İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 7390
Yazar: Harun ŞAHİN
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Avrupa'nın Yeni Bir İhraç Metaı)

AVRUPA'NIN YENİ BİR İHRAÇ METAI1 

Batılılaşma miti2 eskiyince, yeni bir yalan çıktı sahneye… Daha doğrusu, aynı nâzenin3 taze bir makyajla arz-ı endâm4 etti.

Filhakika5, intelijansiyamızın6 şerefine şampanya şişeleri patlattığı bu sözde bâkire, Tanzimat'tan beri tanıdığımız "Batılılaşma'nın" ta kendisi.

"Çağdaşlaşmak", Avrupa'nın yeni bir ihraç metaı, kokain ve LSD7 gibi… Şuuru felçe uğratan bir zehir. "Çağ-dışılık" ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Aynı çağda muhtelif çağlar vardır. Çağdaşlaşmak neden hıristiyan Batı'nın putlarına perestiş8 olsun?

Bu, kendi derisinden çıkmak, kendi mukaddeslerini inkar etmek ve peşin peşin köleliğe razı olmak değil mi?... Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asîl, çok daha insanca bir medeniyetin.

Çağdaşlaşmanın halk vicdanında adı asrîleşmektir; asrîleşmek, yani maskaralaşmak, gâvurlaşmak. Kırk yıllık Kâni'nin Yâni olamıyacağı9, Türk'ün akl-ı selimi için bedâhetlerin10 bedâheti; bir medeniyetin başka bir medeniyete istihale11 edemeyeceği Danilevsky'den12  beri bir kaziyye-ı muhkeme.13

 

 ---------------------------------------------------

1 Bu Ülke, İletişim Yayınları, İstanbul 1996. s.97-98.

2 Mit: mitoloji, mitos. Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren tanrı, tanrıça. Evrenin doğuşu ile ilgili hayali alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi.

3 Nâzenin:  Cilveli, nazlı, narin, ince yapılı, şımarık, nazlı yetiştirilmiş(sevgili).

4 Arz-ı endam etmek: boy göstermek.

5 Filhakika:  Gerçekten, doğrusu, hakikaten

6 İntelijansiya: Batı dillerine Rusça'dan geçme kelimedir. Bir ülkedeki aydınlar topluluğu anlamına gelir. Rus dilinde kavramın daha özel bir anlamı vardır: Belli bir dönemde yaşayan, ortak eğilim ve davranışları olan sosyal tabaka, sınıf, aydınlar takımı, aydınlar sınıfı. Cemil Meriç’in eserlerinde bu anlama gelen kelimelerden sıklıkla kullanılanlar şunlardır: Entelektüel, intelijansiya, münevver, aydın, fikir işçisi. Bu kelimelerden, menşe’lerine uygun olarak “Entelektüel”i batı aydını için, “intelijansiya”yı  rus aydınları için(veya onlardan fikren etkilenen  için), “münevver”i Osmanlı ulaması (ya da bu zihniyerte sahip kişiler için), Aydın kelimesini cumhuriyet sonrası şair ve yazarları için kullandığını söylemek mümkün. “Fikir işçisi”ni de kendisi için kullanır.

7 LSD:Almanca Lyserg Suare Diathylamid’in baş harflari. İndol türevlerinin başında gelen halisinojen. Önceleri yapay olarak elde edilen sonra çavdar mahmuzu ürünlerde tabii olarak bulunan uyuşturucu madde.

8 Perestiş: Tapınma, delicesine sevme.

9 Rivayet şu ki: Kendisini “Kani” kelimesiyle ilişkilendirip şiirlerinde "Kani" (Maden ocağından çıkarılmış cevher gibi söz söyleyen) mahlasını kullanmayı tercih eden, özellikle nükte yüklü gazelleri, şiirleri, hicivleri ile ünlü şair Tokatlı Ebubekir Kani Efendi (1712-1791) Yirmi Beş yaşında Hekimoğlu Ali Paşa'nın maiyetine katılıp İstanbul'a gelir. Bir süre sonra Ali Paşa'nın divan kâtibi olarak Silistre'ye gider.

