HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 17
Yazar: Refik TuzcuoÄŸlu
ÖRTÜNÜN ÇİFTE SINAVI

İSRAİL'İN TÜRKİYE KABUSUToplumsal hafızamızda derin izler bırakan, uÄŸruna üniversite kapılarında bir kuÅŸağın istikbalini tükettiÄŸi baÅŸörtüsü mücadelesi, bugün hâlâ bitmemiÅŸ bir insan hakları sınavı olarak karşımızda duruyor. Kamusal alanda kazanılan özgürlüklere ve baÅŸörtüsü yasağını vaktiyle jakobence savunan bazı siyasi partilerin helalleÅŸme çaÄŸrılarına raÄŸmen, dipte karanlık bir tortu gibi kaynamaya devam eden seküler refleksler, fırsatını bulduÄŸu an vahÅŸi bir nefret söylemi olarak yeniden sokaklara dökülüyor.

Sokak mikrofonlarına "Arabistan sıcağından gelen bir gelenek" ya da "AK Parti’nin ürettiÄŸi bir siyasi simge" ezberlerini fütursuzca savuran zihniyet, aslında üzerine bastığı toprağın tarihsel derinliÄŸine tamamen yabancılaÅŸmıştır. Bundan 150 yıl geriye gittiÄŸimizde bu coÄŸrafyanın kadını; sınıfı, statüsü ya da kökeni ne olursa olsun mevcudiyetini bu örtüyle tanımlıyordu. Anadolu’nun harcını karan Bacıyan-ı Rum’lardan KurtuluÅŸ Savaşı’nın cephe gerisindeki kahraman kadınlarına kadar baÅŸörtüsü, dönemsel bir icat deÄŸil; bu medeniyetin kurucu hafızasıdır.

Bu hafızayı yok etmek isteyen zihniyetin yakın tarihte açtığı yaralar ise unutulacak gibi deÄŸil. 28 Åžubat’ın karanlığında kampüs kapılarına kurulan barikatlar, öÄŸrencilerin rızası dışında çekilen gizli kamera kayıtları, ailelerinden ve avukatlarından soyutlanarak ikna odalarında psikolojik kıskaca alınan genç kızlar, gelecekle tehdit edilerek başını açmaya veya peruk takmaya zorlayan taahhütname dayatmaları ve ellerinden alınan eÄŸitim hakları... 

Merve Kavakçı’nın Meclis salonundan "Bu hanıma haddini bildirin!" protestoları eÅŸliÄŸinde çıkarılışı ile zirveye ulaÅŸan bu sistematik baskı yöntemleri, bu ülkenin insan hakları tarihine kazınmış birer utanç sayfasıdır. İstiklal Åžairimiz Mehmet Akif’in "Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne" feryadı o yıllarda meydanların en gür sloganına dönüÅŸürken; Arif Nihat Asya’nın "Kim demiÅŸ baÅŸörtüsüydü o, başımızın renk renk süsüydü o" haykırışı direniÅŸin en zarif niÅŸanelerinden biriydi. Åžüphesiz bu omurga sadece mısralarla kurulmadı. Åžairlerimizin ve yazarlarımızın dize dize, satır satır ördüÄŸü direniÅŸ edebiyatı; aydınların, adliye koridorlarında mücadele veren hukukçuların ve kampüs barikatlarını terk etmeyen isimsiz binlerce kahramanın dik duruÅŸuyla kenetlenerek, okullarına alınmayan genç kızlara manevi birer zırh olmuÅŸtu.

