HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 867
Yazar: Hüseyin Demir
KALBÝ SÖNEN ÇAÐDA MUHARRÝRÝN MESULÝYETÝ

KALB SÖNEN ÇADA MUHARRRN MESULYETnsanlk, tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar bilgiye yakn, fakat hakîkate bu kadar uzak olmamt. Parmak uçlarnda milyonlarca veri dolarken, insan ruhu hiç olmad kadar yalnz, yorgun ve parçalanm bir hâle geldi. Teknoloji büyüdü, ehirler yükseldi, ekranlar çoald; fakat insan küçüldü. Modern dünya, akl büyütürken kalbi ihmal etti. te çamzn en büyük krlmas burada balad.

Bugün yalnz Türkiye’de deil, bütün dünyada büyük bir mânâ krizi yaanmaktadr. Aile çözülüyor, gençlik dijital dünyann görünmez kuatmas altnda kimlik bunalm yayor, hakikat yerine alg, hikmet yerine hz, tefekkür yerine tüketim hâkim oluyor. Türkiye’de yaplan aratrmalarda gençlerde sosyal medya ve dijital bamlln “alarm verici” seviyelere ulat belirtilmektedir.

Bu tablo sadece teknolojik bir mesele deildir; bu, dorudan doruya insann ruhunu kaybetme meselesidir.

Kur’ân- Kerîm’in insan tasavvuru ile modern dünyann insan anlay arasndaki uçurum tam da burada ortaya çkar. Kur’an, insan yalnzca düünen bir varlk olarak deil; kalbi, ruhu, vicdan ve mesuliyeti olan bir emanet taycs olarak tarif eder. Nitekim Rabbimiz:

“Onlarn kalpleri vardr ama onunla idrak etmezler...” buyurur.

Bugünün insan tam da bu ayetin tasvir ettii zihinsel parçalanmay yaamaktadr. Görüyor ama basiret sahibi deil. Konuuyor ama hikmet üretemiyor. Yazyor ama hakîkate hizmet etmiyor.

te burada kalemin mesuliyeti balyor.

Çünkü kalem, sadece yaz yazan bir araç deildir. Kalem; bir medeniyetin hafzas, ahlâkn taycs ve toplum ruhunun ina vastasdr. Bir toplumun hangi istikamete gideceini çou zaman siyasetçilerden önce muharrirler belirler. Kelimeler önce zihni, sonra hayat ekillendirir.

Bu sebeple slâm düüncesinde ilim hiçbir zaman nötr kabul edilmemitir. lim; ahlâkla, hikmetle ve hakîkatle birlemediinde insan yükseltmek yerine onu felakete sürükleyebilir. te büyük mütefekkir mam Gazâlî bütün ömrünü bu hakîkati anlatmaya adamtr.

Gazâlî’nin en büyük kavgas, bilgi ile hakîkat arasndaki kopua karyd. O, akl reddeden deil; akln tek bana mutlak hakîkati kuatamayacan söyleyen bir mütefekkirdi. Ona göre insan kurtaracak olan kuru bilgi deil; kalbi dirilten hikmetti. Çünkü ilim, insan Allah’a yaklatrmyorsa sadece kibir üretir. Gazâlî’nin düüncesindeki merkez nokta tam da budur: Kalbi ihyâ etmeyen bilgi, insan manevî çöküten kurtaramaz.

Bugün dünyann içine dütüü kriz, aslnda Gazâlî’nin asrlar önce dikkat çektii bu kopuun küresel ölçekte büyümesidir.

Modern insan artk bilginin efendisi deil, bilgi bombardmannn esiri hâline gelmitir. Sosyal medya çanda herkes konuuyor ama kimse dinlemiyor. Herkes hüküm veriyor ama kimse tefekkür etmiyor. nsanlar artk hakîkati aramyor; houna giden algnn peinden sürükleniyor. Dijital sistemler insann neyi düüneceini, neye öfkeleneceini, neyi sevip neyi unutacan belirliyor.

