AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / KISSADAN HİSSE
Okunma Sayısı: 2783
Yazar: Prof. Dr. Saffet Solak
IŞIĞI YANAN EVLER

"Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim.

Gençtim, bekârdım.

Küçük bir beldeydi gittiğim yer.

İlk gece bir eve misafir olmuştum.

Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.

Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti.

Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı.

Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu.

Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.

Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu.

Evin büyüğü olan Hacıanneye sıkılarak:

"Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim.

Hacıanne: "Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz." dedi.

Merak ettim, tekrar sordum: "Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?"

Hacıanne: "Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, 'ışığı yanan bir ev' bulsun diye bekliyoruz."

Konya Ovası'nda, ya da bir başka yerinde Türkiye'nin, trenden inen yabancılar için "Işığı yanan evler“ yerinde hâlâ duruyor mudur?

Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı?

Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı?

Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler?

Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler.

Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz.

Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şâir öyle diyordu: "Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler."

Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler?

Ey güzel yurdumun güzel insanları!

Neredesiniz?

Yazar: Prof. Dr. Saffet Solak
20-05-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 1
Necmiye Güneylioğlu
Ümidimizi kaybetmeyelim.
Tarih : 27-12-10

Nedense birçoğumuz geçmişte bıraktığımız güzellikleri anlatır hayıflanır dururuz. Atlarına binip giden o güzel insanların yetimleri olmanın bilincinde olmak bile ümidimizi kaybetmemek için yeter. Ya o güzel insanları hiç tanımasaydık. Onların hiç farkında olmadan bu dünyaya gelip yine hiç onları tanımadan bu dünyadan ayrılsaydık... Ben diyorum ki onlardan biri neden olmayalım. Neden üzülmek yerine o kültürü yaşatmak için seferberlik başlatmayalım. Allah'a çok şükür ışığı yanan evler hâlâ var. Saygılarımla

 
IŞIĞI YANAN EVLER
Online Kişi: 15
Bu Gün: 97 || Bu Ay: 2.344 || Toplam Ziyaretçi: 1.737.165 || Toplam Tıklanma: 43.587.811