
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayýsý: 4362 |
Hrant Dink'i vuranların örgütsel bir yapının unsurları olmadıkları mahkeme kararıyla sübut bulurken, bugün Taksim'de toplananların gayet örgütlü oldukları gözlerden kaçmadı.
Göstericiler "Hepimiz Hrantız, Hepimiz Ermeniyiz" ÅŸeklindeki bildik sloganlarına "Bu dava böyle bitmez" diye yeni bir slogan daha eklemiÅŸler.
Sınıf bilinci ve mücadelesinden, emperyalizme karşı milli kültürel kotlardan tamamen kopmuÅŸ bulunan Türkiye Solu'nun kuyruÄŸuna takılmış kimi muhafazakar grupların "insan hakları" ortak paydasından hareketle kurdukları geniÅŸ koalisyona bir taraftan TÜSİAD-tekelci sermaye grupları, diÄŸer taraftan etnikçi unsurlar ve onlara destek olan Batılı kamuoyları ekleniyor ve hep bir ağızdan "bu davanın böyle bitmeyeceÄŸini" haykırıyorlar.
Peki nedir istedikleri?
Müslüman milletin ve Türklük gerçeÄŸinin sanık sandalyesine oturtulması mıdır?
Böyle bir cümleyi duydukları anda bile, sözün sahibine "faÅŸist" damgasını vuruveren bu çevrenin konuÅŸtuÄŸu dile bakılırsa, talep edilen tam da budur.
Çünkü istedikleri ÅŸey alelade bir örgüt uydurulup, yargılananların sayısının yüzlerce kiÅŸiyi bulması falan da deÄŸil.
Onları bu bile kesmez.
Kendi ifadeleriyle "bir zihniyetin yargılanması gerekiyor".
Sanık sandalyesine, bugün dilinde halen Türk ile Gâvur'u birbirine karşıt, denk ve düÅŸman kuvvet olarak görüp çocuklarına bu realiteyi intikal ettiren Müslüman Milleti oturtmak istiyorlar.
Biliyorlar ki Türkler sadece Gâvurların karşısında kılıç kuÅŸananlardır. Boyun damarlarını gerip, yekinerek tıslayıp durdukları ÅŸey Türk'ün bu tarihi rolüne duydukları hazımsızlıktır.
O halde Türk'ten bekledikleri nedir?
Bin yıl sonra Türkiye içlerinde ya kâfir külahlıların karnavallarında onu bir sirk maymunu haline getirmek, ya da "ancak amcaoÄŸulları kavgasında" rol kapacak vahÅŸi bir gladyatöre dönüÅŸtürmektir.
Bu iki dayatmaya da direnen ve tarihi rolünden vazgeçmeyen az bir Türk'ü yok etmek için savaşıyorlar.
"HEPİMİZ ERMENİYİZ" DİYENLER "TÜRKİYE'NİN BİR GELECEĞİ YOKTUR" DİYORLAR
Türkiye'deki ilgili tarafları ve herkesi "entelektüel bir namus"a davet eden İsmet Özel, ÅŸunları söylüyor:
"Türkiye'de kâfir diyemiyorsunuz. Yani dinler arası diyalog, yok cart curt, hoÅŸgörü falan filan…Türkiye'de kâfir sözü hasıraltı ediliyor. Türkiye'de kâfir var mı yok mu? Yalnız Türkiye'de deÄŸil, dünyada. Yani Müslümanlar kime kâfir derler. İnsanlar bunu netleÅŸtirmekten kaçıyorlar. Kaçıyorlar mı kaçmıyorlar mı? …Bugün dünyada yürürlükte olan sisteme evet mi diyorsunuz hayır mı diyorsunuz? Evet diyorsanız AmerikanlaÅŸmayı ister istemez kabul edeceksiniz. Hayır diyorsanız TürkleÅŸmeyi kabul edip mutlaka İslam'la tanışmak mecburiyetindesiniz. İslam'la ÅŸereflenmek mecburiyetindesiniz."
