
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 391 |
ki katl evimizin önünde, büyüklerimin daha çok hayat dedikleri bir avlumuz vard. Kap önüydü hayat.
Ta merdivenleri, ahap trabzanlardan tutunarak ar ar inerdim. Oyun oynamaya yeltenen küçük bedenim babaannemin “hayattan dar çkma” cümlesiyle ve o avlunun bende hayat buluuyla özdeleirdi zaman.
Toprak sval bölümde ekmek piirilirdi. Ocak tarafyd. Üst taraf örtülü, yamur kar demezdi. Oklava sesleri, ocaktan gelen çrp, gazel sesi, radyodan süzülen Hueng Azerolu, Samime Sanay, Belks Akkale aklmda kalanlardan. Ilgt lgt güne elik edenlerdi.
Dut aacnn çevresinde sra sra ekili bostanlar, onlar naif gövdeleriyle koruyan enva türden çiçekler hayatmzn can damarlaryd.
Babaannemi ve dedemi hep abdest alrken gördüüm çeme ba, hayatn en çok oyun oynadmz beton kapl yerinin simgesiydi.
Hayata evden bir ey indirilecek olsa, en çok buraya konurdu. Uzun aaç gövdesinden yapl, yerden yükseltilmi bir sedir, gelen gidenin oturma mahaliydi de.
Hayatn dört bir yan; süyük denen toprak sval duvarlarla kapatlm olsa da bize özgüydü içi, özgürlüümüzdü.
Kocaman tahta kap kocaman bir anahtarla dar açlrd. D taraftaki bilezik eklinde ki çngrakl kap tokmaklar geleni haber verse de onu oradan çkarp koluma takma istei de olmutur, kz çocukluunun o özlemli tak meraklaryla…
Hayat; ykadmzda ruhumuza çektiimiz toprak kokusu, güllerden yaylan buram buram tabiat kokusu, ocaktan yaylan ekmek kokusuydu.
Çocuklar apartmanlarda büyürken hayatlar olmadan, hayattan ne kadar zevk alabileceklerini düünüyorum yllar geçtikçe. Ekranlarla çevrili bir hayatlar var elbette. Saydm ve sayamadm nice eye annda ulaabilecekleri bir hayat. Ama ben be duyu organna, kalbe hitap eden hayatlarda olsun isterdim tüm çocuklar.
Benim hayatmda çok güzel bir hayat(avlu) olmutu. Kularn cvldad, çiçeklerin gülümsedii, tavuklarn yumurta verdii, fidanlarn sebzelerin boy verdii, nice güzelliin dolup tat hayat.
Ta zemin ise; nice oyunumuzun ahidi iken, çememiz suyun ve abdestin azizliini, karsndaki duvara yaptrlm ayna ise; suretin güzelliini, sirete yanstmay öretmiti.
Duvarn hemen arkas tohma rmann çalts, heyecanla çalamann, akmann gürlüünü yol almann güzelliini öretti.
Avlu hayatt, benim için ab- hayatt. Hayat bizdik. Hayat adn da çok duymuluumuz yoktu aslnda, çocukken. Bir akrabamz kzna bu ad vermiti. Seslenii bile güzeldi. Hayat…
Ve çocukken hayat hayattaki nice birliktelikten örendik. meceyi, mevsimleri, kurban, aile olmay, abdest almay, a piirmeyi, bulgur pirinç mercimek seçmeyi ve oradaki nice ile sevgiyi, dostluu, arkadal, akrabal, ortak i yapmay, israf etmemeyi, topran bereketini, büyüklere saygy, küçüklere sevgiyi hayatta ki hayattan örendik.
Etraf duvarla çevrili olsa da gökyüzüne engelsiz bir hayatt oras. Uzandmzda mindere, yldzlara mesafesiz uzanmann adyd.
Hayat; imdi hayatta olmasalar da bize hayat öreten dedelerimiz ninelerimiz baba ve amcalarmzla ve tüm büyüklerimizle baka güzeldi.
Bizim çocukluumuzda hemen hemen herkesin hayat vard yani avlusu.
Ve o hayat ‘’Hayatm’’ demek kadar birisine, güzel ve özeldi yani. Özgülüktü vesselam.
Yazar: Nilüfer Zontul Aktaþ |
19-09-23 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||
| Yolcu | |||
Hasret |
Tarih : 19-09-23 | ||
Bu deni dünya,ah! yeri, hasret yeri. Hasret yerinde, hasreti deruni hissetmek. |
|||