
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 154 |
Hâl; durum, vaziyet, tavr ve kiinin içinde bulunduu ruhsal ya da fiziksel konum olarak anlamlandrlr. Hâl, yalnzca görünen bir durum deil, insann iç âlemini, karakterini, ahlakn ve yaama biçimini de kapsayan daha derin bir kavramdr. Gidiât ise bir iin, olayn veya durumun ilerleyi biçimi, seyri, sonucu belirleyen yön olarak tanmlanr.
Gidiât, balangçtaki hâlin zaman içindeki yansmas; insann tavrnn, tutumunun ve tercihinin davrana dönümü çizgisidir. Hâl, insann içindeki manevî birikim; gidiât ise onun hayata brakt izdir.
Hâl; yalnzca bir anlk psikolojiyi deil, ayn zamanda insann deerler sistemini de yanstr. Bir çocuun paylamay örenmesi, bir gencin sorumluluk bilincini gelitirmesi, bir yetikinin adaletli olmas hep hâlin durumuna baldr.
Tarihî Süreç
Zaman içinde karnelerin içerii, toplumun eitim anlayndaki dönüümü de açkça yanstmtr. Osmanl’da sbyan mektepleri ve rütiyelerde öne çkan dersler arasnda Kur’an- Kerim, Malumat- Diniyye, Ahlâk, Edeb, Hüsn-i Hat, Hesap ve Kraat bulunurdu. Özellikle “Ahlâk” ve “Edeb” dersleri, bireyin davrann, terbiyesini ve toplum içindeki yerini ekillendirmeyi amaçlard. Bu dönemde maarif anlay, bilgiyi karakterle bütünletirmeyi esas alyordu.
Tanzimat Ferman’nn (1839) etkisiyle Osmanl eitiminde Fransz merkezli modern okul modeli örnek alnmaya baland. Bu dönemde, geleneksel eitim dili ile modernleme arasnda ikilik oldu. Cumhuriyet’in ilan (1923) ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924) ile eitimdeki reformlar, eitimde birlik salayarak okullamay yaygnlatrd ancak dinî ve ahlakî çerçevenin kamusal eitimdeki arln azaltt ve deer aktarmnn yöntemini deitirdi.
1940’larda Köy Enstitüleri, pragmatist ve üretim temelli Bat pedagojisinden etkilenerek uygulamal eitimi öne çkard. Bu atlmlar krsal kalknma, öretmen yetitirme ve eletirel düünme açsndan önemli katklar salad fakat ideolojik yönelim tartmalarn da dourdu. 1950 sonras çok partili dönemde daha muhafazakâr taleplerle din eitimi yeniden görünürlük kazanarak mam Hatip Okullar açld. 1980 sonras küreselleme, snav merkezli rekabet ve neoliberal politikalar, baary ölçülebilir akademik performansa daha fazla balad. 2005’ten itibaren yaplandrmac yaklam, örenci merkezli ve Bat kaynakl pedagojik modelleri güçlendirdi. Eletirel düünme, beceri temelli örenme ve teknoloji kullanmn artrd. Bu süreçte yerlilik düüncesi zayflad, âdâbmuaeretten yoksun bir tablo ortaya çkt.
Karnelerin Deiimi
Bir örencinin bir kez saygl davranmas hâl olabilir fakat bunu yaam biçimine dönütürmesi gidiâttr. te bu nedenle eski Milli Eitim karnelerinde yer alan “Hâl ve Gidiât” bölümü yalnzca akademik baary deil, karakter geliimini de önemseyen bir anlayn göstergesiydi. Bu bölümlerde genellikle temizlik, düzen, arkadalaryla geçim, büyüklere sayg, derslere devam, sorumluluk, çalkanlk ve ahlaki tutum gibi maddeler deerlendirilirdi. Bu yaklam, eitimi yalnzca bilgi aktarma deil, ahsiyet inâ etme süreci olarak görüyordu. Günümüzde ise öncelikler deitikçe karneler de deiti.
Politik Kararlarn Sürece Etkisi
Bu tarihsel dönüümü ele aldmzda fayda-zarar dengesini tek yönlü okuyamayz. Yenilikçi ve Bat kökenli modelleri düündüümüzde farkl ölçme-deerlendirme teknikleri, bireysel haklar ve pedagojik çeitlilik gibi önemli kazanmlar sunduu söylenebilir. Ancak buna karlk, ar merkezileen, snav odakl, kültürel köklerden kopuk, karakter eitiminde sapma ve millî irfandan yoksun bir anlay da beraberinde getirdi.
Bu sürecin önemli etkenlerinden politik kararlar da burada ele almak gerekir. Politik durular, eitimi yalnzca pedagojik deil, ideolojik bir araç olarak da ekillendirdi; bu da müfredatn sk deimesine, kuaklar arasnda farkl kimlik tasavvurlarna yol açt. Bu mesele, “Dou mu, Bat m?” sorusundan çok, hangi modelin kendi toplumsal dokumuzla dengeli biçimde bütünletirildiidir. Doru yol, geçmii bütünüyle reddetmek ya da modernlii toptan kutsamak deil, bilimsel gelimeyi, millî kültürü, ahlakî terbiyeyi ve evrensel insanlk deerlerini birlikte tayabilen sentezci bir eitim anlaydr. Sorun çou zaman reformlardan ziyade, politik kutuplamaya açk ve uzun vadeli toplumsal mutabakat üretmekte zorlanan uygulama biçimlerinden kaynaklanmaktadr. Çünkü siyaset kurumu bu gerilimden beslenmektedir.