Yaşı kırkı bulan, saçlarına aklar düşen Kani, yaşlandığını düşünerek gençliğinin ardından ağıtlar yakmaya başlar; çünkü kalbi de boştur, yuvası da… Kalbinde eksik kalan sevgiyi tamamlamanın çarelerini aramaya başlayan Kani, nazlı nazlı akan Tuna kıyılarında dolaşırken çamaşır yıkayıp, hayvanlarını otlatan bir Rum dilbere rastlar ve aklı başından gider. Yanına yaklaşır, kalbi duracak gibidir; ama ilan-ı aşk etmekten de çekinmez. Kız tanımadığı ve hiç görmediği bu insanın bu cüreti karşısında ürperir ve hayvanlarını da alarak evinin yolunu tutar. Fakat Kani Efendi'nin niyeti ciddidir. Kızı evine ve nihayet kiliseye kadar takip eder. Kızın Rahip Petraki'nin kızı olduğunu öğrenir. Kızı babasından istemeye karar verir. Kilisenin yolunu tutar. Rahip Petraki'ye halini anlatır. “Kızınıza Allah'ın emri, iki Peygamberin kavli üzere talibim. Muhammed adına değilse İsa adına, onu sizden helalliğe istiyorum” der. Rahip Petraki, kızını vermeye yanaşmaz. Bu durum dört uzun yıl sürüp gider. Bu zaman zarfında Rum dilberi de Kani'yi sever, birbirlerine Türkçe-Yunanca mektuplar yazmaya başlarlar. Dördüncü yılda Rahip Petraki, halkın ayıplamalarından ve kızı hakkında çıkarılan dedikodulardan bıkar, kızını Kani'ye vermeye razı olur; fakat şartı çok ağırdır: Kani, Hıristiyanlığı kabul edip vaftiz olacak ve Yani adını alacaktır. Petraki'nin teklifi üzerine kendinden geçen, rahibin bir din adamı gibi değil de bir zalim gibi davranmasına içerleyen,biraz da kızın gönlünü kazanmış olmanın verdiği güvenden güç alan Ebubekir Efendi, o ünlü sözünü patlatır:

“İnsaf eyle Petraki Efendi; kırk yıllık Kani,olur mu Yani…”

Dört yılın sonunda Petraki, Hıristiyan olmayı kabul etmeyen Kani Efendiye vermek yerine  kızını Limni'ye göndermeye gönderir. Ebubekir Kani, şair ve yazar olarak unutulur ama "Kırk yıllık Kani; olur mu Yani" sözü o gün bugündür, Türkçe bir darb-ı mesel olarak dillerde yaşıyor.

10 Bedâhet: Besbelli, apaçık olma durumu,

11Istihale:    Biçim değiştirme, başkalaşma.

12 Danilevsky: Nikolay Yakovleviç Danilevsky (1822-1885) Rus tabîiyecisi ve tarih felsefecisi. En meşhur eseri. “Rusya ve Avrupa”dır. Tarih felsefesini ilk defa birbirinden farklı medeniyetler dizisi halinde ele alır. Danilevsky ‘ye göre Ruslarla Slavlar Batı ile hiçbir zaman kaynaşamayacaklardır. Her ikisi de kendi kütürel mirasını siyasî mutlâkiyet yoluyla geliştireceklerdir. Danilevsky Rus milliyetçiliğini biyolojik bir temel üzerine oturtmasıyla da tanınır. Fikirleri, Rus yazarlardan Kostantin Leotiev’i Batı’da da Oswald Spengler’i çok etkilemiştir

13 Kaziye-i muhkeme: Kesin Hüküm

 

Yazar: Harun ŞAHİN
09-05-11
E mail: sahharun@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 4
kemal kaplan
doğru söz
Tarih : 09-05-11

doğru söze ne denir? paylaşımlarınız ve katkılarınız için teşekkür ederim harun bey. Cemil Meriç'i tanıyabilmek ve günümüz gençliğine de tanıtabilmek adına yaptığınız katkılardan dolayı minnettarız. selamlar

 
ibrahim TUNCER
dip notlar
Tarih : 09-05-11

Harika... Dip notlar metinden daha harika. Allah yazarlarımızın sayısını ve kalitesini çoğaltsın inşaallah.

 
İhsan Efendioğlu
BU ÜLKE
Tarih : 09-05-11

"Bu Ülke" döne döne okunması hatta ezberlenmesi gereken bir kitap. Harun hoca dipnotlarla zenginleştirmiş, çok güzel olmuş. Hakikaten ilaç gibi. Teşekkürler Harun Bey.

 
AHMET
İLÂÇ!
Tarih : 09-05-11

Harun Hocam, bu metinler ve bilhassa dipnotlardaki bilgiler gençlerimiz için ilâç gibi... Tabii okuyup kıymetini bilirlerse... Böylelerinin olacağına inanıyoruz. Teşekkür eder, devamını dileriz.

 
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Avrupa'nın Yeni Bir İhraç Metaı)
Online Kişi: 34
Bu Gün: 111 || Bu Ay: 6.415 || Toplam Ziyaretçi: 1.782.753 || Toplam Tıklanma: 44.760.829