Özellikle gençlik büyük bir kuatma altndadr. Mahremiyet duygusu anyor, dikkat dankl kronikleiyor, ekran merkezli yaam insan ilikilerini mekanikletiriyor. Aratrmalar, sosyal medya bamll ile yalnzlk, tükenmilik ve kimlik problemleri arasnda güçlü ilikiler bulunduunu göstermektedir.

Fakat burada asl mesele teknoloji deil; teknolojiyi yöneten fikirsizliktir.

Çünkü insann elindeki araç, kalbin niyetine göre ekillenir. Kalp bozulursa teknoloji de yozlar, medya da yozlar, sanat da yozlar, siyaset de yozlar. Kur’an’n “fesad” dedii ey tam olarak budur: nsann iç dünyasndaki bozulmann toplumsal hayata tamas.

Bugün dünya ölçeinde yaanan kültürel krizlerin temelinde de bu vardr. Aileyi deersizletiren yaynlar, ahlâk özgürlük adna andran dijital kültür, tüketimi hayatn merkezi hâline getiren sistemler ve insan sadece haz peinde koan biyolojik bir varla indirgeyen anlaylar, modern çan görünmeyen ykm araçlardr.

Bu yüzden muharririn vazifesi yalnz haber vermek deildir.

Gerçek muharrir; çan gürültüsü içinde hakîkatin sesini koruyabilen kiidir. O, toplumun houna giden eyi deil; toplumun ihtiyac olan hakîkati söyleyendir. Kalemini menfaat için deil, insann manevî dirilii için kullanan kiidir.

Bugün en büyük eksikliimiz de budur.

Çünkü çamz; fikir adamndan çok içerik üreticisi yetitiriyor. Tefekkür adamndan çok görünür olmay hedefleyen insan üretiyor. Derinlik yerine hz, hikmet yerine slogan, irfan yerine popülerlik öne çkarlyor. Bu yüzden toplum büyük bir bilgi yn içinde yönünü kaybediyor.

Hâlbuki medeniyetler sloganlarla deil, fikir çilesiyle kurulur.

Kur’an’n ilk emrinin “Oku” olmas tesadüf deildir. Ancak bu okuma sadece harfleri görmek deildir; insan, hayat, zaman ve nefsi okuyabilmektir. Gazâlî’nin yapt da buydu. O, sadece kitap okumad; çan okudu, insan okudu, nefsi okudu ve sonunda hakîkatin kalpte baladn gösterdi.

Bugün yeniden ihtiyaç duyulan ey de budur:

Kalbi merkeze alan bir dirili…

Ahlâk medeniyetin temeline yerletiren bir fikir hamlesi…

Hakîkati ideolojilerin deil vahyin nda arayan muharrirler…

Kalemi fitnenin deil hikmetin emrine veren fikir adamlar…

Çünkü toplumlar ayakta tutan ey sadece ekonomi deildir; manevî istikamettir. Eer bir milletin kalbi çökerse, teknolojik yükseli onu kurtaramaz.

nsanlk bugün büyük bir yol ayrmndadr:
Ya hz çann ruhsuzluunda savrulmaya devam edecek ya da yeniden hakîkat merkezli bir medeniyet tasavvuruna dönecektir.

Bunun yolu ise kalbi dirilten ilimden, ahlâk önceleyen fikirden ve hakîkat uruna çile çekmeyi göze alan gerçek muharrirlerden geçmektedir. Çünkü kalem, ya insan diriltir ya da onu sessizce çöküe sürükler. Ve her ça, sonunda kendi kaleminin aynasna dönüür.

Selam ve dua ile.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Hüseyin Demir
11-05-26
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
KALBÝ SÖNEN ÇAÐDA MUHARRÝRÝN MESULÝYETÝ
Online Kii: 17
Bu Gn: 613 || Bu Ay: 4.021 || Toplam Ziyareti: 2.926.653 || Toplam Tklanma: 58.583.594