
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ | Okunma Sayısı: 370 |
Osmanlı'nın kılıç ustaları, yaptıkları çeliÄŸe bir ruh ve bir isim bahÅŸederlerdi. O isimlerden biri vardı ki, en cüretkâr düÅŸmanın bile dizlerinin bağını çözerdi.
“Kara Bela” sıradan bir kılıç deÄŸildi. Sözün bittiÄŸi, sabrın taÅŸtığı ve zulmün arÅŸa dayandığı anda kınından sıyrılan son çareydi. Mazlum için deÄŸil, zalim için gelecek olan bir felaketin adıydı. Kara Bela, adaletin en keskin tecellisiydi.
Bugün, Sudan'ın Darfur bölgesinde, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birine tanıklık ediyoruz. Bu siyahilerin ülkesinde bir zulüm fırtınası yeryüzüne inmiÅŸ durumda. O da bir ‘kara veba’ gibi adeta…
El-FaÅŸer, aylardır kuÅŸatma altında. Uydu görüntüleri, sokakların toplu infaz edilmiÅŸ ceset yığınları ve kan lekeleriyle dolu olduÄŸunu belgeliyor. BirleÅŸik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından fonlanan ve silahlandırılan terör örgütü ‘Hızlı Destek Kuvvetleri’ (RSF) girdiÄŸi hastanelerdeki hastaları ve çalışanları katlediyor. VahÅŸi infazların arasında Sudan Kızılay’ı gönüllüleri de var. 48 saat içinde 4.789 Müslümanın katliama uÄŸradığı raporlanıyor. Sudan Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sadece bir ÅŸehirde 300 kadının katledildiÄŸini, 25 kadına tecavüz edildiÄŸini haykırıyor.
Bu, dünyanın en büyük ve en hızlı yerinden edilme krizi. 12 milyondan fazla insan evsiz. 30 milyondan fazla insan, yani nüfusun yarısından fazlası acil insani yardıma muhtaç.
Dünya ne yapıyor dersiniz?
Dünya kör ve sağır. Dünyanın daha mühim gündemleri var. Afrika’da Müslüman bir ülke gadre uÄŸrarken, kim ne diye bunu gündem yapsın?
Ukrayna'daki acı her gün manÅŸet olurken, Darfur'daki katliam istatistik bile olamıyor? Ölenler Afrikalı ve Müslüman olduÄŸu için mi bu vicdan körlüÄŸü? Batı medyasının ve uluslararası kurumların defalarca ÅŸahit olduÄŸumuz ahlaki iflasının son örneÄŸini görüyoruz.
Bu sessizlik, bir kayıtsızlık deÄŸil, siyasi bir tercih. Bu sessizlik, bir suç ortaklığı. ABD’nin dilinin ucuyla yaptığı “kınama” mesajı her ÅŸeyi anlatıyor aslında.
Çünkü bu vahÅŸetin tetiÄŸini çeken "Ebu Lü'lü" lakaplı teröristler ve onların baÄŸlı olduÄŸu RSF milisleri, yalnız deÄŸil. Onların arkasında vahÅŸetin asıl mimarları var. Sahadan gelen tüm raporlar, bu acımasız gücün lojistik, askeri ve finansal olarak BAE tarafından desteklendiÄŸini ortaya koyuyor. Sudanlı bir cami imamının "Allah'ım, Bin Zayed'in saltanatını sars, damarlarındaki kanı dondur!" feryadı, bu ihanetin adresini net bir ÅŸekilde gösteriyor. BAE'den kalkan kargo uçakları, Libya ve Çad üzerinden bu teröristlere durmaksızın askeri teçhizat taşıyor.
Sahi, Bin Zayed denilen adam nasıl bir vicdan dokusuna sahip? OrtadoÄŸu veya Afrika’da, nerede mendebur bir iÅŸ olsa altından o çıkıyor. İsrail ve Batı menfaatine yapmadığı taÅŸeronluk, bulaÅŸmadığı pis iÅŸ kalmadı.
Ve Libya BaÅŸmüftüsü Sadık el-Giryani'nin tespiti, büyük resmi ortaya koyuyor: "BAE'nin Sudan’daki rolü, İsrail Projesi'nin bir parçasıdır. Sudan, Libya, Yemen, Mısır ve Irak’ta yaÅŸananlar, birleÅŸik bir Siyonist-Amerikan planının halkalarıdır. Gazze de bu projenin merkezidir."
İşte "Nasıl bir vicdan?" sorusunun cevabı burada gizlidir: Vicdan yok. Sadece çıkarlar var. Bir yanda ‘Darfur’un zengin altın madenlerini yaÄŸmalama hırsı’, diÄŸer yanda bu kaostan beslenen kirli jeopolitik hesaplar... Gazze'de on binlerce masum sivili bombalayarak bir soykırım gerçekleÅŸtiren İsrail'e "savunma hakkı" diyerek arka çıkan zihniyet, bugün BAE eliyle Sudan'daki soykırımı da görmezden geliyor. BAE'nin BM'ye "insani yardım" adı altında 100 milyon dolarlık bir rüÅŸvet teklif etmesi ise, bu ahlaki iflasın en trajikomik yanı.
Bu karanlık tabloda, CumhurbaÅŸkanımız Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın "zulmü lanetliyoruz" ve "kardeÅŸlik hukukunun gereÄŸini yapmaya hazırız" sözlerinde ifadesini bulan duruÅŸunu önemsemek gerekiyor. Türkiye, yine tek başına insanlığın vicdanı olmaya çalışıyor. Sudan'daki meÅŸru hükümete verdiÄŸi destekle, Port Sudan'a inen uçaklarla, Sevakin Adası'ndan Kızıldeniz'e uzanan o tarihi ve stratejik bağın gereÄŸini yerine getiriyor.
Bir yanda BAE'li bir influencerın "Muhammed bin Zayed’e saygı göstermeyenler kanlı gözyaÅŸları dökeceksiniz" tehditleri; diÄŸer yanda "Ümmü Leheb" isimli bir terörist karısının, kocasından daha fazla sivil öldürmesini istediÄŸi o dehÅŸet verici kayıtlar...
Zulüm arÅŸa dayandı. Sudanlı bir annenin çığlığı ve o yaÅŸlı teyzenin gözyaÅŸları... Bütün bunlar tarihin keskin kılıcı olan "Kara Bela"nın adaletini hak etmiyor mu?
Yazar: Refik TuzcuoÄŸlu |
04-11-25 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||