
| Kategori : / -İZMLERE DÂİR | Okunma Sayýsý: 3476 |
Sevgili okuyucular, bu pazar sohbetinde müsaadenizle bizim eski 'sosyalist' yeni 'liberal' yazarlara birazcýk takýlmak istiyorum. Sakýn yanlýþ anlamayýnýz; niyetim polemik yapmak deðil. Bu sebeple hiçbirinin isminden bahsetmeyeceðim. Ayrýca, aralarýnda bulunan yakýn dostlarýmý da üzmek istemem.
Eski sosyalistleri ne yaparlar?
Efendim, eðer Nasreddin Hoca hayatta olsaydý, bu sorumuza 'Kýrpýp kýrpýp liberal yaparlar' cevabýný verirdi. Kimsecikler kusura bakmasýn ama 1960 sonrasýnda 'Soðuk Savaþ'ýn bütün yükünü çeken aykýrý bir '1968 Kuþaðý' mensubu sýfatýyla bu târizlerde bulunmaya hakkým var.
Düþünebiliyor musunuz? 'Tek gerçek fikir Marksizm'dir diyerek sizi 'Fikir Kulübü'nden atýyorlar. Liberal hürriyetleri, demokrasiyi ve piyasa ekonomisini savunduðunuz için size 'karþý devrimci' diyorlar. Vatan, millet, bayrak, din, iman deyince, ya 'faþist' ya da 'gerici' ilân ediliyorsunuz...
Koskoca 60'lý yýllarý bu ideolojik travmalarla heba ettik. En çok neye üzülüyorum biliyor musunuz? Yüzlercesini okuduðum o beþ para etmez sosyalist kitaplara ayýrdýðým vakte... Zihinleri bir fasiküllük 'Komünist Manifesto' ile köreltilmiþ diyalektik materyalizmin papaðanlarý, o güzelim yýllarý Lenin, Stalin ve Mao arasýnda gezinerek harcadýlar.
Sosyalistlerin vârisleri
Efendim, bizim 27 Mayýs sonrasýndaki sosyalistlerin büyük çoðunluðu günümüzde sýký birer 'liberal' kesildiler ve medyanýn en etkili köþelerine kuruldular.
Sosyalistlerin bir kýsmý 'ulusalcý'ya dönüþüp tepeden inmeci jakoben devletçi felsefeye iltica etti. Bir zamanlar 'Burjuva Kemal' diye alay ettikleri Atatürk'ün ticaretini yapmaya baþladýlar. Fýrsatýný bulduklarýnda da CHP'de arz-ý endâm etmeyi unutmadýlar.
Sosyalistlerin küçük bir kýsmý ise 'Kürtçülüðü' tercih etti. TÝP döneminden beri kýþkýrttýklarý Kürtçülere ve doktrine ettikleri Stalinist PKK'ya destek oldular.
Nihayet, sosyalistlerin son kýsmý da Marksizm'in müzesinde 'komünist cennet' rüyalarý görmeye devam ediyor.
Bu arada þunu belirteyim ki, ben gerçek liberale, sebatkâr sosyaliste ve samimî ulusalcýya da saygý duyarým.
Hangi liberal?
Efendim, dünyanýn birçok ülkesinde olduðu gibi, Türkiye'de de 'liberal' sözü iyi anlaþýlmýþ deðildir. Kýrk yýldýr demokrasiyi, insan hak ve hürriyetlerini, piyasa ekonomisini hiç yalpalamadan savunan bendeniz için ne düþündüklerini sorsanýz, bu arkadaþlarýn kimi 'faþist', kimi 'gerici' diyebileceklerdir. Zira onlarýn lügatlerinde 'milliyetçi' ve 'muhafazakâr'ýn çevirisi böyledir.
Gerek DP, gerek AP, gerekse ANAP, kendilerini 'milliyetçi-muhafazakâr' olarak vasýflandýrmýþtýr. AK Parti'nin kendisini tarifi ise 'muhafazakâr demokrat'týr. Ýþin en ilgi çekici olan tarafý, Cumhuriyet tarihimizdeki bütün hürriyetçi ve liberal uygulamalarýn, kendilerini muhafazakâr olarak tanýmlayan siyasî iktidarlar tarafýndan gerçekleþtirilmiþ olmasýdýr. Rahmetli Özal, Cumhurbaþkanlýðýna seçildiði gün yaptýðý konuþmayla Türk liberalizminin esaslarýný vaz etmiþti.
Bizdeki liberal olduðunu savunan bazý aydýnlarý incelerseniz, teoride bol lâf üreten, pratikte ise 'ver kurtul' sathîliði içinde bulanan eski sosyalistleri andýrdýklarýný görürsünüz.
'Devletçi' deðiliz ama...
Efendim, merhum Menderes, Merhum Özal ve Baþbakan Erdoðan, Türkiye'de 'devletçilik' doktriniyle hep mücadele hâlinde olmuþlardýr. CHP ise bu doktrini, ana ilkelerini gösteren altý okundan biri olarak muhafaza etmeye devam etmektedir.
Benim naçizane ömrüm de zorba/ ceberrut devletle mücadeleyle geçti. Elbette 'devletçilik' ve jakoben elitizm Türkiye için çok zararlýdýr. Lâkin ceberrut devletçiliði tasfiye etmek için 'devlet düzeni'ni tümüyle ortadan kaldýrmak düþünülemez. Ütopyalara karnýmýz toktur. Þekli ve iþlevi deðiþse de 'ulus-devlet' gerçeðini unutamayýz.
Liberal Hobbes'un 'leviathan' (ejderha) devletini tasfiye ederken, Bakunin'in anarþizmini/ nihilizmini benimseyemeyiz. Liberal devlet anlayýþý elbette devletçiliðe karþýdýr fakat 'devlet düþmanlýðý' da deðildir.
Yazar: H. Celal Güzel |
29-01-12 |
||
| E mail: gazetevatan.com | Tweet | ||