HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 5073
Yazar: Konuþan: Süleyman Ragýp Yazýcýlar
GENÇLER ENTELEKTÜEL OBEZÝTEYLE MALÜL!

Dr. Ebubekir Sifil:

Söyleyeceim ey sizi entelektüel bir tatmine götürmeyecek ama dünyanz ve ahiretiniz kurtaracak: “Gidin Ömer Nasuhi Bilmen merhumun ilmihalini aln, okuyun, hazmedin, amel edin ve kurtulun kardeim.” Bir insana yetebilecek ne lazmsa o var orada. Ama hayr, gencimize bu yetmiyor. Niye? Çünkü orada hermönetik yok, bilmem Heideger yok, Fukuyama yok. Bu ne lazm sana? Ben buna entelektüel obezite diyorum.

Modernite ile birlikte hayatmzda neler deiti sizce? Zihinlerimizde nasl bir tahribat meydana geldi?

Gerçekten moderniteyle birlikte hayatmzda pek çok ey deiti. Dünyaya bakmz, birbirimize bakmz, sokaktaki hayata bakmz, ev ahvalimiz, her ey deiiklie urad. Buna bizzat bizim dine bakmz da dahil. Modernitenin böyle bir özellii var; bir yere girdii zaman orada lokal olarak bulunmuyor, bulanamyor. Girdii yere ve her tarafa sirayet ediyor. Modern çan bilincimize dayatt her “deer”, kimliimizi oluturan unsurlardan bir eyleri “öteleyerek”, hatta “iptal ederek” onun yerine oturuyor. Bu da zaman içinde bilincimizde ciddi kaymalara ve giderek yabanclamaya yol açyor. Sonra balyoruz bireysellii, itaati, özgürlüü, insan haklarn, tarihi, kadnn statüsünü, saltanat, küresellemeyi, dini metinleri tartmaya. Müslümanlar ne zaman ki modern hayat tarzn benimsemeye ve kabul edilebilir bulmaya baladlar, arkasndan çok ksa bir süre içerisinde bu, onlarn hayatnda belirleyici olmaya balad.

Balangçta “biz modern hayat yaarken Müslümanlmz da bir taraftan devam ettirebiliriz” düüncesi, imdi görülüyor ki bu çok mümkün bir ey deil. En kötüsü de Müslümanlar modernletikleri vakasnn farknda deiller. tikadi hususlardan ameli hususlara kadar bizim kaynak anlaymz, referanslarmz, tarihi tecrübemiz, hepsi modernitenin çok büyük ölçüde tasallutu altnda bulunuyor u anda. Özet olarak belirtmek gerekirse u anda bizim yaadmz tecrübe Hristiyanln içinde Protestanln yaad tecrübedir. Oysa kilise ve ulema arasnda dünya ve ahiret kadar korkunç bir fark var. leyi biçimi olarak, fonksiyon olarak her eyi.

slâm`da Hiçbir Eitlik Yok!

Bu karmaaya modern zamanlara ait kavramlar ya da modern zamanlarn yeniden ekillendirdii kavramlar m sebep oluyor?

Modernitenin kendini yaanabilir kld zeminler, çok önemli ölçüde kavramlarla vücut buluyor. Kendisini önce evrensel ilan ediyor. Bu kavramlara hiçbir dinin hiçbir ideolojinin itiraz etmemesi gerektiini söylüyor. Bu kavramlar alglarmza da yerleince dinimizi, kendi kimliimi, kimlik unsurlarmz bu kavramlar zemininde yeniden yorumlamaya balyoruz. Bunun farknda deiliz tabii çou zaman.  Eitlik bunlardan birisi mesela. Bazen vaazlarda en büyük eitlik slâm`dadr, en büyük özgürlük slâm`dadr gibi sözler duyarm, kulaklarma kadar kzarrm. Niye? Çünkü burada bir tuzak kurgu var. "En güzel insan haklar slâm`dadr" dediiniz zaman; “insan haklar temeldir, slâm da bunu içerdii için kymetlidir” demi oluyorsunuz. En güzel, en dokunulmaz deer özgürlüktür, slâm da bunu ihtiva ettii için, garanti ettii için önemlidir demi oluyorsunuz.

