. Artýk kadýn sadece bir meta idi, maldý. Etinden, sütünden, derisinden kazanýlmalýydý. Evli kadýna dendi ki "sen kocana esir olamazsýn, hizmetçi olamazsýn, saçýný süpürge edemezsin. Kocanýn eline bakma çalýþ, kendi paraný kazan, böylece özgür ol ve rahatça bize harca." Evde baþkaldýracak bütün mekanizmalar hazýrdý ve yýldan yýla artarak aile mutluluðu bozuldu, huzur yitti gitti.. Ne adýna? Ailenin deðil kadýnýn özgürlüðü adýna. Erkeðine baþ kaldýrmýþ ve kendine rakip gören bencil, hazcý ve tatminsiz kadýncýklar türedi.

Haným yazarlarýmýzdan birisi yazmýþ; “Ali Bulaç’ýn temcidi” baþlýðýyla. Baþýmýza gelebildiði için konu baþlýðý, bir dizgi ve yayýn hatasý olarak yanlýþ yayýnlanmýþ olabilir. Herhalde haným yazarýmýz da bunun farkýndadýr. Zira temcid tek baþýna kullanýlmaz ve “müezzinlerin sabah ezanýndan önce okuduðu ilahilere” denir.

“Temcid pilavý” ise bir deyimdir ve birlikte baþka anlam ifade eder

Manasý; tekrar tekrar bahsedilen þey, daima öne sürülen madde. Mükerreren ortaya sürülen bahis, yahut söylenilen sözdür. Bir de deyimin menþei var, yani kaynaðý ve geleneði: "Erkeðini sahura bekleyen kadýnýn, pilavý yanmasýn diye kaldýrmasý ve soðumasýn diye tekrar koymasý" diye söylenir.

Buradaki anlam beni ister istemez gülümsetti ayrýca konumuzla ilgili ve manidar geldi. Deyimin menþei’nin önümüze sunduðu manzara ve gelenekteki kadýn figürü çok hoþ deðil mi? Erkeðine ve evine sahip kadýn erkeðini sahura bekliyor ve pilavý yanmasýn diye kaldýrýp soðumasýn diye tekrar koyuyor. Allahýnýzý severseniz bu sýcaklýk, karý koca dayanýþmasý ve paylaþýmýna modernliðin kýskacýnda tutsaklaþmýþ hangi batý ülkesinde þahit olabilirsiniz?

Kadýnýn çarpýk modernleþme macerasýna son verilmelidir

“Temcid pilavý” geleneðin köklü yapýsýndan neþet eder. Ali Bulaç ise kendi baþýna köklü geleneði temsil edecek kadar nitelikli ve farklý bir aydýnýmýzdýr. Fikirleri ve ürettikleriyle, bu milletin üzerinde emeði ve hakký çoktur. Onu anlamadan geleneði, doðuyu, batýyý ve modernizmi anlayamazsýnýz.

Selam, sevgi ve muhabbetle…

Yazýnýn kaynaðýna ulaþmak için týklayýnýz.  

Yazar: A. Muhsin Yılmazçoban
23-01-12
E mail: haber7.com.
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KADIN ERKEK AYRIMINDAN YANAYIM!
Online Kiþi: 38
Bu Gün: 376 || Bu Ay: 6.355 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.690 || Toplam Týklanma: 58.629.973