HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-Ý KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-Ý ÞERÝF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENİYET
Okunma Sayýsý: 6681
Yazar: Yusuf Kaplan
'MEDENİYET' NE DEMEK?

Medeniyet fikrinin neresindeyiz (2)

Önce bir kaç "kýþkýrtýcý" cümle kurmam gerekiyor:

Birinci "cümle": Ödünç kavramlarla düþünüyor, ithal dünyalarda yaþýyoruz: Sonra da bu zillet hâli yetmiyormuþ gibi, baþkalarýnýn onca çileyle, emekle, çabayla ürettiklerini tam bir "asalak" gibi tepe tepe tüketmeyi marifet sanýyor, "çaðdaþlýk", "uygarlýk" cakalarý atmaktan geri durmuyoruz! "Asalak" gibi yaþadýðý için övünen bizden baþka "salaklar" da var mý dünyada diye, merak bile etmiyorum: Olmadýðýný biliyorum zira: Hem dünyanýn sömürgeleþtirilemeyen tek ülkesi; hem de kendi kendini sömürgeleþtiren tek ülkesi biziz çünkü!

Ýkinci cümle: Bugün, içini doldurmadan, "Ýslâm medeniyeti"nden sözeden insanlarýn çoðunda, örtük ya da açýk bir aþaðýlýk kompleksi veya savunma psikolojisi gizlidir. (= "Bizi Ýslâm geri býraktýrdý!" "Hayýr, bizi Ýslâm geri býraktýrmadý!" "Ýslâm da bir medeniyettir..." "Rönesans'ý da, bize borçlu Avrupalýlar..." vs. gibi önermelerin gerisinde yatan marazî psikoloji).

Üçüncü cümle: "Medeniyet" kavramý üzerinden de, "Ýslâm medeniyeti" kavramý üzerinden de kurduðumuz bütün cümleler yanlýþ. Dahasý sadece yanlýþ deðil, yanýltýcý ve yanýlsatýcý. (Bakýnýz: Yukarýdaki "ikinci cümle"nin örnekleri).

* * *

Türkçe'de bizim "medeniyet" diye kullandýðýmýz sözcük bize ait; ama kavram ve bu kavramýn içeriði bize ait deðil: Biz, "medeniyet" diyoruz; ama "sivilizasyon"u kastediyoruz. Biz, ne kadar bize ait "medeniyet" sözcüðünü kullanýrsak kullanalým, kullandýðýmýz sözcüðün anlam dünyasý, "medeniyet" sözcüðünün anlam dünyasý deðil, aksine sivilizasyon sözcüðünü üreten modern / seküler muhît'in / vasat'ýn anlam dünyasý.

* * *

"Sivilizasyon" sözcüðü, "medeniyet" sözcüðüyle özdeþ veya ayný anlama sahip deðil. Hatta yer yer zýt anlamlara sahip: Sivilizasyon'da, kent/leþme esastýr ve sivilizasyon, salt yatay düzlemde varolur. Oysa medeniyet'te, insan esastýr; kâmil-insan. Ve medeniyet, hem yatay, hem de dikey eksenlerin diyalektik iliþkisiyle hayat bulur.

Medeniyet'in aksine, sivilizasyon, insaný da, tabiatý da, hayatý da, hakikati de yok eder. Yerine, kendini, dolayýsýyla güç üreten ayartýcý, ruhsuz araçlarý ikame eder: Tekno-paganizm!

Sivilizasyon'un Osmanlý Türkçesi'nde de kullanýlan ve yine Arapça'dan geçen tam karþýlýðý "hadariye" sözcüðüdür; ki, Arap dünyasýnýn seküler veya Ýslâmcý entelektüellerinin ve akademisyenlerinin kahir ekseriyeti de "el-hadariyet'ül-islâmiye" nitemelesini sorgusuz sualsiz kullanmaya devam ediyorlar hâlâ! Bunun nasýl yakýcý ve yýkýcý bir çað körleþmesi sorunu olduðunu idrak etmeden, edemeden üstelik de!

* * *

Soru þu tam bu noktada: Osmanlý münevverâný, Avrupa'da bir asýr önce icat edilen "sivilizasyon" kavramýnýn muâdili olarak, neden "hadariye" kavramýný deðil de, "medeniyet" kavramýný "icat etti" acaba?

Bunun iki gerekçesi olabilir: Birincisi, erken Meþrûtiyet sürecinde gerçekleþtirilen entelektüel sýçramanýn temellerini atan Osmanlý münevverâný, sadece Fransýzlarýn "sivilizasyon" kavramýnýn karþýlýðý olarak deðil, ayný zamanda, Almanlarýn (Fransýzlarla ezelî rekabetlerinin nedenlerinden birinin göstergesi) "kültür" kavramýný da içerdiði düþüncesiyle "hadariye" kelimesinin yerine, "medeniyet" kelimesini tercih etmiþ olabilirler. Eðer bu gözlemim doðruysa, ortada Osmanlý münevverânýnýn dâhiyâne bir buluþuyla karþý karþýyayýz demektir.

Ama asýl dâhiyâne buluþ, ikinci gerekçe: Osmanlý münevverâný, sivilizasyon karþýlýðý olarak olsun veya olmasýn -ki, kýsmen öyle-, "medeniyet" kavramýný, hem Ýslâmî vasat'ýn hâlâ geçerliliðini sürdürdüðü, hem de -Ahmet Cevdet Paþa'ya "Osmanlý'nýn, insanlýðýn son adasý" olduðunu söyletecek kadar- mevcûdiyetini devam ettirdiði bir zaman-mekân aralýðýnda geliþtirmiþtir.

Bugün, Arap dünyasýnda, "hadariye" kavramýnýn kullanýlmasýnýn nedeni de burada gizlidir: Bu vasat, bütün Ýslâm dünyasýnda olduðu gibi, temelde, Ýslâmî bir vasat olmaktan uzaktýr; Ýslâm, bütün kavram ve kurumlarýyla hayatýný da, daha önemlisi hayatiyetini de yitirmiþtir artýk.

* * *

Ýslâmî kaynaklardan yola çýkýlarak geliþtirecek esaslý bir medeniyet fikrine iþte bunun için hava kadar, ekmek kadar, su kadar ihtiyacýmýz var. Sadece bizim deðil, bütün insanlýðýn.

Ýnsanlýða, bir bütün olarak hakikatin ne olduðunu, insanlýðýn hakikati nasýl yitirdiðini ve metafizik bir "felâket ve helâket" çaðýnýn ortasýna nasýl sürüklendiðini gösterecek, hakikatin yeniden hayat bulmasýna, hayat olmasýna ve herkese hayat sunmasýna imkân tanýyacak yegâne fikir, medeniyet fikridir. Baþka türlü varlýðýmýzý bile sürdüremeyiz.

Yazýnýn kaynaðýna ulaþmak için týklayýnýz.

Yazar: Yusuf Kaplan
29-01-12
E mail: yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
'MEDENİYET' NE DEMEK?
Online Kiþi: 39
Bu Gün: 376 || Bu Ay: 6.355 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.690 || Toplam Týklanma: 58.629.982