HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 72
Yazar: Mustafa Çelik
KARŞI SURDA BİR GEDİK AÇMA MAHARETİ

KARŞI SURDA BİR GEDİK AÇMA MAHARETİAllah yolunda düşmanınızı -zayıf olsun, kuvvetli olsun- ciddiye almıyorsanız, cinnet geçirmek mecburiyetinde kalabilirsiniz. Allah yolunda düşman cepheyi dağıtmak çok mühim. Çağın Nemrutlarına tekme attı İbrahim. Allah’ın dünyasında Allah’a meydan okuyan payidar olmaz, Allah Rahman, Allah Rahim. Allah ve Peygamber düşmanlarını dost zannetmek büyük hatadır. Kendilerini Kitabullah’ta aramayan kiralık beyinlerde akıl lüks bir metadır.

“Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Enbiya Sûresi/ 10)

Bu âyetten kalbimize ulaşan ses; behemehâl göreve koşmalı hakkını, hukukunu, ailesini, cemiyetini, siyasetini, ticaretini, izzetini Kurân’da arayan herkes. Görevimizi yaptık diyebilmemiz için şunu fiilen haykırmamız gerekiyor: “Surda bir gedik açtık/ Mukaddes mi mukaddes” Evet, ‘’surda bir gedik açmak’’ ele geçirilmesi hedeflenen yapılara taarruz ve hamle hâlinde olanların işidir. Yahya Kemal Beyatlı: “Son savletinle vur ki açılsın bu surlar/ Fecr-i hücum içindeki Tekbir aşkına” derken bu fetih ve hamle ruhunun manevi boyutlarından birine işaret eder.

Karşı surda gedik açmak, bir muharebe taktiğidir. Düşmanın hezimetini garantilemek için caydırıcı hamlede bulunmaktır. Bilindiği gibi, caydırma stratejisi ve caydırma politikası düşmanda korku ve kaygı duygusu oluşturma esasına dayanır. Düşman komutanını bir saldırıdan önce en az iki kere düşünmeye mecbur bırakır. Hem harp alanında hem de günlük yaşamda kullanabileceğiniz caydırma stratejisi, zaferin anahtarıdır. Rabbimiz uyarıyor:

“Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.” (Tevbe Sûresi/ 123)

Gelen rivâyete göre, Ahzâb günü (Kureyş ile birlikte bütün Arab kabîlelerinin İslâm aleyhinde harekete geçmesi, Benî Kurayza’nın da nakz-ı ahd etmesi üzerine vaziyet ciddîleşince) Nebî (sav): - Bana Benû Kurayza’nın (vaziyetine dâir) kim haber getirir? diye sordu.
Zubeyr: - Ben (yâ Rasûlallah!) dedi.

Sonra (harb şiddetlenince) Rasûlüllah (bir kere daha): - Benû Kurayza’ya dâir bana kim haber getirir? diye sordu. (Yine) Zubeyr:

- Ben, diye cevap verdi.

(Bunun üzerine) Nebî (sav): - Her peygamberin ashâbı içinde bir güzîdesi vardır. Benim güzîdem de Zubeyr’dir, buyurmuştur.

(Sahih Buhari 1205)

Ayrıca Hendek savaşında, Müslümanlarla andlaşmalı olmasına rağmen andlaşmaya uymayarak Kureyş’li Müşriklere destek veren Yahudilerin de etkisiyle Müslümanların oldukça zor ve sıkıntılı olduğu bir esnada Yahudilerin içerisinden gelen Nuaym bin Mesud (ra) , Rasûlüllah (sav) ile görüşmesi esnasında “Kavmim benim Müslüman olduğumu daha duymadı - bilmiyor , yardımcı olmak istiyorum” demiş Rasûlüllah (sav) de ona elinden geleni yapmasına izin vermiş.

Bunun neticesinde hem Yahudileri ve hem de Kureyş ordusunun içerisine girerek birbirlerine güvensizliği telkin etmiş ve böylece Yahudiler desteklerini çekmiş, Kureyş ordusu da daha da dayanamayıp geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Nuaym b. Mesud’un bu üstün davranışı esnasında Rasûlüllah (sav) kendisine kâfir olursun vs. gibi tekfir lafızları kullanmamış aksine Hendek savaşının kazanılmasında en etkili isimlerden olmuştur. Yerel ve Küresel münkir ve müşrikler İslâm’ın ve Müslümanların aleyhine şer cephelerini oluşturdukları bir zamanda ve zeminde şer cephesini teknik ve taktik ile parçalayıp dağıtmak, Allah yolunda yapılan cihad cümlesindendir.

Saldırganlara karşı teslimiyet değil; onlara “günlerini göstermek” ve hiç kimseye zulmetmelerine fırsat vermemek gerekir: “Dininize saldırırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın.” (Tevbe Sûresi/ 12). “Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) yalnız Allah için oluncaya kadar savaşmakla” (Bakara Sûresi/ 193) emir olunan Mü’min, iyi bilmelidir ki; “şayet savaştan vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.” (Bakara Sûresi/ 193). Bu konuda ölçü bellidir, aşırılığa gitmek, Allah için yapılması gereken savaşa dünyevi ve nefsi istekler karıştırmak yasaklanmıştır: “Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin; çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara Sûresi/ 190) Allah yolunda düşmanı dize getirmek için teknik ve taktik çalışmalar yaparak caydırıcı olmak, Allah yolunda cihad eden mücahidlerden olmaktır. Karşı surda gedik açmak, İslâm’ın ve Müslümanların aleyhine tezgâhlanan tuzakları akamete uğratmaktır. Dine, dindarlara karşı karanlık mahfillerde küresel münkir ve müşriklerle birlikte oluşturulan şer cephesinin oluşumunu ve bu şer cephesinin kalleşliğini hiçbir mü’min sineye çekmeyecek. Bir avuç çapulcuya, Ümmet-i İslâmiyye asla diz çökmeyecek!

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mustafa Çelik
19-06-22
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KARŞI SURDA BİR GEDİK AÇMA MAHARETİ
Online Kişi: 20
Bu Gün: 89 || Bu Ay: 2.443 || Toplam Ziyaretçi: 1.931.060 || Toplam Tıklanma: 47.964.248