Bu çerçevede Türkiye Yüzyl Maarif Modeli de yalnzca yeni bir müfredat düzenlemesi olarak deil, hâl ve gidiât meselesine verilen çada bir cevap olarak deerlendirilmelidir. Modelin temel iddias, örenciyi sadece akademik yeterlilikle deil, karakter bütünlüüyle yetitirmektir. Bu yönüyle geçmiteki “Hâl ve Gidiât” anlayna modern pedagojik bir dönü nitelii tad söylenebilir. Maarif Modeli; köklerden gelecee uzanan bir eitim tasavvuru kurmay, millî ve manevî deerlerle evrensel yeterlilikleri bir araya getirmeyi hedeflemektedir.
Bu yaklam baz çevrelerce olumlu karlanrken baz çevrelerce de olumlu veya yeterli görülmemitir. Çünkü eitim politikalar ar politik durularn gölgesinde alnmakta. Dier taraftan bu anlay benimseyip uygulayacak olan eitimcilerin dirençli tavr, deiime kar tutumlar sürecin gidiâtn belirlemekte. Burada çounlukla olumsuz bir tablo ortaya çkyor çünkü deiim ayn zamanda ciddi bir hazrl, yenilii ve performans gerektiriyor. Allagelmi basmakalp uygulamalar terk edip yeni bir süreci takip etmek ve buna hazrlanmak zahmetine girmek istemeyen eitimciler süreci sabote etme, sekteye uratma gibi yollara girebilmekte. Yine tüm bunlarn altnda ideolojik saplantlar yatmakta. Bu hastalktan kurtulmadan deiimin önünü açmak zor.
Disiplini Nasl Anlamal?
Eitimcilerin bugünkü hâl ve gidiat böyle iken örencilerde gözlemlenen davran sorunlar da disiplin meseleleri olarak deerlendirilemeyecek kadar çok boyutlu bir hâl almtr. Akran zorbal, öretmene kar sayg sorunu, dijital bamlln dourduu dikkat dankl, sorumluluk bilincindeki zayflama ve iddetin normallemesi; eitim kurumlarnda hâl ve gidiât meselesinin yeniden düünülmesini zorunlu klmaktadr.
Disiplin sorununu ceza ile çözme devri geçmitir. Gerçek disiplin, bireyin kendi iç denetimini salamas, içselletirilmi deerlerle donatlmas ile mümkündür. Bu noktada âdâbmuaeret kurallarnn önemi ortaya çkmaktadr. Selam vermek, söz kesmemek, büyüe hürmet, küçüe efkat, ortak alan korumak gibi temel davranlar hem iç huzuru hem de toplumsal huzuru salayabilir.
Bugün ise eitim sisteminde davran deerlendirmesi daha çok “sosyal-duygusal geliim”, “deerler eitimi” ya da rehberlik çerçevesinde ele alnmaktadr. Ancak snav merkezli yap, çou zaman karakter eitimini ikinci plana itmektedir. Oysa John Dewey’in belirttii gibi, “Eitim hayata hazrlk deil, hayatn kendisidir.” Eer eitim yalnzca test baarsna indirgenirse, bireyin hâli ihmal edilir; bu da toplumsal gidiât etkiler. Baarl ama empati yoksunu bireyler yetitirmek, toplumun uzun vadeli ahlakî dokusunu zayflatabilir.
Öneri veya Örnek Uygulama
Tüm bu sorular temelinde yani aileden balayarak çözüme kavuturabiliriz. Aile, hâl ve gidiâtn ilk okuludur. Çocuk önce anne-babann dilini deil, tavrn örenir, izini takip eder. Toplum ise bu davrann pekitii ya da and alandr. Eer ailede sayg, toplumda adalet, okulda deer eitimi varsa olumlu bir gidiât mümkündür. Ancak çelikili mesajlar çocukta davran karmaas dourur. Bu noktada disiplinin sevgiyle verilir, terbiye örneklerle alanr, âdâbmuaeret süreklilikle kazandrlrsa çocuklar nasihatten çok ahit olduklar davranlar benimserler.
En isabetli ve istikrarl yol, aile-okul-toplum i birliini güçlendiren ve devletin sürece müdahale ettii deil, süreci koordine ettii bütüncül bir modeli benimsemektir. Deerler eitimi, milleti var eden dinî ve kültürel uygulamalarla aktarlmal. Sosyal sorumluluk projeleriyle desteklenmeli. Ayrca karnelerde yeniden “hâl ve gidiât” benzeri geliimsel deerlendirmelerin çada pedagojik yöntemlerle yer almas düünülmeli, karnelerde anne-babalarn da sorumluluunu gösteren bölümler olmal. Çünkü eitim sadece okullarda öretmenlerin sorumluluunda ilerleyemez.
Sadece akademik baarya odaklanmak, nezaket, özdenetim ve toplumsal uyum gibi becerileri sekteye uratr. Yeni neslin karakter inâsna katk salamak için hâl ve gidiâta baklmal çünkü bilgi, insan meslek sahibi yapabilir fakat hâl ve gidiât, onu insan yapar.
Yazar: Ali Bal |
06-05-26 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||