Ne var ki bugün, "bunlar geride kaldı" dediÄŸimiz anlarda karşımıza çıkan olaylar, seküler baÄŸnazlığın ne kadar kindar ve diri kaldığını açıkça gösteriyor. Bir kadının sosyal medyada fütursuzca "Kapalılar imha edilsin" diye avazı çıktığı kadar bağırabilmesi, Mersin’de tesettür mayolu bir annenin site havuzundan çıkarılmak istenmesi, Antalya’da tatile giden genç kızlara markette "Terlemiyor musunuz böyle? Hangi tarikat bu?"diye sözlü tacizde bulunulması ve Denizli’de halk otobüsünde 2 yaşındaki bebeÄŸiyle binen baÅŸörtülü kadına "Defolun bu ülkeden" diye saldırılması münferit olaylar olarak deÄŸerlendirilebilir mi? İşin daha vahim boyutu akademiye kadar uzanıyor; İstanbul’da özel bir üniversitenin diÅŸ hekimliÄŸi stajında bir akademisyen, öÄŸrencisine "Bu ÅŸekilde temizlikçiye benziyorsun, açılmana yardımcı olayım" diyerek kinini kusabiliyor. Cumhuriyet modernleÅŸmesini kendi inhisarında gören bu anlayış, baÅŸörtülü kadını eÄŸitimli ve meslek sahibi olarak kamusal alanda gördüÄŸünde derin bir iktidar kaybı yaşıyor ve bu bastırılmış öfke sosyo-psikolojik bir hezeyana dönüÅŸüyor.

Neyse ki bu nefret dalgasına karşı toplumsal vicdan hâlâ güçlü bir barikat kurabiliyor. Sokak röportajlarında o skandal "imha" videosuna karşı siper olan başı açık vatandaşımızın "Ben açığım ama insanı örtüsüyle yargılamak cahilliktir" tepkisi ve yan yana yürüyen biri açık diÄŸeri kapalı iki kız çocuÄŸunun "Biz kardeÅŸiz, birbirimize saygılıyız" duruÅŸu, bu ülkenin asıl mayasını gösteriyor. 

Ancak madalyonun diÄŸer yüzündeki hakikate de gözlerimizi kapatamayız. Yasal engeller aşılırken, o mücadeleye asıl gücünü veren ruh ne kadar korunabildi?Bir zamanlar mahremiyetin ve tevazuun simgesi olan örtü; kimi ellerde ne yazık ki tüketim çarklarının, moda endüstrisinin ve dijital mecralardaki gösteri kültürünün bir vitrin malzemesine dönüÅŸüyor. "Başı kapalı, ruhu açık" gerçeÄŸi giderek yaygınlaşıyor. Bedeni kumaÅŸla örterken ruhu teÅŸhir kültürüne teslim etmek, dünyevileÅŸmeyi sergilemek... Åžeklen dindarlaşırken mana bakımından fakirleÅŸen ve dünün maÄŸduriyetinden bugün yeni bir sınıf türeten bu yozlaÅŸma, örtünün ahlaki derinliÄŸini içten içe kemiriyor.

Örtü bugün tam da bu iki kıskacın arasındadır: Biri dışarıdan mevcudiyetini ve özgürlüÄŸünü yok etmeye çalışan seküler yobazlık; diÄŸeri içeriden sızıp anlamını, ahlakını ve ruhunu buharlaÅŸtıran yozlaÅŸma. BaÅŸörtüsü; ne görünürlüÄŸünü imha etmek isteyen gözü dönmüÅŸ bir nefrete teslim edilecek kadar deÄŸersizdir, ne de içinin boÅŸaltılmasına göz yumulacak kadar ruhsuz... Asıl sorumluluÄŸumuz; bir yandan hâlâ hortlayan zihniyete karşı temel insan hakları barikatını dimdik ayakta tutmak, diÄŸer yandan da o asil ve derin ruhu koruyabilmektir. Çünkü bir simge, ancak ahlakını ve anlamını koruyabildiÄŸi sürece mukaddestir.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Refik TuzcuoÄŸlu
09-09-26
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÖRTÜNÜN ÇİFTE SINAVI
Online KiÅŸi: 30
Bu Gün: 1039 || Bu Ay: 15.024 || Toplam Ziyaretçi: 3.194.011 || Toplam Tıklanma: 59.711.434