RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ

 

Kardeşlerimizin Ramazân-ı Şerîf'lerini tebrik ederiz.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma Sayısı: 2744
Yazar: C.Yakup ŞİMŞEK
TDK'DEN BİR DÜZİNE HATA - 5

TDK’nin hataları üstüne daha önce yazdığım dört yazıda açıklamış olduğum gibi, TDK’nin resmî İnternet sitesindeki sözlüklerde düzinelerle yanlış (dizgi, imla ve noktalama hatası, cümle düşüklüğü, açıklama yetersizlikleri vb. kusurlar) var.

Türkçemizde “p o l i s” kelimesinin macerasını araştırırken TDK’nin onlarca “polisiye” hatasını görmüş ve bunlardan bir düzinesini (on iki tanesini) rapor etmiştim.

Aradan bir hafta geçmeden TDK’nin “polisiye” hatalarından bir düzinesi daha meydana çıktı. (İşin içine “komiser” filan da girseydi düzine şaşar, hata on ikiyi aşardı.)

Beşinci düzineyi de en derin kaygılarımla sunarım:

TDK SÖZLÜKLERİNİN “POLİSİYE” HATALARI

 Yaşar Kemal’in “Allahın Askerleri” kitabından alınmış şu cümlede “p o l i s” kelimesinin niçin büyük harfle başlatıldığını TDK izah etmeli:

Herkesin iyisi var, Polislerin de iyileri var.

Yaşar Kemal’in “Allahın Askerleri” kitabının isminde niçin kesme (’) işareti kullanılmadığı da meçhul… Acaba Yaşar Kemal’in kendisi mi bu imlayı tercih etmiş? TDK kendi kılavuz ve sözlüklerine böyle kelime ve cümleleri iktibas ederken kendi imla kaidelerine göre yazmıyor mu, yazarların imlasına hiç dokunmuyor mu? Şayet dokunmuyorsa TDK’den bir ricamız var: Lütfen, yazarlarımızın kelimelerini de değiştirmeyin.

Biz yazarların kelimelerini değiştiriyoruz ama eserlerinin adına hiçbir şekilde müdahale etmiyoruz.” diyorsanız buna inanmamızı beklemeyiniz. Çünkü mesela Ziya Gökalp’ın “Türk Medeniyeti Tarihi” adlı kitabının adı sizin sözlüklerinizde hep “Türk Uygarlığı Tarihi” olarak geçiyor.

Yaşar Kemal’in kitabının adına bir kesme işaretçiği koyacak kadar dahi müdahale etmekten sakınmak; fakat Ziya Gökalp’ın eserinin adını bile değiştirmek… Bu nasıl bir anlayış?..

Bir yazarın kitabının adını değiştirmekle evladının adını değiştirmek arasında ne fark var? Oldu olacak, Ziya Gökalp’ın kızı Hürriyet Hanım’dan da Özgürlük Hanım diye bahsedelim. Alın size öz Türkçecilik…

Peyami Safa’nın “Yalnızız” romanından iktibas edilmiş olan cümle:

Haydarı polise haber vereceğim.”

Bu cümlede “Haydar” ismine gelen “-ı” eki kesme işareti () ile ayrılmalıydı.

Ahmet Midhat Efendi’nin “Gönüllü” isimli eserinden nakledilen cümle de aynen şöyle:

Onu iğfal eden kim olduğunu ve kızımın mahall-i ikametini bilmiyor isem de, bu bapta polis dairesine havale olunmuş bir de iştidam vardır.”

Burada yanlış yazılmış olan “i ş t i d a” kelimesinin doğrusu “i s t i d a”dır.
(Anadolu ağızlarında da kullanıldığı tespit edilen “i s t i d a”ya TDK “eski kelime” damgasını vurmuş.)

TDK aynı cümlede – kendi Yazım Kılavuzu kaidelerine göre – bir noktalama hatası da yapmış, yanlış yerde virgül kullanmış. Şöyle ki: TDK Yazım Kılavuzu virgül konmayacak yerleri sıralarken, “Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan  da / de bağlacından sonra virgül konmaz.” diyor ve Yahya Kemal Beyatlı’dan şu misali veriyor:

İmlamız, lisanımız düzelince lisanımız da kafamız düzelince düzele­cek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil!