Ve ekliyor: "Hepimiz Ermeni'yiz diyen insanlar… Onlar, Türkiye'nin bir geleceÄŸi olmadığını, olmasının da pek gerekli olmadığını düÅŸünen insanlar olmalıdır."
Ayrıca Hrant'ın arkadaÅŸları sıklıkla bir ÅŸey söylüyor; "Bu, yükselen milliyetçiliÄŸin bir sonucudur" diyorlar.
Halbuki, tam tersine, gerileyen milliyetçilik ve devletçilik sizlere bu imkan ve kabiliyeti sunmaktadır.
Yine İsmet Özel'e kulak verirsek; "Ne milliyetçilik yükseliyor, ne de devletçilik. Her ikisi de baÅŸ aÅŸağı gidiyor. Türkiye'de yükselen HıristiyanlaÅŸma ve sermaye düzeninin zorlamalarına boyun eÄŸiÅŸtir…. Linç bir ayrıksılığın sonucuysa, milliyetçiliÄŸi linç kültürünün tarihsel kökeni kabul etmek ancak Yahudi zihniyetinin uzantılarından biri olabilir."
VE SİZLER! SOSYETEDE KABUL GÖRMEK İSTEYENLER
Son olarak Hrant Dink için bugün sokaÄŸa dökülenler içinde yer alan kimi muhafazakar erkeklere dair birkaç hatırlatma yapmakta fayda var.
Sizler için Hrant, "Biz de Ermeniyiz" diye haykırdığınızda, tutulduÄŸunuz aÅŸağılık kompleksinden bir nebze kurtulacağınızı vehmettiÄŸiniz popüler bir malzemeden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.
Yani harbi bir samimiyet içinde dahi deÄŸilsiniz orada, ki olmanız için bir neden de zaten yok. Karşı mahalleye buyur edilebilmek için ayna karşısında aÄŸzını burnunu eÄŸerek kibar konuÅŸma provası yapan fakir oÄŸlanlar gibisiniz.
İsmailaÄŸa Camii'nde ÅŸehit edilen Bayram Ali Hoca ya da Noel Baba operasyonunda ve daha baÅŸka köÅŸelerde katledilenler ise kendi etleri ve kendi canlarınızdan olduÄŸu için, aklınıza bile getirmekten imtina ettiÄŸiniz "taÅŸralı akrabalarınız" mesabesindedir.
BaÅŸkasının acısını hissetmek elbette yüksek bir ahlak ve güzel bir erdemdir.
Ama sizin gibi tiplerin kendi acılarına bile duyarsızlaÅŸmış korkaklar ve yüzsüzler olduÄŸunuzu bildiÄŸimiz için Hrant üzerinden yapılan siyasi hesaplardan pay kapma yarışına girmiÅŸ olduÄŸunuzu da eklemek gerekir.
Ayrıca mesele sadece bir insanın ölümüne duyduÄŸunuz üzüntü ile kalmıyor; bölünme tezlerine, tarihe küfretmeye, geçmiÅŸini ve nesebini inkara kadar giden bir soysuzlaÅŸmanın adı ve kampanyasında konu mankenleri haline geldiÄŸinizi bilmeniz gerekiyor.
Yazar: Ali Eyvaz |
20-01-12 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||
| uÄŸurlu | |||
Bize bigane olanlara... |
Tarih : 21-01-12 | ||
SorulduÄŸu ya da ihtiyaç hissedildiÄŸinde mecburiyetten 'canım bizde müslümanız' diyenler: Söz konusu baÅŸbaÄŸlar , Ali Bayram hocalar yani iman hassesiyetini duyan müslüman mahallesinden olunca hiç mi vicdanları sızlamaz adalet mefhumu akıllarına gelmez, nedir bu ehli küfre ÅŸirin halleri? |
|||