
| Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM | Okunma Sayısı: 652 |
Özü eleÅŸtirmek
Ben, ülkemizde genel olarak din eÄŸitim ve öÄŸretiminde Diyanet, İmam Hatipler ve İlâhiyat fakültelerinin -nitelikleri ve imkanları bakımından- önde olmalarından yanayım.
BaÅŸarının en önemli ÅŸartlarından biri de öz eleÅŸtiri (nefis muhasebesi, kendini hesaba çekmek…) olduÄŸu için önce Diyanet konusunu yazdım. İlahiyat ve İmam Hatiplerle ilgili de birer yazı kaleme alacağımı söyledim.
DeÄŸerli ilâhiyat ilim adamı Prof. Dr. Hayati Hökelekli’nin köÅŸeme aldığım yazısı beni yazma külfetinden kurtardı, kendisine teÅŸekkür ediyorum.
ÜLKEMİZDE İLAHİYAT EÄžITİM-ÖÄžRETMİNİN ÜÇ ANA SORUNU
1. Dini bilginin güncellenmesi
Din, hayatı nasıl anlamlandırmak ve yaÅŸamak gerektiÄŸine rehberlik eder. Bilgi ise, olguları keÅŸfetmenin, düzenlemenin ve yeni geliÅŸmelere ışık tutmanın, aracıdır. Dinin deÄŸiÅŸmez sabiteleri (=inanç, ibadet, ahlak) ve yeni ÅŸart ve durumlara göre uyarlanan deÄŸerleri (=muamelât) vardır. Hayatın her alanında olduÄŸu gibi, din alanındaki bilgilerin de geliÅŸtirilmesi, dil, üslup, anlam ve anlatımların yenilenip düzenlenmesi, iÅŸlevselliÄŸini koruması bakımından bir zorunluluktur. Toplumsal ve kültürel hayatın akışkanlığına uygun olacak ÅŸekilde, dini anlatma ve öÄŸretmede kullanılan bilgilerin güncellenmesi, din ile hayat arasındaki uyumun saÄŸlanmasında büyük önem taşır.
Günümüzde, son elli yılda bilimsel, teknolojik, kültürel ve toplumsal çok büyük ve hızlı deÄŸiÅŸimler yaÅŸanıyor. Genç nesillerle yetiÅŸkinler arasındaki kültür, yaÅŸam anlayışı ve alışkanlıkları kökten farklılaşıp baÅŸkalaşıyor. YetiÅŸkinlerin çocuk ve gençler üzerindeki etki ve yetkisi silikleÅŸiyor, sosyal medya ve dijital kanallarla olan etkileÅŸim ön plana çıkıyor.
İlahiyat Fakülteleri, dini bilginin günümüz ÅŸartlarına göre üretildiÄŸi, öÄŸretildiÄŸi en üst seviyedeki akademik kurumlardır. Fakat mevcut haliyle, dünyadaki ve toplumdaki geliÅŸmelere uygun ÅŸekilde, kısa zamanda ders plan ve programlarını yenileme anlayış ve kabiliyetine sahip durumda deÄŸildir. Ders programları ve burada ele alınan konuların yüzde doksan beÅŸi, güncelliÄŸi olmayan, mevcut hayata dokunmayan tarihsel konu ve olaylarla sınırlı rivayet, ölü metafizik tartışma ve iktibaslar yığını bilgilerden oluÅŸmaktadır. Bilgiyi dini-dünyevi diye iki farklı alana bölmek, pedagojik olarak bir deÄŸer taşısa da sistematik olarak doÄŸru deÄŸildir. Bu yüzden günümüz ilahiyatçısı eÄŸer toplumun manevi rehberlerini yetiÅŸtirmede etkin ve yetkin bir görev yapacaksa, günümüzdeki tüm bilimlerin araÅŸtırma sonuçlarından az-çok haberdar olması gerekir. BaÅŸta insan ve toplum bilimleri olmak üzere, bilimin ve teknolojinin her alanındaki geliÅŸmeler, yeni bir dünya görüÅŸünün temelini oluÅŸturuyor ve insanlar da bu yenidünyada yaÅŸamlarını sürdürüyorlar. Bu yenidünya görüÅŸünün dışından insanlara seslenmek, onlara rehberlik etmek mümkün deÄŸildir. Sosyal medya, yapay zekâ, dijitalleÅŸme, küreselleÅŸme, transhümanizm, nano teknoloji, kuantum fizik anlayışı vb. konulardan uzak ve habersiz, sadece geçmiÅŸ yüzyıllarda tarım toplumunun dünya görüÅŸü ve anlayışı çerçevesinde üretilmiÅŸ eski dini anlatım ve bilgi kaynaklarına baÄŸlı kalarak din eÄŸitim-öÄŸretimi yapmak, topluma yabancılaÅŸmak ve toplum gerçeÄŸinden uzaklaÅŸmak demektir.