kincisi, bu dediklerinizin slâm`la hiçbir balants yok. imdi eitlik deniyor, bir taran dileri gibi vs. Ama ben aklm yettikçe bakyorum, slâm`da hiçbir eitlik yok. Bir kere ontolojik olarak varlklar arasnda eitlik yok. Zamanlar var, zamanlardan üstün. Mesela Kadir Gecesi, içinde Kadir Gecesi`nin bulunmad bin aydan daha hayrldr. Ramazan, dier on bir ayn sultan. Cuma, alt günün sultan. Yani zamanlar arasnda bir eitlik yok. Mekanlara bakn orada da eitlik yok. te Mescid-i Haram`da klnan bir vakit namaz dier yerlerde klnanlardan 100 kat daha sevapldr. Ayn ey Mescid-i Nebevi için de geçerlidir. Mekanlar arasnda da eitsizlik var. nsanlara bakn, yine eitsizlik göreceksiniz. Bir kere baz insanlar peygamber. Geçmi ve gelecek günahlar balanm. Bazlar ulul azm peygamber, onlarn da üstünde. imdi nasl bir eitlikten bahsedeceiz? “Erkekler kadnlardan bir derece daha üstündür” buyurmu Allah-u Teâlâ. imdi bunu söylediiniz zaman modern Müslüman bile itiraz ediyor. Ben söylemiyorum ki bunu. Bu Kur`an`n, Sünnet`in önümüze koyduu realitedir.

Ben erkek olduum için bunu söylemek bana kolay geliyor, kadn olsam itiraz m edecektim? Hayr. Kadnlarmzn da itiraz etmemesi lazm. Bu bizim koyduumuz bir taksimat deil. Bizi yaratann koyduu bir taksimat, derecelendirme. Burada eitlik görmek için kendimizi zorlamayalm. imdi böyle bir ey varm gibi vehmediyoruz. Ondan sonra dönüp diyoruz ki “efendim niye bir erkek dört kadnla evlenebiliyor?” Batlya bunu izah etmekte zorlanyoruz. Arkasndan Kur`an` tahrif etmeye balyoruz. Nasl oluyor? Efendim ite Kur`an ikier, üçer, dörder aln buyurmu. Bu ayetten sonra da “eer adaletsizlik edeceinizden endie ederseniz bir kadnla evlenin” demi. Sonra baka bir ayette de buyurmu ki “ne kadar çalrsanz çaln, aralarnda adaleti gözetemezsiniz, tam salayamazsnz.” Burada aslnda farknda olmadan insanlar (haa) Allah-u Teâlâ`y abesle itigalle itham ediyor. Yani bir taraftan dörde kadar evlenebilirsiniz, bu serbest. Aralarnda adalet yapn ama. Öbür taraftan da ne kadar çalsanz adalet yapamazsnz, diyen bir Kur`an. Haa Kur`an böyle bir çelikiden münezzehtir. Peki, nedir bu? Bu aralarnda “sevgide adalette ne kadar çalsanz eit davranamazsnz” diyor Kur`an. O sevgide adalettir. Öbürü; giyimde, kuamda, nafakada, muamelede adalettir. Bunu salayabilirsiniz tabii ki. Dolaysyla illa eitlik fenomenine uyduracam diye Kur`an` çarptmaya kadar giden bir çarplma durumu var. Neden oluyor bu? te bu eitlik kavramn mutlaklatrmaktan oluyor. Ayn eyi özgürlük için de söyleyebiliriz. nsan haklar için de söyleyebiliriz. Bu kavramlar temelinde biz Müslümanlmz baya baya bir kua çevirmi durumdayz.

Kitap Okuma Rüzgarn, Modasn Yeniden Gözden Geçirmek Lazm!

Peki bu çarplma ve çarptma atmosferinde özellikle biz gençlere söylemek istediiniz bir ey var m?