Böyle diyen TDK, Ahmet Midhat Efendi’nin “Gönüllü” isimli eserinden naklettiği cümlede buna uymamış: “… bilmiyor isem de, bu bapta…”

TDK’nin Yazım Kılavuzu'na Yahya Kemal'den alınan ve yukarıda bizim de iktibas ettiğimiz cümlede aslında bir virgül hatası var: Cümlede art arda sıralanmış zarf tamlayıcılarından ilki olan “lisanımız düzelince” sözünden sonra virgül konmalıydı.  

TDK, bazen noktalama işaretlerini lüzumlu yerlerde kullanamıyor, bazen de – yukarıda olduğu gibi – yanlış yerlerde kullanıyor.                                              
Ahmet Rasim’in “Eşkâl-i Zaman”ından alınan cümle her nedense yarım iktibas edilmiş:

Sürücüler içinde öyle usta kamçı şaklatanlar vardı ki acemi polisleri.”

TDK bu cümlenin geri kalan kısmını eğer bilerek kestiyse sonuna tek değil üç nokta koymalıydı.

Böyle noksan cümleler TDK sözlüklerinde sık sık karşımıza çıkıyor.  

Güncel Türkçe Sözlük  “belediye polisi” sözü için Çetin Altan’dan şöyle bir cümle nakletmiş:

Simitçi başında tablası koşturuyor, belediye polisleri de onu kovalıyormuş.
TDK burada da kendi Yazım Kılavuzu’na uymamıştır. “Simitçi” ve “tablası” kelimelerinden sonra birer virgül koymalıydı.

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü’ne Ahmet Midhat Efendi’nin “Altın Âşıklar” eserinden şu cümle alınmış: 

“… polis idaresine yazılmış ve birçok hüsn-i hizmetleri görülerek neferlik ve çavuşluk rütbelerini az zamanda geçip üçüncü sınıf komiserliğe kadar vasıl olmuştu.

Bu cümlede iki imla hatası görünüyor:

Birincisi, büyük harf hatası: “polis idaresi” ismindeki kelimelerin baş harfleri büyük olamalı.

İkincisi, düzeltme işareti hatası: Dilimizde “ulaşan, erişen kavuşan, varan manalarıyla yüzyıllardan beri kullanılan – yukarıdaki cümlede de geçen – “v â s ı l” kelimesi düzeltme işareti (^) ile yazılmalı. Çünkü dilimizde bir de “v a s l > v a s ı l” kelimesi vardır ki “ulama” demektir. TDK’nin resmî İnternet sitesinden de ulaşılabilen Yazın Terimleri Sözlüğü’nde “u l a m a” kelimesinin açıklamasında “Osmanlıca” kaydıyla bu kelime geçmektedir.

Fakat TDK bu iki kelimeyi birbirinden ayırmak için bir tedbir düşünmemiş. Daha doğrusu, gerek Yazım Kılavuzu’nda gerekse Güncel Türkçe Sözlük’te “ulama” demek olan “v a s l > v a s ı l” kelimesine hiç yer vermemiş…

Değerli okurlar ve TDK mensupları!

Bu sefer düzineyi, yani on iki rakamını tutturamadım. Sebebi şu: On iki hata bulduktan ve makaleme son şeklini verdikten sonra TDK cümlelerinden birindeki bir hatayı daha fark ettim. Dolayısıyla rakam on iki (12) yerine on üç (13) oldu. (Üstelik, işe "komiser"i filan da katmadım.)

Bu hatadan dolayı beni hoş göreceğinizi umarım.

Ee, hep TDK hata yapacak diye bir kaide yok…     

Yazar: C.Yakup ŞİMŞEK
15-04-10
E mail: c.yakup_simsek@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TDK'DEN BİR DÜZİNE HATA - 5
Online Kişi: 27
Bu Gün: 207 || Bu Ay: 3.988 || Toplam Ziyaretçi: 1.739.444 || Toplam Tıklanma: 43.633.522