Bu baÄŸlamda, ilahiyat fakülteleri ders plan ve programlarını, konu ve içeriklerini her yıl gözden geçirmeli, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek ÅŸekilde düzenlemelere yer vermelidir. Hocalar da bu anlamda yeni geliÅŸmelere dikkat kesilmeli, kendi birikimlerini yenileyip güncellemelidir.
2. Kalite sorunu
İlahiyat Fakültelerinin öÄŸrenci kaynağı yüzde doksan-doksanbeÅŸ imam hatiplerdir. Buradan mezun öÄŸrencilerin en yetenekli ve baÅŸarılı olanları yükseköÄŸrenimleri için ilahiyat dışı alanları seçmektedir. İlahiyatlara ancak vasat öÄŸrenciler gelmektedir. Bu da eÄŸitim-öÄŸretimin kalitesini düÅŸüren önemli bir sorundur. En baÅŸarılı ve yetenekli İHL öÄŸrencilerinin (hiç olmazsa bir kısmının) ilahiyat fakültesini seçmelerine imkân tanıyan, teÅŸvik edici cazip (karşılıksız burs, vb.) bazı uygulama ve düzenlemelere ihtiyaç vardır. Ailelerin en zeki çocuklarını İlahiyatlara yönlendirmeleri saÄŸlanmalıdır. Günümüz ilahiyatçısının son derece zeki ve yetenekli olması, dünyadaki geliÅŸmeleri doÄŸru anlayıp deÄŸerlendirmesi ve dini de bu çerçevede toplumun anlayışına yaklaÅŸtırması önem arz ediyor.
3. Gelecek vizyonu
İlahiyatçılar olarak hep geçmiÅŸ olaylardan ve konulardan bahsetmek, deÄŸiÅŸmez alışkanlığımız. Bir gelecek vizyonumuz yok. Oysaki, dünyanın kaderini elinde tutan, dünyaya düzen ve intizam vermeye talip olan tüm devletler, kurumlar ve kesimler bir gelecek vizyonu ile hareket ediyor. Dünya hızla deÄŸiÅŸiyor. Gelecekte bizleri neler bekliyor, en iyi Allah bilir. Fakat mevcut ÅŸartlardan hareketle, önümüzdeki 5, 10, 20 ve 50 yılda neler olabileceÄŸine dair bazı tahminler geliÅŸtirebiliriz. Dünyada çeÅŸitli üniversite ve araÅŸtırma enstitülerinde ders olarak okutulan fütüroloji (=gelecek bilimi) diye bir isimlendirilen bir alan var. Mevcut geliÅŸmelerden hareketle, hayatın her alanında gelecekte neler olabileceÄŸine dair düÅŸünce ve öngörülerin araÅŸtırılıp tartışıldığı bir bilimsel disiplin. ABD’de her yıl MEGATREND baÅŸlıklı yayınlar bu disiplinin bakış açıları içerisinde oluÅŸturulur.
Bu baÄŸlamda, “Gelecek 5-10 yıl içerisinde din alanında ne gibi geliÅŸmeler olabilir?” sorusu etrafında “Dinin GeleceÄŸi”ni gündemimizde tutmak gerekiyor. Çünkü dünya ve ülkemiz giderek sekülerleÅŸiyor; dinden hızlı bir uzaklaÅŸma yaÅŸanıyor. İnsanlar “hız ve haz kültürü”ne bağımlı, sanal bir dünyaya doÄŸru savruluyor. Aile kurumu çözülüyor, aile çocuk sayısı azalıyor ve nüfus yaÅŸlanıyor. Bu ortamlarda ateizm, deizm, agnostisizm gibi din dışı inanç ve tutumlar yaygınlaşıyor. Muhafazakâr ve dindar aile çocukları popüler kültürün kurbanları haline geliyor. Bu ve benzeri geliÅŸmeleri hiç dikkate almadan din üzerine konuÅŸmak ve eÄŸitim yapmak suya yazı yazmaktan farksız sayılır.
Not: Hayati Hökelekli kardeÅŸimiz UludaÄŸ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde Din Psikolojisi öÄŸretim üyesi ve Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm BaÅŸkanı olarak görev yaptı, önemli eserlere ima attı ve halen emeklidir.
Yazar: Hayrettin Karaman |
18-01-26 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||