Gençlere en bata tavsiyem u: Bu dini kendi banza kitap okuyarak örenmeye kalkmayn. Kitap okumak insan olmann sanki vazgeçilmez bir unsuru gibi. Oysa biz niye kitap okuyoruz? Bilgilenmenin bir vastas olarak kitap okuyoruz. Peki bilgilenmenin baka vastas yok mu?  Var. Bizim geçmiimizde, kültürümüzde biz kitap okuyarak bilgilenmedik. Dinleyerek, bizatihi azdan aza, kulaktan kulaa ifahi bilgi ve kültür nakli vastasyla bilgilendik.  htiyacmz kadar örendik, ihtiyacmzdan fazlasna itibar etmedik, ilgi duymadk. Çünkü ihtiyaçtan fazlasn örendiiniz zaman o size bir yük olur, siz onun gereini yapmak zorunda kalrsnz. Bizim geçmiimize bakn; insanlar iki gruba ayrlr: Âvam ve havas. Âvam kendi snrn bilir. Fazla bilginin, fazla malumatfuruluun peinde olmaz. Bir yanl yaparm diye hep endie eder. Yanl bir ey söylerim, bilmeden bir pot krarm, bir günah ilerim diye endie eder. Onun için ihtiyaç duyduu zaman gider, havas diye bildii âlime sorar, velîye sorar, hocaefendiye sorar. htiyac ne ise onu sorar, örenir ve döner gelir. Artk o insann bilgilenme süreci burada bitmitir. O amel etme sürecine bakar. Makbul insan çok bilen insan deildir. Makbul insan Allah katnda az da olsa ihlasla, takvayla amel eden insandr. Tabii dengeler yerinden oynaynca, modern toplumda makbul insan kim oldu? Çok bilen insan, çok etiketli insan, çok maa alan, çok tüketen insan oldu… Oturduu zaman carcar konuan, ahkam kesen, entelektüel kapasitesi yüksek insan makbul oldu. Bu yüzden okuma faaliyetinden önce diriltmemiz gereken bir metodun üzerine eilmek lazm. Nedir o? Bir bilenden, Allah korkusuna sahip bir bilenden örenme usulünü, tarzn, metodunu ihya etmemiz lazm. Buna önem vermemiz lazm.

Bizden önceki nesiller sahih bir Müslümanlk yaadlar. Dünyalar da mamur oldu, ahiretleri de mamur oldu. Biz gayri sahih bir slâmi hayatn eiindeyiz, belki ortasndayz. Sebebi de modernitedir. Beynimizi, bilincimizi allak bullak etmi durumda, dini sahih bir ekilde kavrayamyoruz.

kinci husus, özellikle dini hususlarda hayatmza gerekli olanlar yapalm, örenelim. Bizde bir ilmihal gelenei var, ilmihal kültürü var. Nedir o? Devasa fkhi müktesebat içinde, esnaf Ali-Veli efendi,  köylü Hurit efendi oturacak, içinde bulunduu halin ilmini örenecek. Ziraat yapyorsa ziraat ile ilgili, ticaret yapyorsa ticaret ile ilgili, evlenecekse evlilik ile ilgili, boanacaksa boanmayla ilgili vs. Hangi haldeyse, fiilen ne yayorsa, gündeminde ne varsa onunla ilgili ilmini örenecek. Bir kere insanda bu hassa kayboldu. lm-i halini örenmeden dünyalar kuruyor, dünyalar ykyor. Kelam ilminin, itikad ilminin en çetrefilli meselelerine dalyor. Eline alyor bir Kur`an meali onu batan sona okuyor, altlarn çiziyor, kenarna notlar alyor. Ama adam ilmihalini bilmiyor. Almanya`da  böyle bir tecrübem oldu. ki saat mezhepler üzerine sohbet ettikten sonra gencin birisi söz istedi ve “Hocam güzel anlattnz, istifade ettik de, bir de bize u demokrasi irkinden bahsetseniz. Niye anlatmyorsunuz insanlara? Demokrasi irktir. nsanlar demokraside yaaynca irke düüyor” dedi. Bunun üzerine ben de “bahsedeyim ama senden bir ricam var. urada az önce bir namaz kldk. Sen bana bu namazn vaciplerini bir sayar msn?” dedim. Kldn namazn artn, vacibini, sünnetini bilmiyorsun, amentü ilkelerini bilmiyorsun, sana birileri bir ey ezberletmi ve imdi gündeminde bu var. Dini ideolojiletirme gibi bir tehlike var. Din yaanan bir ey deil, anlatlan bir ey, satlan bir ey tabir-i caizse.

