
| Kategori : TÂRİH / TÂRİHİN ARA SOKAKLARI | Okunma Sayýsý: 4344 |
Bugünlerde gündeme gelen Ýstuklal Mahkemeleri'nin zabýtlarýnýn açýlmasý meselesi gözleri bir kere daha Cumhuriyet arefesinde yaþanan olaðan dýþý þartlara ve uygulamalara çevirdi. Bu çerçevede bildiðim kadarýyla ilk defa Ahmed Nedim imzasýný taþýyan bir çalýþma 1993 yýlýnda neþredilmiþti. Aslýnda o çalýþma ve daha öncesinde konuyla ilgili bölük-pörçük araþtýrmalar bu mahkemelerin çalýþma tarzýna iliþkin yeterli denebilecek fikri vermiþti. Ama o çalýþmalara yansýmayan nice hakikatler bu yeni süreçte gün yüzüne çýkma þansý bulacak; hep birlikte bekleyip göreceðiz. Bu yazýda Ahmed Nedim'in zikri geçen çalýþmasýndan birkaç kesit sunacaðým:
Birinci meclis üç aylýk çalýþma döneminin ardýndan tatile girmiþ, "muhalif" mebuslar memleketin dört bir yanýna türlü "görevlendirmeler"le daðýtýlmýþtý. 1 Eylül 1920 günü yeni çalýþma takviminin ilk günüydü; "zorunlu" tatilin ardýndan hayli eksik bir mevcutla toplanan Meclis'te ilk konuþmayý "M. Kemal Paþa'nýn iznini ve desteðini aldýðýný" belirterek sözlerine baþlayan Menteþe mebusu Dr. Tevfik Rüþtü bey yaptý. Meclis adýna çalýþacak ve "çok geniþ yetkilere sahip olacak" Ýstiklal Mahkemeleri'nin kurulmasý teklifini ilk dillendiren o oldu.
Ertesi gün hükümet adýna Milli Müdafaa Vekaleti tarafýndan bir baþka teklif getirildi: "Firari Ceraimini Ýrtikap Edenler Hakkýnda Kanun Tasarýsý." Bu teklifler ilgili encümende görüþülürken üçüncü bir hamle daha yapýldý ve bu yeni kanunu Ýstiklal Mahkemeleri'nin uygulamasý teklif edildi. Böylece operasyonun üç ayaðý birleþtirildi ve ortaya, astýðý astýk kestiði kestik Ýstiklal mahkemeleri ucubesi çýktý. 18 Eylül gün Meclis Baþkanlýðý'na hükümetçe sunulan teklifte, 7'si Kastamonu, Eskiþehir, Konya, Isparta, Ankara, Kayseri, Sivas'ta olmak üzere "derhal", diðer 7'si ise Diyarbekir, Bitlis, Refahiye, Erzurum ve Van'da "lüzum görüldüðünde" 14 Ýstiklal Mahkemesi'nin kurulmasý istendi.
Yaklaþýk 10 senedir devam etmekte olan savaþ ve iþgal durumu elbette herkes tarafýndan ayný metanet ve dirayetle karþýlanamýyordu. Ordudan firar eden askerler meselesi, yukarýda sözünü ettiðim "Firari Ceraimini Ýrtikap Edenler Hakkýnda" kanun çýkartýlmasýný kaçýnýlmaz hale getirmiþti. Buraya kadar anlaþýlmayacak bir durum yok. Anlaþýlmasý, daha doðrusu þeffaf bir yönetim anlayýþý için "izah edilmesi" imkânsýz olan, dönemin hükümeti tarafýndan bu kanun teklifine yapýlan bir ilavede Ýstiklal Mahkemeleri'nin yetkilerinin olaðanüstü geniþletilmesi ve sadece firar olaylarýna bakmakla yetinmeyip, her türlü sosyal ve siyasî duruma müdahale eden "devrim mahkemeleri" statüsüne kavuþturulmasýdýr. Yukarýda zikrettiðim, "derhal" kaydýyla açýlmasý istenen Ýstiklal Mahkemelerinin sayýsý 8'e yükseltildi ve listede yer alan Kayseri çýkartýlarak yerine Pozantý ve Diyarbekir eklendi ve memlekette "cumhur" adýna karar verip kalem kýracak "devrim mahkemeleri" icra-i faaliyete baþladý. Bilahare M.Kemal Paþa tarafýndan Trabzon ve Elaziz'de birer tane daha açýlmasý teklif edilen Ýstiklal Mahkemeleri'nin sayýsý 10'u buldu ve bu mahkemeler "her türlü" davaya baktý.
Ýlgi çeken mahkemelerden biri Eskiþehir Ýstiklal Mahkemesi'dir. Bu mahkeme yaklaþýk 1,5 yýllýk süre içinde baktýðý 201 davada 3.487 sanýðý yargýladý. Bunlardan 671'i idam cezasýna çarptýrýldý.
Bir diðeri Konya Ýstiklal Mahkemesi'dir. Burada kurulan 12 ayrý Divan-ý Harp'te 1 hafta içinde 30 bine yakýn insan sorgulanmýþ, bunlardan 741'i idam edilmiþtir. Zaten hükümet nezdinde "yaftalý" olan Konya ahalisine reva görülen bu muamele Meclis'te de yanký bulmuþtu. Durumu incelemek üzere Konya'da kurulan Ýstiklal Mahkemesi Divan-ý Harpler eliyle iþlenen mezalimin üzerini tüy dikmiþ, 741 idama 43 idam daha ekledi.
Bu söylenenler, "birinci dönem" Ýstiklal Mahkemeleri'nin bir kýsmýnýn bir kýsým icraatlarýdýr. Temmuz 1921'de yeni bir teklifle -Ankara ve Konya'dakilerin yanýna- Samsun ve Kastamonu'da da birer mahkeme açýlmasý teklif edildi. (Bir süre sonra bunlara Yozgat Ýstiklal Mahkemesi de eklenecektir.) Ayný günlerde Topal Osman kuvvetlerinin elindeki "hücec-i kat'ýyye" marifetiyle oluþturulan "icbarî irade"yle 7 saat süreyle Meclis'te "Baþkumandanlýk kanunu" görüþülüp kabul edildi. Böylece diðer bütün erklerin olduðu gibi Ýstiklal Mahkemeleri de "Baþkumandan" M.Kemal Paþa'ya baðlanmýþ oldu!
Aðustos 1921-Temmuz 1922 tarihleri arasýnda çalýþmýþ olan bu mahkemeler doðrudan M.Kemal Paþa'ya baðlý olarak, onun atadýðý üyeler marifetiyle icra-i faaliyette bulundular.
Bütün bu mahkemeler içinde tarihe iz býrakan davalarý bakan, Ankara Ýstiklal Mahkemesi'dir. Bir sonraki yazýda bu mahkemenin gördüðü davalardan bazýlarýna deðinelim.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
26-01-12 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||