Allah-u Teâlâ`ya inanyorsan, iman ediyorsan bunun gerei senin amel etmendir. Azalarnla ve kalbinle amel etmendir. Azalarmzn amelinin d dünyada görünen bir taraf ksmen var diye yapyoruz ama kalbimizle ilgili konu tamamen ihmal edilmi durumda. tikadi boyut ihmal edilmi durumda. Din bizim için -hâa- Marksizm gibi, Faizm gibi, Nasyonal Sosyalizm gibi bir ideoloji. Biz bunun üzerinden kendimizi dünyada, bulunduumuz ortamda anlaml klmann yollarna bakyoruz. Oysa din, birincil olarak insann içinde yaanan, hissedilen ve oradan darya taan bir eydir. Bizim içimizde onun kökü yok, sadece kuru bir entelektüel söylem olarak dilimizde, bu kadar. Bu makbul Müslümanlk deil. lmihalimizi öreneceiz, onun içinde akaid var, ahkam var, ahlak var, siyer var, tarih var, Kur`an var, Sünnet var. Her ey var. Ben pek çok arkadama bunu söylüyorum. Belki bu söyleyeceim ey sizi entelektüel bir tatmine götürmeyecek ama dünyanz ve ahiretiniz kurtaracak: “Gidin Ömer Nasuhi Bilmen merhumun ilmihalini aln, okuyun, hazmedin, amel edin ve kurtulun kardeim.”

Bir insana yetebilecek ne lazmsa o var orada. Ama hayr, gencimize bu yetmiyor. Niye? Çünkü orada hermönetik yok, bilmem Heideger yok, Fukuyama yok. Bu ne lazm sana? Ben buna entelektüel obezite diyorum. imdi günümüz insan, özellikle gençlik aynen böyle, entelektüel obeziteyle malül. Kaldramyor o bilgiyi. Çünkü alt yaps yok, zemini yok; saçmalamaya balyor. Bize lazm olan örenelim. Özellikle ve öncelikle ahretimizi kurtaracak olan neyse onu örenelim. Onunla amel edelim ve kurtulalm. urada 40-50 sene varz, 40-50 sene sonra yokuz. Her iimizde bunu düünerek hareket edelim. Özellikle dinle ilikimizi bu zemine oturtmamz lazm. Bizden önceki nesiller sahih bir Müslümanlk yaadlar. Dünyalar da mamur oldu, ahiretleri de mamur oldu. Biz gayri sahih bir slâmi hayatn eiindeyiz, belki ortasndayz. Sebebi de modernitedir. Beynimizi, bilincimizi allak bullak etmi durumda, dini sahih bir ekilde kavrayamyoruz. Onun için -Allah kimseye tayamayaca yükü yüklemez- ne kadar yapabiliyorsak o kadar yapp, kurtulmaya bakmamz lazm. Gençlere tavsiyem bu olsun. Bir de slâm hakknda konuurken durduunuz yerden çok emin olmayn. Salkl bir zeminde duruyoruz demeyin. Kafanza, beyninize ters gelen bir eyler olduu zaman hemen “bu böyle olmaz” diye kestirip atmayn. Kendi durumunuzun da tartmal olabilecei gerçeini ve ihtimalini de göz ard etmeyin.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Konuþan: Süleyman Ragýp Yazýcýlar
14-01-12
E mail: gencdergisi.com
 
 
Yorumlar: 2
ferdi
Sevgi, saygý ve þükranlarýmla
Tarih : 30-06-12

Bu tür yazýlara hasret olan kalbimin derinliklerinden "derin bir OHHH çekerek", bir nebze olsun gönül kulaðýmýn arzuladýðý sohbetleri canlý canlý dinler gibi olmanýn hazzý teþekkürlerimi arz eder, benim gibi Ehli sünnet vel cemaat inancýna baðlý olan herkesin ayný susuzlukla kývrandýðýný bildiðim için, bu tür itikadi ve ameli yazýlarýn devamýný bekleriz.

 
uðurlu
Gönül selamý ile...
Tarih : 15-01-12

Hocamýzýn izahlarý ikazlarý ve kýlavuzluk gayretleri muhakkak takdire þayandýr. Ah söylediklerimizin ne anlama geldiðini layýký ile bilebilsek; ifadelerimizin fayda ve zararlarýný deðerlendirebiliyor muyuz? Samimi bir þekilde nefs muhasebimizi yapýp ona göre icra-i fiil yapabiliyor muyuz? 'Nefsini bilen Rabbini bilir'. Ýnþallah nefsini bilme gayreti içersinde oluruz. Hocamýzýn samimi gayretlerinin mükafatýný hem bu dünyada hem de ahirette görmesi dileðiyle.

 
GENÇLER ENTELEKTÜEL OBEZÝTEYLE MALÜL!
Online Kii: 30
Bu Gn: 335 || Bu Ay: 6.314 || Toplam Ziyareti: 2.929.624 || Toplam Tklanma: 58.629.017